





![]() | Bugün | 409 |
![]() | Dün | 574 |
![]() | Bu Hafta | 2290 |
![]() | Gecen Hafta | 3729 |
![]() | Bu Ay | 12519 |
![]() | Gecen Ay | 14877 |
![]() | Toplam | 361175 |
| 14678 Toplam | |
| 1 Bugun | |
| 3 Bu Hafta | |
| 7 Bu Ay | |
| 32 Bu Yil |
Hun Türkleri, IV. yüzyılın sonlarına doÄŸru KuzeydoÄŸu Asya'dan DoÄŸu Avrupa'ya göç ettiler. Zamanla güneydoÄŸuya kayarak, Orta Avrupa'ya, Balkanlara ve Tuna vadisine yerleÅŸtiler. Göktürkler'in bağımsızlıklarını kazanmaları üzerine, Juan-juanlar, Avarlar adıyla Orta Avrupa'ya göç etmek zorunda kaldılar (552'den sonra). Hun ve Avarların ardından Bulgar Türkleri de Balkanlar'a (Tuna'nın güneyi) geldiler. Bunları, Türklerle akraba olan ve kısmen beraber yaÅŸamış bulunan Macar kabilelerinin Tuna havzasına göç ederek yerleÅŸmeleri takip etti. Daha sonra Peçenek Türkleri, Balkanlar'da yerleÅŸtiler. Türklerin büyük kütleler halindeki göçü, XI. yüzyılın sonunda oldu. 1071'de Sultan Alparslan'ın Bizans'ı yenmesinden sonra, Türkler, büyük kafileler halinde Anadolu'ya yerleÅŸtiler. XIII. yüzyıldaki MoÄŸol istilâsından kaçan bir kısım Türk aÅŸiret ve boyları, İran yoluyla, Anadolu'ya geçtiler. Bu göçler sırasında geçtikleri yerlerde, devletler kurdular. Göç hareketi, XV. yüzyıla kadar sürdü ve on milyona yakın Türk, yurt deÄŸiÅŸtirdi. BaÅŸka bir büyük Türk göçü de Osmanlı Devletinin kurulmasından sonra Rumeli, Ege adaları, Mısır ve Kuzey Afrika ülkelerine oldu.
Osmanlı Devleti'nin belirli bir iskân siyaseti vardı. İlk devirlerde, yeni fethedilen topraklara (özellikle Balkan yarımadasının çeÅŸitli yerlerine) Anadolu'dan konar-göçer aÅŸiretler, Türkmenler ve Yörükler yerleÅŸtirildi. Kıbrıs'ın fethinden sonra, oraya da bu ÅŸekilde göçler yapıldı. Bu bölgelere zamanla beÅŸ milyon kadar Türk yerleÅŸti. Göç hareketi, imparatorluÄŸun geniÅŸleme devresine kadar sürdü; duraklama devrinde son buldu. Rumeli'deki toprakların kaybedilmesi üzerine, buralardan gittikçe çekilen Osmanlı İmparatorluÄŸu topraklarına doÄŸru göçler baÅŸladı. Budin'in terk edilmesinden sonra daha da hızlanan bu göçlerde, hiçbir nizam görülmedi. Toprak kayıplarının 1700-1774 yılları arasında artmasına paralel olarak, göç hareketleri hızlandı. Belli baÅŸlı göçler, Kırım'dan, Kuzey Kafkasya'dan, Yunanistan'dan, Bulgaristan'dan, Yugoslavya'dan, DoÄŸu Türkistan'dan gelerek Anadolu üzerinde toplandı.
