





![]() | Bugün | 392 |
![]() | Dün | 648 |
![]() | Bu Hafta | 1040 |
![]() | Gecen Hafta | 3729 |
![]() | Bu Ay | 11269 |
![]() | Gecen Ay | 14877 |
![]() | Toplam | 359925 |
| 14675 Toplam | |
| 0 Bugun | |
| 0 Bu Hafta | |
| 4 Bu Ay | |
| 29 Bu Yil |
| Atatürk'ün en sevdiÄŸi hikayelerdenmiÅŸ. Arada kendi anlatır, arada baÅŸkasına anlattırır, hep gülermiÅŸ. | |
|
YeÅŸilaycı bir profesör bir konferans veriyor. Bir ara dinleyicilere sormuÅŸ:
"Bir eÅŸeÄŸin önüne iki kova koysanız. Biri su dolu, biri rakı. Hangisini içer ? "
Cevabı kendi veriyor : " Tabii suyu. "
Gene bitirmiyor soruyor : " Neden ? "
Arkadan bir bekri söz alıyor. Yüksek sesle cevaplıyor. " EÅŸekliÄŸinden"
Atatürk bu cevaba bayılıyor. Gülüyor, gülüyor.
Bir akÅŸam Orman çiftliÄŸinde yanında erkanı, açık havada oturuyorlar.
Rakılarını yudumluyorlar. Biraz ilerde 15-16 yaÅŸlarında bir çiftçi çocuk çalışıyor. Atatürk el edip, çağırıyor. Soruyor : "Söyle çocuk: Bir eÅŸeÄŸin önüne iki kova koysan. Biri rakı dolu, biri su. Hangisini içer ? "
Anadolu tosunu yutkunuyor. Bakıyor. Gazi PaÅŸa Hazretlerinin ve yanındaki muhterem zevatın önünde rakı kadehleri. Devletin en büyükleri...Esas vaziyetine geçiyor :
” Rakıyı kumandanım ! "
Atatürk kahkahayı basıyor. Herkes ÅŸaÅŸkın. Ata onlara dönüyor.
Muzip : " Aman beyler ! Neden diye sormayın! "