





![]() | Bugün | 362 |
![]() | Dün | 574 |
![]() | Bu Hafta | 2243 |
![]() | Gecen Hafta | 3729 |
![]() | Bu Ay | 12472 |
![]() | Gecen Ay | 14877 |
![]() | Toplam | 361128 |
| 14678 Toplam | |
| 1 Bugun | |
| 3 Bu Hafta | |
| 7 Bu Ay | |
| 32 Bu Yil |
Tek başına 21 Terör Örgütü'lı teröristin arasına girdi
VATAN ÅžEHİTLERİ - Binlerce ÅŸehidin binlerce gazinin ve 15 yıldır aÄŸlayan Türkiye'nin öyküsü - VII
Osman SERTOÄžLU Åžehit asker Hanifi Usta, Diyarbakır Silvan DaÄŸlan üzerinde, çetin arazi yapısına raÄŸmen, üstün cesaret ve feragat göstererek, hayatını hiçe sayıp teröröristlerin bulunduÄŸu bölgeye girdi.
Usta ailesinin en sevilen oÄŸluydu Hanifi. 22 yaşında askere alındığında sevinçliydi. Çünkü vatanı için en iyi hizmeti vereceÄŸine inanıyordu. AskerliÄŸi seviyordu. Keskin niÅŸancıydı, korkusuzdu. Hem de teröristlerin yuvasına girecek kadar cesur bir yüreÄŸe sahipti. 1994 yılının Mart ayının 26'sında ÅŸehit olduÄŸu haberi Usta ailesinin üzerine kara bir bulut gibi çöktü. Hanifi nasıl ölürdü, nasıl ÅŸehit olurdu. Onun hayalleri vardı, annesinin beklentileri vardı, oÄŸlunu evlendirecek ve mürüvvetini görecekti. Yetimdi çocukları Fatma Ana'nın. 6 çocuÄŸuna hem annelik hem de babalık yapmıştı. Ev temizlemiÅŸ, gündeliÄŸe gitmiÅŸti onları okutmak ve yaÅŸatmak için. Ancak en sevdiÄŸi en çok deÄŸer verdiÄŸi oÄŸlu çok uzaklara gitmiÅŸti. Hanifi vatanı uÄŸruna ÅŸehit olmuÅŸtu.
ÖLDÜÄžÜNÜ BENDEN SAKLADILAR
Fatma Ana oÄŸlunun ÅŸehit olduÄŸunu hemen öÄŸrenememiÅŸ. DiÄŸer çocukları ondan saklamışlar, iÅŸte Fatma Ana'nın aÄŸzından oÄŸlunun ÅŸehit olduÄŸu haberi: "03.26.1994, Diyarbakır, Silvan DaÄŸlan arasında, çatışmada ÅŸehit olmuÅŸtur. Çatışmaya gidilirken, oÄŸlumun bütün malzemeleri, helikopterden atılıyordu. Yemekleri olsun, battaniyeleri, olsun. DaÄŸlarda botlarını 25 gün çıkarmadan yaÅŸamışlar. OÄŸlumun ayaklan yara olmuÅŸtu. Yırtık elbiselerini herkese gösterirsem, devlet utanır. OÄŸlum ÅŸehit oldu ve 5 erkek çocuÄŸumu yine askere yolladım. 1994'te seçimlerin yapılacağı sırada ÅŸehit olmuÅŸ. Ertesi gün, bizim evimize iki asker geldi. Askerlerin geldiÄŸini pencereden gördük ve çocuklarım bana, anne bak oy kullanmadın askerler seni almaya geliyorlar, dediler. Askerler kapımızı çaldılar ve oÄŸlumun yaralandığını söylediler.