Kırım'dan. Kırım, Ruslar tarafından iÅŸgal ve tahrip edildiÄŸi sırada (1771), 35 000 Kırımlı Türk, kılıçtan geçirildi. Bu türlü ÅŸiddet hareketleri karşısında, Anadolu'ya ve Balkanlar'a göçler yapıldı (1785-1788). Bu göçlerin en önemlisi, 1789-1790 yılları arasında oldu ve 1800'e kadar devam etti. Böylece, yaklaşık olarak 500 000 kiÅŸi Kırım'dan ayrıldı. 1812'de Osmanlı Devletinin Rusya'ya karşı Fransa ile iÅŸbirliÄŸi yapması üzerine Ruslar, Kırım Türklerine yeniden zulüm yapmaya baÅŸladılar. 1815-1828 yılları arasında göçler devam etti. Kırım'dan Türkiye'ye göçenler, EskiÅŸehir yakınlarına yerleÅŸtiler. 1860-1862 yıllarındaki göçlere Nogaylar da katıldı ve 227 627 kiÅŸi göç etti. 1862'de, göç edenlerin sayısı 360 000 olarak tespit edildi. 1859-1864 yılları arasındaki Nogay göçleriyle birlikte göçmenlerin sayısı 700 000 oldu. 1874-1877 yıllarında yeni göç hareketleri görüldü. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan (93 Harbi) sonraki göçler, 1890-1891'de daha da arttı. Bu göçler sırasında Kırım'dan 18-20 000 kiÅŸi ayrıldı. 1902-1904'te de göç edenler oldu.
1871 yılına kadar gelen göçmenler, imparatorluÄŸun Rumeli sahillerindeki Köstence, Mangalya, Balçık, Burgaz, Varna ÅŸehirlerinden Balkanların içine Vidin'e kadar yayıldılar. Trakya ve Anadolu'da ise İstanbul, Edirne, Adana, Ankara, Bursa, Diyarbakır, EskiÅŸehir, Halep, İzmir, Konya ve Sivas ÅŸehirlerine yerleÅŸtiler.
Kuzey Kafkasya'dan. Türklerin yoÄŸun bulundukları bölgelerden biri olan Kuzey Kafkasya'ya ilk Rus akını, 1768'de oldu. Kuzey Kafkasya halkı, önce Türklerle birlikte Ruslara karşı savaÅŸtı; fakat düÅŸmanın sayıca fazla olması yüzünden yenilerek, 10 000 kiÅŸilik bir kafile halinde Anadolu'ya göç ettiler. 1780-1800 arasında göç edenlerin sayısı 30 000'i buldu. 1812-1815'te 15 000, 1829'da 12 000 Kuzey Kafkasyalı Türk, Anadolu'ya göç etti. 1829-1859 yılarında Ruslara karşı yapılan bağımsızlık savaÅŸlarındaki yenilgiler, Anadolu'ya yeni göçlerin yapılması sonucunu doÄŸurdu; 1855-1863 yılları arasında 295 000 kiÅŸi Türkiye'ye göç etti. 1864'te Batı Kafkasya ve Kuban havalisindeki Türkler, bir ay içinde yurtlarını terk etmek zorunda bırakıldılar. Bir milyondan fazla göçmenin büyük bir kısmı, yollarda öldü; ancak 600 000'i Trabzon, Samsun, Köstence ve Varna limanlarına gelebildi. Bir kısmı Akdeniz ve Ege limanlarına ve İç Anadolu'ya gönderildi. Göçmenlere yardım amacıyla, büyük ÅŸehirlerde yardım komisyonları kuruldu. Rumeli limanlarına inen bir kısım göçmenler, NiÅŸ, PriÅŸtine ve Kosova havalisine, Edirne ve İslimye taraflarına, Vidin eyaletine, Sofya ve Berkofça sancaklarına, ZiÅŸtovi, NiÄŸbolu ve Lofça'ya yerleÅŸtirildiler. Rumeli'ye yerleÅŸen Kafkas göçmenlerinin sayısı 175 000'i buldu. Anadolu'ya gelenler de Amasya, Adana, Adapazarı, Bursa, Çankırı, İzmit, İçel, Konya, Tokat ve Sivas'a, hattâ Halep, Åžam, Amman ve Kıbrıs'a yerleÅŸtirildiler. Sonu gelmeyen göçler devam ettiÄŸi sırada, 1877 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) patlak verdi. Yeniden 500 000 kiÅŸi Kafkasya'dan Anadolu'ya göç etti. 1886'da 4000 kiÅŸi daha Türkiye'ye göç etti ve İzmit civarına yerleÅŸtirildi.
Âzerbaycan'dan. Âzerbaycan'dan yapılan göçler, 1800'den sonra baÅŸladı. 1812-1815 arasında 7000, 1829'da 9000, 1860'ta 18 000 Âzerbaycanlı, Kars, IÄŸdır, Ardahan bölgelerine geldi. 1877'de göçler daha da yoÄŸunlaÅŸtı. Ayrıca, 1920'de 10 000 kiÅŸi daha göç etti.
