





![]() | Bugün | 480 |
![]() | Dün | 574 |
![]() | Bu Hafta | 2361 |
![]() | Gecen Hafta | 3729 |
![]() | Bu Ay | 12590 |
![]() | Gecen Ay | 14877 |
![]() | Toplam | 361246 |
| 14678 Toplam | |
| 1 Bugun | |
| 3 Bu Hafta | |
| 7 Bu Ay | |
| 32 Bu Yil |
Bir kısım araÅŸtırmacılar, ilk Müslüman-Türk devletinin İdil Bulgar Hanlığı olduÄŸunu kabul ederler. “Karışık” manâsına gelen Bulgar kelimesi, Hun Türklerinin idaresinde yaÅŸayan ve Hunlar'ın yıkılışından sonra dağılan Türk boylarından Kutripur ve Utrgurların karışımından meydana gelen Bulgarlara isim oldu. Önceleri Göktürk Hanlığı'nın idaresinde yaÅŸayan Bulgarlar, 630’da bu devletin fetreti üzerine, Büyük Bulgarya devletini kurdular. Ancak bu devlet kısa bir süre sonra komÅŸu Hazar Hakanlığı tarafından ortadan kaldırıldı. Bunun üzerine Asparuh idaresindeki Bulgarlar, Tuna’ya doÄŸru yönelerek Balkanlara girip, 670’li senelerde, Tuna Bulgar Devletini kurdular. Tuna Bulgarları, bir süre sonra Slavlarla karıştılar ve 864 senesinde, Boris Hanın, OrtodoksluÄŸu resmen kabulüyle de Hıristiyan oldular. Bugün Balkanlarda yaÅŸayan Bulgarlar, bunların soyundandır.
Bulgarların bir kısmı ise, İdil ve Kama nehirlerinin birleÅŸtiÄŸi sahaya yerleÅŸmiÅŸlerdi. İdil Bulgarları, burada bölgenin yerli halkı Fin-Ugorları ve öteki Türk topluluklarını da idareleri altına alarak bir devlet kurdular. Bu devletin ilk devirleri hakkında, kaynaklarda kesin bir bilgi yoktur. Bulgar tüccarlarının, Harezm’de ve Sâmânî ülkesinde Müslüman tüccarlarla temasları, Harezmliler'in de onların ülkelerine gitmeleri neticesinde, ülke topraklarında İslâm dîni ve kültürü yayılmaya baÅŸladı. 900’lü senelerde, Bulgarlar arasında İslâmiyet'i kabul edenlerin sayısı çoÄŸunluktaydı. Sultan Åžekkey’in oÄŸlu İlteber Almış’ın, baÅŸa geçtikten sonra gördüğü bir rüya üzerine İslâmiyet'i kabul etmesiyle, İdil Bulgar Devletinin resmî dîni İslâmiyet oldu. Almış Han, 920’de Abbâsî halifesine din âlimi ve mimarlar göndermesi için ricada bulundu. İsmini de, Emir Ca’fer bin Abdullah olarak deÄŸiÅŸtirdi. Bu heyet, 922 senesinde Bulgar ülkesine ulaÅŸtı ve o andan itibaren Bulgar Devleti, Abbasî halifelerine baÄŸlı bir Müslüman ülkesi, Bulgarlar ise, DoÄŸu Avrupa’da Türk-İslâm kültürünün ilk temsilcisi durumuna gelmiÅŸlerdi. Sikkelerden anlaşıldığına göre, Ca’fer’den sonra yerine oÄŸlu Mikâil geçti. Ona da, Tâlib bin Ahmed, Mü’min bin Ahmed ve Mü’min bin el-Hasan, halef oldular.
Bulgarlar, Hazar Hakanlığı'nın 965 senesinde yıkılmasına kadar, bu devlete tâbi idi ve Hazarlara vergi veriyordu. Bu devletin yıkılmasından sonra, müstakil bir devlet durumuna geldiler. 985 senesinde Rus Kiev PrensliÄŸi, Bulgar topraklarını iÅŸgal ettiyse de, bir süre sonra geri çekildi. Daha sonra Bulgarlar ve Ruslar arasında münasebetler geliÅŸti ve 1006 senesinde, iki devlet arasında bir ticaret anlaÅŸması yapıldı. Fakat, 11. asrın sonlarına doÄŸru, kuzeydeki kürk ticareti yüzünden, iki devlet arasında bitmeyen savaÅŸlar baÅŸladı. Bu savaÅŸlar, 13. asra ve MoÄŸolların ortaya çıkışına kadar devam etti. MoÄŸollar, Kalka Nehri kıyısında Rusları yendikten sonra (1224), doÄŸuya dönerken, Bulgarların tuzağına düşerek ağır kayıplar verdiler. Bunun intikamını almak isteyen Batu Han, ordusuyla Bulgarlar üzerine yürüdü. MoÄŸol ordusu, 1236’da Bulgar topraklarına girdi, köyleri ve ÅŸehirleri yıktığı gibi, 50.000 nüfuslu baÅŸÅŸehirlerini de darmadağın etti.
Batu Hanın, DeÅŸt-i Kıpçak bölgesinde kurduÄŸu Altınordu Devleti zamanında Bulgarlar, bir dereceye kadar bağımsızlıklarını muhafaza ettiler. Bu arada baÅŸÅŸehirleri olan Bulgar ÅŸehri, kısa zamanda eski hâline kavuÅŸturuldu. Bulgarlar, zaman zaman Altınordu Devletine baÅŸ kaldırıyorlardı. Altınordu Hanı Pulat Timur, 1361 senesinde Bulgarları cezalandırmak için, ülke topraklarına girip çeÅŸitli tahribatlar yaparak geri çekildi. Timur Han'ın, 1391 ve 1395 yıllarında Altınordu Devletine karşı yaptığı seferlerden Bulgarlar da etkilendi. İdil Bulgarları, 1399’da Ruslarla yaptıkları savaşı kaybedince, dağıldılar. Halkın büyük kısmı Kama Nehrinin kuzeyindeki Kazan Nehri boyunca göç ederek buralara yerleÅŸtiler ve bölgeyi tamamıyla TürkleÅŸtirdiler. 1437 senesinde kurulan Kazan Hanlığı'nın esas nüfusunu, Bulgar-Kıpçak karışımı Müslüman halk meydana getirmekteydi. Bugün de, bu Müslüman Bulgarlar, “Kazan Türkleri” veya “Åžimâl Türkleri” diye anılmaktadır.
Bulgarlar, 10. asrın baÅŸlarında diÄŸer Türk kabileleri gibi göçebe olarak yaşıyorlardı. Kısa bir zaman içinde yerleÅŸik hayata geçerek, ziraatla uÄŸraÅŸmaya baÅŸladılar ve aynı asrın sonlarında, usta birer çiftçi oldular. BaÅŸlıca tarım ürünleri; ak darı, buÄŸday ve arpa idi. Bunun yanında Orta İdil sâhası, ulaşım bakımından, kuzey bölgelerini Orta Asya’ya baÄŸlayan büyük kervan yolları üzerindeydi. Bu durum, İdil Bulgarlarının büyük ölçüde, ticaret ile uÄŸraÅŸmalarına imkân saÄŸladı. Devletin baÅŸÅŸehri olan Bulgar ÅŸehri, DoÄŸu Avrupa’nın en önemli ticaret merkezi hâline geldi. Bulgar Türkleri, kuyumculukta da ileri idiler. Bu sanattaki ustalıkları, İsveç’e kadar bütün batı Slavları sahasında tesirini göstermiÅŸtir.