Bir anneye oÄŸlunun acı haberini getirmek, söylemek o kadar kolay mı? Ben de askere, oÄŸlum o zaman bana bulunduÄŸu hastanenin telefonunu verin, arayacağım, dedim. Telefonu kardeÅŸine verdiler. KardeÅŸi eve girip telefon etti. Telefonla konuÅŸurken, oÄŸlumun elinden telefon düÅŸtü. Ben de çok korktum. OÄŸlum ne oldu dedim. Yok, anne birÅŸey yok, abim yaralanmış, dedi. DiÄŸer oÄŸlum, hemen beni askerlik ÅŸubesine küfür yasakürdü. Askerdeki oÄŸlumun öldüÄŸünü telefona bakan oÄŸlum, öÄŸrenmiÅŸ ve ondan dolayı telefonu elinden düÅŸürmüÅŸ. Ben de diÄŸer oÄŸluma inandım. Çünkü hiçbir anne oÄŸlunun acı haberini kabul edemez. Bundan dolayı oÄŸlumun öldüÄŸünü diÄŸer oÄŸlum telefondan konuÅŸtuktan, bir saat sonra öÄŸrenebildim. Askerlik ÅŸubesinden çıktık. Arabaya bindik. DiÄŸer oÄŸluma ne oldu, kardeÅŸinden bir cevap alabildin mi, dedim. OÄŸlum da, anne eve gidip kardeÅŸimin nüfus cüzdanını almamız gerekiyor dedi. OÄŸlum bana hâlâ, askerdeki oÄŸlumun öldüÄŸünü söylemedi. Eve geldik ve oÄŸlum bana dedi ki: Anne ne kadar saf ve yüreÄŸin temiz birisin, Hanifi, çatışmada, ÅŸehit olmuÅŸ dedi. O an nasıl olduÄŸumu tahmin edebilirsiniz. Dünya adeta başıma yıkılmıştı. Üç gün yataktan kalkamadım."
ÅžEHİT OLMAK HANİFİ İÇİN ÖNEMLİYDİ
Åžehit olmanın oÄŸlu Hanifi için ayn bir önem taşıdığını söyleyen Fatma Ana onunla ilgili konuÅŸurken gözyaÅŸlarına boÄŸuluyor: "OÄŸlum, Hanifi çok iyi ve dürüst bir insandı. AskerliÄŸinin bitmesine iki gün kala, operasyona katıldı. Bize telefon açtı. Anne nasılsın, iyi misin? Anne burada arkadaşımın
kellesini bana getirdiler, dedi. Ben de oÄŸluma, oÄŸlum kim ne derse desin, atla gel, ne olur, senin ölmeni istemiyorum, dedim. OÄŸul da, anne ben kesinlikle gelmem ve ben kellemi koltuÄŸumun altına koyup çatışmaya gideceÄŸim. Seni ÅŸehit annesi yapacağım ama ÅŸehit olursam aÄŸlamayacaksın, dedi. Ve nitekim oÄŸlum öldüÄŸü zaman ben aÄŸlamadım. Benim oÄŸlum vatanı, namusu ve ÅŸerefi için ÅŸehit olmuÅŸtur."
CESUR BİR YÜREK TAÅžIYORDU
Fatma Ana onun askerlik yaptığı dönemde korkulu günler geçirdiÄŸini çünkü hergün bir ÅŸehit haberi duyduklarını söylüyor. OÄŸlunun cesur bir yürek taşıdığını belirten Fatma Ana oÄŸluyla son konuÅŸmasını ÅŸöyle anlatıyor: "AskerliÄŸinin bitmesine iki gün kala, bana telefon etti. Anne nasılsın dedi. Ben de, Hanifı oÄŸlum, annen kurban olsun sana dedim. Diyarbakır'da durumlar nasıl, hergün ÅŸehit oluyor, ben çok korkuyorum, kendine dikkat et, olur mu oÄŸlum, dedim. Sonra oÄŸlum, anne biraz önce bir arkadaşım, kucağında kellesi gitti, dedi. Ben o arkadaşımın acısını almadan eve gelmeyeceÄŸim, dedi. Ben de ÅŸehit olacağım, dedi. Fakat, ölürsem benim arkamdan aÄŸlamayacaksın dedi. Hemen ÅŸimdi bir operasyon var, operasyona hazırlanıyoruz, komutanımız herkes annesini arayıp helallik alsın, dedi, inÅŸallah arkadaşımın acısını almadan geri dönmeyeceÄŸim, dedi ve o bizim son konuÅŸmamız oldu. OÄŸlum da isteÄŸine kovuÅŸtu. Arzu etti ve baÅŸardı. Allah bütün ÅŸehitlere rahmet eylesin."