Yunanistan'dan. 1820'de Mora isyanından sonra, Sakız, Girit, Epir ve diÄŸer adalardaki Türklerin korunması, Osmanlılar için büyük bir mesele oldu. Avrupa'dan gelen gönüllü askerlerle Rum çeteciler, Teselya ve Ege adaları ile Mora'da oturan Türk ve Müslüman halka zulmetmeye baÅŸladılar ve 32 000 Müslüman Türkü öldürdüler. Rusya ile İngiltere arasında yapılan anlaÅŸma (1826) ile bağımsız Yunan devleti kuruldu ve Müslüman halkı Yunanistan'dan çıkarma kararı alındı. Mora'da bulunan Türklere ait arazi satın alınacak, halk, Osmanlı Devletinin bir kısım bölgelerine göç edecekti. Bu teklif Osmanlı Devleti tarafından reddolununca, Rus-İngiliz baskısına Fransızlar da katıldı. Osmanlı donanması, Navarin'de yakıldı (20 Kasım 1827). Fransızlar, karaya asker çıkardılar. 1828'de Rusya da harp ilan edince, Osmanlı Devleti, zor durumda kaldı. Edirne'ye ve Erzurum'a kadar Osmanlı toprakları saldırıya uÄŸradı. Anadolu'ya göç baÅŸladı. İmzalanan Edirne AntlaÅŸması'yla (1829) savaÅŸ son buldu. Yunanistan, Osmanlı Devleti tarafından tanındı. Bölgedeki Türklerin göç anlaÅŸması İstanbul'da kabul edildi (1830). II. Mahmud Han, bu antlaÅŸmayı önce kabul etmek istemedi, fakat İngiltere ve Fransa'nın baskısıyla, Mora'da oturan Türklerin altı ay içinde burayı boÅŸaltmaları istendi. II. Mahmud Han, Mora'da daha fazla kan dökülmesini istemediÄŸi için, antlaÅŸmanın ÅŸer'i ÅŸerîfe aykırı olmadığına dair ÅŸeyhülislâmdan fetva aldı, sonra Mora'dan Türk göçü baÅŸladı. Girit'te Rum katliâmı ÅŸiddetlenince (1864), buradaki Türk halkı zor durumda kaldı. Neticede Girit'ten Anadolu'ya ve İstanbul'a 60 000 kiÅŸi göç etti. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Yunanistan'daki Türklerden bir kısmı, Anadolu'ya göç ettiler. KurtuluÅŸ Savaşı'nı takip eden Lozan AntlaÅŸması hükümlerine göre yapılan mübadele sonunda, Türkiye'ye pek çok Türk ailesi göç etti (1923-1933 yılları arasında 384 000 kiÅŸi).
Göçler, 1934-1960 arasında da devam etti 23 788 kiÅŸi Türkiye'ye geldi. 1960-1970 arasında 2081 kiÅŸi Yunanistan'dan Türkiye'ye yerleÅŸti.
Bulgaristan'dan. Rusların 1828'de Tuna'yı aÅŸarak Edirne'ye kadar gelmesi ve Bulgarları Türklerin üzerine saldırtması sonucunda bozguna uÄŸrayan ÅŸehir ve kasabalardan, periÅŸan halde 30 000 Türk, Türkiye'ye göç etti. 1876'da Rusya, Almanya ve Avusturya tarafından Balkanlar bölündü. Avusturya, Bosna-Hersek'i aldı, ayrıca Bulgarlara ve Sırplara, Rusya himayesinde bağımsızlık verildi. Aynı yıl Bulgarlar, Türklere karşı ÅŸiddet hareketlerine giriÅŸtiler; buradaki Türkleri korumakla görevli Türk ordusunun hareketi, Avrupa devletlerinin müdahalesiyle durduruldu. Binlerce Türk, Edirne, İstanbul ve Anadolu'ya göç etti. 1877 Osmanlı-Rus Savaşından sonra yapılan Berlin AntlaÅŸması'yla Bulgaristan devletinin kurulması kabul edildi. Bu durum, Bulgaristan'daki Türkler için kötü oldu ve 1876-1878 yılları arasında 200 000 Türk Edirne ve civarına yerleÅŸti. 300 000 göçmen, Rumeli'den Anadolu'ya geçti. 75 000'i Halep ve Åžam'a, 25000'i Adana'ya, 10 000'i Konya ve Kastamonu'ya, 10 000'i Kıbrıs'a yerleÅŸti. Sivas, Amasya ve Diyarbakır'a beÅŸer bin kiÅŸi, Cezayir'e 500 kiÅŸi gönderildi. Kuzey Bulgaristan'dan göç eden bir kısım Türkler, Rodoplar'da Ruslarla çarpışan Pomaklarla birleÅŸtiler. Birçok silâhlı saldırıya uÄŸrayan göç kafilesi, ağır kayıplar vererek Türkiye'ye gelebildi. DoÄŸu ve Batı Trakya ile İstanbul göçmenlerle doldu.
