





![]() | Bugün | 187 |
![]() | Dün | 335 |
![]() | Bu Hafta | 187 |
![]() | Gecen Hafta | 1975 |
![]() | Bu Ay | 1578 |
![]() | Gecen Ay | 4882 |
![]() | Toplam | 305618 |
| 14607 Toplam | |
| 0 Bugun | |
| 0 Bu Hafta | |
| 1 Bu Ay | |
| 7 Bu Yil |
Kazan Hanlığı, Volga Bulgarlarının yaÅŸadıkları bölgede, Altınordu Devleti'nin eski hanlarından UluÄŸ Muhammed Han tarafından, 1437 tarihinde kuruldu. Hanlığın ahâlisini, Orta Asya’dan gelme yerleÅŸik ve yarı göçebe Türkler ve Finliler meydana getiriyordu. UluÄŸ Muhammed Han (1437-1445), geliÅŸmesini devleti için mahzurlu gördüğü Moskova KnezliÄŸi’ne karşı, 1439-1445’te sefere çıkıp, Rus kuvvetlerini bozguna uÄŸrattı ve Knez Vasili’yi esir etti. Ruslar, Kazan Hanlığının hakimiyetini tanıyıp, harp tazminatı olarak her yıl haraç vermeyi, Kazan memurlarının Rus ÅŸehirlerinde vazife yapmasını ve Oka Nehri boyunu ÅŸehzade Kasım’a yurt olarak vermeyi kabul ettiler. Oka Nehri boyunda kurulan Kasım Hanlığı sayesinde, Moskova KnezliÄŸi kontrol altında tutuldu.
TeÅŸkilâtçı, tedbirli, cesur ve akıllı bir idareci olan UluÄŸ Muhammed Hanın vefatıyla oÄŸlu Mahmud Han (1449-1462), Kazan Hanlığı tahtına geçti. Mahmud Han devrinde, Kazanlılar sulh, sükûn, huzur ve refah içinde yaÅŸadılar. Mahmud Hanın, 1462’de vefatıyla, oÄŸlu Halil (1462-1467) ve İbrahim (1467-1479), Kazan Hanı oldular. İbrahim Han devrinde taht mücadeleleri baÅŸladı. İbrahim Hana karşı bazı beyler Kasım Hanlığının kurucusu Kasım’ı, Kazan Hanı olarak tanıdılar. Türklere karşı fırsat kollayan Moskova KnezliÄŸi, bu durumu deÄŸerlendirerek, İbrahim Hana karşı, Kasım Hanı destekledi. Hanedanlık meselesi, Moskova KnezliÄŸinin kontrolünü gevÅŸettiÄŸinden Ruslar, Türklerin hakimiyetinden kurtulmak için faâliyete geçtiler. Papalık tarafından, Bizans sülâlesinden Sofya ile evlendirilen Üçüncü İvan, 1480’de Türk hakimiyetinden ayrılarak, istiklâlini ilan etti. Kazan Hanlığındaki taht mücadeleleri, 1552 tarihine kadar devam etti. Kazan tahtına sahip olmak isteyen prensler, Ruslar’dan da teÅŸvik ve yardım alarak, iktidar mücadelesine devam ettiler.