'BİZİM SESİMİZİ DUYMUYORLAR'
Abdullah Öcalan'ın kendilerine hem maddi hem manevi borcu olduÄŸunu ve bunun ödenmesini beklediklerini de sözlerine ekleyen Fatma Ana 'Kan paramızı istiyoruz' diyor. "Abdullah Öcalan, davası hakkında konuÅŸa konuÅŸa bir hal olduk. Ben ÅŸimdi konuÅŸacağım. Sesimi belki duyacaklar, belki de duymayacaklar. Bizim konuÅŸmamız onlar için hiçbir ÅŸey ifade etmiyor. Ülkemizde yaklaşık 40 bin üzerinde ÅŸehit var. Devletin bize yapacağı en büyük iyilik, Apo'yu İmralı Adası'nda rahat ve konforlu bir ÅŸekilde yaÅŸatmak. Astıralım desek sanki astıracaklar. Kesinlikle asmazlar. Devlet Åžehit Analarını takmıyor. Yıllardır bu soruyu soruyoruz. Fakat bir türlü bir cevap alamıyoruz. Apo'nun ölmesini isteriz ama bize kulak veren kimse yok. Kanun ne diyorsa o olur."
İŞTE KAHRAMAN ASKERİN ÖDÜLLERİ
P. Komd. Er Hanifi'ye üstün baÅŸarısı nedeniyle kendisine, KESKİN NİŞANCI görevi verilmiÅŸtir. 31 mart 1993 tarihinde, birliÄŸi ile OHAL Bölgesinde intikal etmiÅŸtir. Burada aldığı görevler gösterdiÄŸi üstün baÅŸarısı ve kahramanlığı nedeniyle kendisini kritik bir görev olan ROKETATAR NİŞANCISI görevi verilmiÅŸtir. Kendisi 14 Mart 1994 tarihinde birliÄŸi ile tekrar OHAL Bölgesine intikal etmiÅŸtir. Burada Uzman Onbaşı olmak isteÄŸiyle müracatta bulunmuÅŸ bu isteÄŸi Komutanlıkça uygun karşılanmıştır. Ancak Uzman Onbaşılıkla ilgili iÅŸlemler sürdürülürken 26 Mart 1994'tarihinde Diyarbakır ili, Kulp İlçesi, Beyruh Mahallesi, KaÅŸo Tepe mevkiinde, teröristlerle çıkan çatışmada baskı ateÅŸi altında olan timini rahatlatmak, silahı olan RPG-7 Roketatarlarını daha uygun bir mevzide kullanmak maksadıyla kahramanca, 21 teröristin grubunun bulunduÄŸu mevzilere askerlik kıyafetlerini deÄŸiÅŸtirerek, teröristlerin arasına girmiÅŸ ve teröristlere, beni askerler yakalayacaklardı, ellerinden zor kurtuldum. Ben sizlerdenim, demiÅŸ. Atışa hazır hale getirdiÄŸi silahını tam ateÅŸleyeceÄŸi sırada açılan hain terörist ateÅŸi neticesinde, ÅŸehit olmuÅŸ ve 21 teröristin ölü olarak ele geçirilmesine büyük katkıda bulunmuÅŸtur.
RUHUN SAAD OLSUN ASLANIM !!!
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.