Birinci Dünya Savaşında Bulgaristan, Türkiye'nin müttefiki olunca, göç eden kafilelere bazı kolaylıklar gösterdi, fakat ellerindeki mal ve mülkün bedelini deÄŸerinden çok düÅŸük olarak ödedi.
1885-1923 yılları arsında Türkiye'ye 500 000 kiÅŸi göç etti. 1927'den sonra yeniden ÅŸiddet hareketleri görüldü. Deliorman Türkleri, Bulgaristan'dan Türkiye'ye göçü göze alamadılar ve 1930-1933'te Romanya'ya, buradan da Köstence yoluyla Türkiye'ye geldiler. 1923-1933 yılları arasında göç edenlerin sayısı 101 507'dir. Yine Bulgaristan'dan 1934-1960 arasında 272 971 kiÅŸi Türkiye'ye göç etti. 1951-1952 yıllarında Bulgarlar, 154 385 Türk vatandaşını Edirne'ye gönderdi. Bütün bu göçlere raÄŸmen bugün Bulgaristan'da halen 1 milyonun üstünde Türk vardır. Bu Türkler için, Bulgaristan yeni göç planları hazırladı. Buna göre, Türkiye'de yakın akrabaları bulunan Türkler, Türkiye'ye göç edebilecekti. 1970 yılının her ayında kafileler halinde Türkiye'ye göçler baÅŸladı. Türkiye'ye 1960-1970 arasında Bulgaristan'dan gelen serbest göçmenlerin sayısı 13125'tir.
Romanya'dan. Romanya toprakları, Osmanlı İmparatorluÄŸunun idaresindeyken, Besarabya ve Kırım'dan onbinlerce Türk buraya yerleÅŸti. 1806-1812 Osmanlı-Rus savaÅŸlarında, Rus orduları Tuna'yı aÅŸarak Åžumnu'ya kadar ilerlediÄŸi sırada, Akkerman, Bender, İsmail kalelerinde muhasarada kalan Türkler, Dobruca'ya; Eflâk ve BoÄŸdan'da bulunanlar da güneye doÄŸru göç ettiler. Böylece gelmiÅŸ olan bu göçmenlerin sayısı, 200 000 kiÅŸiyi aÅŸtı. BirçoÄŸu da Anadolu'ya ve özellikle EskiÅŸehir'e yerleÅŸti. 1826'da yapılan Akkerman antlaÅŸmasıyla, Müslüman ve Türklerin bu bölgede oturması ÅŸartlara baÄŸlandı. Besarabya, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşından sonra Rusların eline geçti. Dobruca, Rumenlere verildi. Devam eden Rus saldırılarından zarar gören Türkler, göç etmeye baÅŸladılar. Sonraki yıllarda Dobruca'dan 80-90 000 Türk, yurtlarını terk ederek Anadolu'ya yerleÅŸtiler. Bölgede kalan Türklerin Romen ordusuna alınmak istenmesi üzerine, Türkiye'ye yeniden göç baÅŸladı (1883). 1899'daki kıtlıkta Türk ahâli, Tulça sancağından Köstence ve Tulça yoluyla, denizden Anadolu'ya geçtiler. 1900-1923 arasında, göçlerde bir azalma görüldü. 1923'ten sonra, Dobruca'dan yeni göçler baÅŸladı. 1923-1933 arasında 33 852 kiÅŸi göç etti. Türklerden boÅŸalan yerlere yerleÅŸtirilen Makedonyalı Ulahlar, takındıkları sert tavırlarla, Türk halkını fazlasıyla rahatsız ettiler. Bu durum, yeni Türk göçlerine sebep oldu. 1934'te 15 321 kiÅŸi göç etti. Romen hükümeti ile yapılan anlaÅŸmalarla, göç iÅŸleri bir düzene sokuldu. 1935-1939 arası, toplam olarak 64 570 kiÅŸi göç etti. Romanya, 1939'da güney Dobruca'yı Bulgarlara bıraktı ve burada kalan 8000 Türk, 1952'de Türkiye'ye gönderildi. 1934-1960 yılları arasında Romanya'dan göç edenlerin sayısı 87 476'dır. Bu göçmenler, Trakya, Batı Anadolu ve diÄŸer bölgelere yerleÅŸtirildiler. 1960-1970 arasında Romanya'dan 271 serbest göçmen geldi.