Kazan Hanlığının iç iÅŸlerindeki karışıklıklardan, büyük ölçüde istifade eden Ruslar, 1487 yazında Kazan’a girdiler. Muhammed Emin (1502-1518), Rus taraftarı görünerek, usta bir siyaset takip edip, 1506’da Rusları, Kazan’dan attıysa da, bütün tehlikeyi ortadan kaldıramadı. 1521’de Kırım sülalesinin, 1552’de Astırhanlıların hakimiyetine geçen Kazan Hanlığı, devamlı Rus saldırılarına uÄŸradı. İlk "çar" unvanlı Moskova Knezi olan Dördüncü (Korkunç) İvan, Hıristiyan Avrupa’dan silah ve asker de alarak, 150.000 kiÅŸilik ordusu ve 150 top ile, Kazan Hanlığına karşı harekete geçti. Kazan’ı müdafaa eden, ÅŸehirdeki 33.000 asker ve dışarıdaki 15.000 atlı Hanlık kuvvetleri ile Ruslar arasında, 1552 yazında, ÅŸiddetli çarpışmalar meydana geldi. Kazan’daki müdâfilerin huruç harekâtı ve atlı kuvvetlerin saldırıları sonucu, Rusları yok etme metodu, Avrupa’dan getirilen toplar ve İngiliz mühendislerinin duvar altı lağım tekniÄŸi karşısında tatbik edilemedi. AÄŸustos başında Kazan’a giren Ruslara karşı, sokak muharebeleri yapıldı. Ruslara karşı en ÅŸiddetli mücadele, Kul Åžerif Camii ve Medresesi çevresinde oldu. Seyyid Kul Åžerif dahil bütün medreseliler ÅŸehid edildiler. Yadigâr Muhammed Han ve etrafındakiler esir edildi. Kazanlıların çok azı dışında, genç-ihtiyar, kadın-erkek katliama uÄŸradı. Maddî ve manevî kültür eserleri imha edilerek, ÅŸehir ve devletin hazineleri, Ruslar tarafından yaÄŸmalandı. Kazan ülkesi, Rusların hakimiyetine girince, çeÅŸitli tarihlerdeki istiklal mücadeleleri kanlı ÅŸekilde bastırıldı. Bugün, Kazan’da Rusya Federasyonuna baÄŸlı Volga (İdil) Tatar Cumhuriyeti hakimdir.
1437-1552 tarihleri arasında, KuzeydoÄŸu Avrupa’da hakim olan Kazan Hanlığı, Türkler tarafından kurulmuÅŸtur. Ruslar, Türkleri sevmediklerinden buranın ahalisine, MoÄŸollara izafen Tatar diyerek onları kötülemektedirler.
Hanlıkta, yerleÅŸik Bulgar Türkleri ve yarı göçebe Kıpçak Türkleri hakimdiler. Hanlığın başında bulunan “Han”, boyları temsilen “Karacılar Dîvânı” ile idarede söz sahibi idarî, askerî ve dinî temsilciler, hükümeti meydana getirirdi. Saltanat, hanedandan en büyük oÄŸulun hakkıydı. Bütün memleketi alâkadar eden meseleler için, temsilciler heyetinden meydana gelen Kurultay toplanırdı. Kazan Hanlığının iktisadî temeli, tarıma dayanırdı. İslavlara, hububat mahsulleri, meyve, bal, balmumu, balık ile çeÅŸitli kürk ve eÅŸyaları ihraç edilirdi. Kazan’da yabancı tüccarlar için ayrı bir bölge kurulmuÅŸtu. Her yıl, 24 Eylül günü, Volga Nehrindeki adada panayır kurularak, ülkenin her tarafındaki tüccarlar burada toplanır, alışveriÅŸ yaparlardı. Kazan’da saraylar ve camiler inÅŸa edilerek, âlimlerin ve dinî müesseselerin bütün ihtiyaçları, devlet bütçesinden karşılanırdı. DâniÅŸmend, derviÅŸ, hâfız, hâkim, kadı, molla yetiÅŸtirilerek, her Kazanlı, İslâm dininin esaslarını öğreninceye kadar, cami, mektep ve medreselerde okutulurdu. Kul Åžerîf Camii ve Medresesi en meÅŸhur Kazan müessesesidir. Kazan Hanlığı, Ruslar tarafından iÅŸgal edilince maddî ve manevî eserler yaÄŸmalanıp, tahrip edildi. Katliamlarda, devlet adamları ve âlimlerle birlikte, çocuklar ve kadınlar da insafsızca öldürüldüler.