Yougames - Joomla Gaming Portal Template

  • Anasayfa
  • Haberler
  • Åžehit Bilgileri
  • Asker
  • Atatürk
  • Türk Tarihi
  • Åžehitlik
  • Ziyaretci Defteri
  • Arama

En Sevilenler

  • Åžehit Resimleri
  • Teröristlerin Öldürülme Görüntüleri
  • TuÄŸralar
  • YEMEN ÅžEHİT LİSTESİ
  • ÅžEHİT VE GAZİ YAKINLARINA SAÄžLANAN EĞİTİM-ÖĞRETİM HAKLARI
You are here:  
AddThis Social Bookmark Button

Üye Giriş






Kullanıcı Adı/Şifremi Unuttum?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Ana Menü

  • Anasayfa
  • Haberler
  • Åžehit Bilgileri
  • Asker
  • Atatürk
  • Türk Tarihi
  • Åžehitlik
  • Ziyaretci Defteri
  • Arama

VİDEOLAR

  • Kendi Kliplerim
  • DiÄŸer Videolar

ŞEHİTLER BÖLÜMÜ

  • Åžehit Bilgileri
  • Åžehit Resimleri
  • Åžehit Åžiir ve Mektupları
  • Åžehit Sırlı Olayları
  • Kahramanlar
  • Çanakkale Åžehitleri
  • Åžehitlerimizin Hayat Hikayeleri
  • Åžehit ve Gazi Hakları
  • Çanakkale Åžehitleri

Atatürk

  • Hayatı
  • İlkeleri
  • Devrimleri
  • Anıtkabir
  • Kronolojisi
  • DiÄŸer Bilinmeyenler

Türk Tarihi

  • Genel Türk Tarihi
  • Hanlıklar
  • Büyük Devletler
  • Türk Devletleri
  • Atabeylikler
  • Beylikler
  • Türk Boy Ve Kavimleri
  • SavaÅŸ Ve Seferler
  • Türk Destanları
  • TÜRK Dili Ve Edebiyatı

Osmanlı Tarihi

  • PadiÅŸahlar
  • Kronoloji
  • Albüm
  • Olaylar
  • Mekanlar
  • Kesitler
  • KiÅŸiler
  • Seçtiklerimiz

Askerlik

  • Asker Resimleri
  • Bayrak Resimleri
  • Vatan ve Asker Åžiirleri
  • Kahraman Mehmetcikler

Müzik Kutusu


PopUp MP3 Player (New Window)

Ziyaretci Sayısı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün492
mod_vvisit_counterDün574
mod_vvisit_counterBu Hafta2373
mod_vvisit_counterGecen Hafta3729
mod_vvisit_counterBu Ay12602
mod_vvisit_counterGecen Ay14877
mod_vvisit_counterToplam361258

Çevrim içi: 12
Sizin IP: 38.107.179.218
,
Bugün: May 24, 2012
Visitors Counter

Toplam Üye

14678 Toplam
1 Bugun
3 Bu Hafta
7 Bu Ay
32 Bu Yil

Matematik Tutkusu

Pazar, 30 Ağustos 2009 06:07 Atatürk - ATATÜRK'ÜN HAYATI
e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı DeÄŸerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
ATATÜRK'ÜN MATEMATİK TUTKUSU
  

Atatürk'ün yaÅŸamında (1881-1938) ilk olaÄŸanüstü baÅŸarısı, 1893 yılında, çocukluk çağında, orta öÄŸrenimi döneminde matematik dersinde olmuÅŸ ve bunun sonucu olarak dersin öÄŸretmeni O'nun adına "Kemal" ismini eklemiÅŸtir. Atatürk, Selanik Askeri RüÅŸtiyesinde" geçen bu olayla ilgili anısını ÅŸöyle anlatıyor :

" ... RüÅŸtiyede en çok matematiÄŸe merak sardım. Az zamanda bize bu dersi veren öÄŸretmen kadar belki de daha fazla bilgi edindim. Derslerin üstündeki sorularla uÄŸraşıyordum, yazılı sorular düzenliyordum. Matematik öÄŸretmeni de yazılı olarak cevap veriyordu. ÖÄŸretmenimin ismi Mustafa idi, bir gün bana dedi ki :

- " OÄŸlum senin de ismin Mustafa benim de. Bu, böyle olmayacak, arada bir fark bulunmalı. Bundan sonra adın Mustafa Kemal olsun. " O zamandan beri ismim gerçekten Mustafa Kemal oldu.

ÖÄŸretmen sert bir adamdı. Sınıfta birinci, ikinci tanımıyordu. Bir gün bize :

"Aramızda kendine kimler güveniyor kalksınlar, onları müzakereci (çalıştırıcı) yapacağım" dedi.

Önce duraksadım. AyaÄŸa öyleleri kalktı ki ben kalkmamayı tercih ettim. Bunlardan birinin çalıştırıcılığı altına girdim, çalışmanın ortasında daha fazla dayanamadım. AyaÄŸa kalkarak :

- " Ben bundan daha iyi yaparım " dedim, bunun üzerine öÄŸretmen beni çalıştırıcı yaptı. Eski çalıştırıcıyı benim müzakerem altına verdi.