Yugoslavya'dan. 1804'te isyan eden Sırpların ÅŸiddet hareketleri sırasında, Semendire'ye baÄŸlı yerlerde Türklere karşı giriÅŸilen katliâmdan kaçanlar, Rumeli ve Bosna-Hersek'e göç ettiler. 1806-1812 Osmanlı-Rus savaşının baÅŸlamasıyla Ruslardan yardım gören Sırplar, Türkler üzerindeki ÅŸiddet hareketlerini ve baskıyı daha da arttırdılar. Bu sırada kaçabilen Türkler, Manastır, Üsküp ve Kosova'ya yerleÅŸtiler. 1826'da imzalanan Akkerman antlaÅŸmasıyla, 150 000'e yakın Türk, Sırbistan'dan çıkarıldı; Belgrad ve diÄŸer Türk kalelerinden 15 000 kadar Türk, Anadolu'ya göç ederek Sakarya ırmağı çevresine yerleÅŸti. 1908-1923 yılları arasında 300 000, 1923-1933 arasında da 108 179 Türk, Türkiye'ye göç etti. Yugoslavya'daki rejim deÄŸiÅŸikliÄŸinden sonra da göç hareketleri devam etti. 1934-1960 yıllarında 160 922 kiÅŸi Türkiye'ye yerleÅŸti. Yugoslavya'dan göçler, daha sonraki yılarda da yakın zamana kadar devam etmiÅŸtir. 1960-1970 arasında 43 753 serbest göçmen gelmiÅŸtir.
DoÄŸu Türkistan'dan. Bugün Çin idaresinde olan DoÄŸu Türkistan, zengin madenlere sahip olması yüzünden bir çok istilâya uÄŸradı. Bölgedeki halk göç etmeÄŸe baÅŸladı. 1917'de 20 000 kiÅŸilik bir kafile Tibet'e, buradan da 1940'ta Hindistan'a sığındı. 1949'da Çin baskısından kaçan 7000 Türkistanlı, Türkiye'ye göç için yola çıktılar; bunlardan ancak 852 kiÅŸi Türkiye'ye gelebildi (1953) ve Adana, Konya, Kayseri, NiÄŸde ve Salihli'ye yerleÅŸtirildi. Kısaca Türkistan'dan 1934-1960 arasında 2128 göçmen geldi. Türkistan'dan 1960-1970 arasında gelen serbest göçmenlerin sayısı 169'dur.
Kıbrıs'tan. 1570'te Osmanlı idaresine geçen Kıbrıs'a, Anadolu'nun güney vilayetlerinden 50-60 bin Türk yerleÅŸtirildi. Böylece, adanın nüfusu 200 000'e çıktı. Ada, İngilizlere kiralanınca (1878), buradaki Türk halkı, Anadolu'ya göç etmeÄŸe baÅŸladı. Bu göçlerle 15 000 kiÅŸi Anadolu'ya geldi. Lozan antlaÅŸmasıyla ada İngilizlere bırakılınca, göçler daha da hızlandı ve 24 000 kiÅŸi Türkiye'ye geldi. 1878'den itibaren göç edenlerin sayısı 70 000'i buldu. Gelenlerin çoÄŸu Ankara, İstanbul ve İzmir'e yerleÅŸtirildi.