Askeri RüÅŸtiyeyi bitirdiÄŸimde matematik merakım epeyce ilerlemiÅŸti. Manastır Askeri İdadisinde matematik pek kolay deÄŸildi. Bununla uÄŸraşımı sürdürdüm... İdadide iken bıkmaksızın çalışıyorduk. Sınıfta birinci, ikinci olmak için hepimizde ÅŸiddetli bir gayret vardı. Sonunda idadiyi bitirdim. Harbiye'ye geçtim, burada da matematik merakı sürüyordu..."(1)

Mustafa Kemal, Selanik Askeri RüÅŸtiyesindeyken, matematik öÄŸretmeni yüzbaşı Mustafa efendi sınıfa gelmediÄŸinde, onun yerine birçok kez bu dersi vermiÅŸtir (2). Atatürk, yaÅŸamının askeri öÄŸrenim sonrası dönemlerini, ulusal ve uluslar arası büyük savaÅŸ ve devrim olayları içinde, aklın ve bilimin kılavuzluÄŸunu izleyen Büyük Asker, Ulusal ve ÇaÄŸdaÅŸ Devlet kurucusu, "Yirminci Yüzyılın Gerçek Önderi" olarak geçirdi. O'nun bu dönemlerde, ölümünden yaklaşık birbuçuk yıl öncesine deÄŸin matematikle ne ölçüde uÄŸraÅŸtığını bilmiyoruz. Bu konuda, Türk Dil Kurum BaÅŸuzmanı A.Dilaçar'ın 10.11.1971 tarihli bir yazısı(1) çok ilginç bilgiler vermektedir. Bu yazıdan öÄŸrendiÄŸimize göre, "Atatürk ölümünden birbuçuk yıl kadar önce, üçüncü Türk Dil Kurultayından (24-31 AÄŸustos 1936) hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında kendi eliyle Geometri adlı bir kitap yazmıştır".

Atatürk, bunu, birtakım Fransızca geometri kitaplarını okuduktan sonra hazırlamış ve yapıt ilk kez 1937 yılında "Geometri öÄŸretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olarak Kültür Bakanlığınca yayınlanmıştır"(3).

Bu 44 sayfalık yapıttaki boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek kesit, yay, çember, teÄŸet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eÄŸik, kırık, çekül, yatay, düÅŸey, yöndeÅŸ, konum, üçgen, dörtgen, beÅŸgen, köÅŸegen, eÅŸkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarp, bölü, eÅŸit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe gibi terimler Atatürk tarafından türetilmiÅŸtir (3).

Yapıttaki tanımların tümünü Atatürk yazmıştır. Her tanım, ilgi kavramı tüm öÄŸeleriyle eksiksiz ve açık biçimde anlatmakta, özel ve temelli nitelikleri içermektedir. Gerekli ve yeterli örnekler de verilmiÅŸtir. Tanınmış bilim tarihçisi Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı, tam bir yetkiyle, bu Geometri kitabını, "küçük fakat anıtsal bir yapıt" diye nitelendirmiÅŸtir(4).

Atatürk, yaÅŸamının önemli bir kesimini tarihin en büyük savaÅŸlarından birinin içinde, ulusal ve evrensel sorumluluklar yüklenerek geçirdikten yıllarca sonra, düzenli bir mantık ve bilgi disiplini kesinlikle gerektiren matematik alanında, yeni türettiÄŸi terimlerle böylesine özlü bir yapıtı yazmakla, dil ve matematikteki üstün yeteneÄŸini kanıtlamıştır. Atatürk'ün yaÅŸamında çok belirgin bir örneÄŸini izlediÄŸimiz gibi, aslında dil ile matematiksel kültür arasında sıkı bağıntı vardır. Atatürk'ün dehasında, dil ve matematik gibi aklın deÄŸiÅŸik disiplinleri birbirini karşılıklı olarak hep olumlu yönde etkilemiÅŸ ve geliÅŸtirmiÅŸtir. Atatürk, "Fen terimleri o suretle yapılmalı ki anlamları ancak istenilen ÅŸeyi ifade edebilsin"(5) demiÅŸ ve bunu, Osmanlıca çok sayıda terimin yerine öz Türkçe karşılıklarını türetirken üstün bir baÅŸarıyla gerçekleÅŸtirmiÅŸtir.

Atatürk'ü, "Geometri" adlı yapıtını yazmaya zorlayan nedenleri, O'nun dil çalışmalarını yakından izlemek olanağını bulabilen tanınmış dil uzmanı A. Dilaçar ÅŸöyle açıklıyor :

" ... Atatürk hep matematikle uÄŸraşırdı. Eski geometri terimleri çok aÄŸdalı idi. Gen bile, uzun uzun bu terimleri okuduÄŸum halde, ÅŸimdikiler Imışısında güçlüÄŸünü daha iyi anlıyorum. Pedagojide bir gerçek var: Fıkır yolunun açık olması, bir ip ucunun bulunması lazımdır. Yoksa bir külçe gibi çöker. Müselles kelimesini ele alalım. Arapça okullarımızdan kaldırılmıştır. Sülüs'ten müÅŸtak (türetilmiÅŸ) bir kelime olduÄŸunu öÄŸrenin nasıl bilsin ? Arapça soÄŸurucu bir dildir. ÖrneÄŸin "müsteÅŸrik" "ÅŸark" kelimesinden gelmiÅŸ bir kelimedir. Önüne, ortasına, arkasına birtakım heceler eklenmiÅŸ. Bunun aslını bulmak bir Arapça gramer meselesidir, Okullarımızdan Arapça, Farsça kaldırılmış olduÄŸundan, öÄŸren id "müselles"i küde kelime olarak karşısında görecektir. "Uç" aklına gelmeyecektir. Ama müselles yerine "üçgen" dersek, hır üç var. "Gen". Atatürk'e göre "geniÅŸlikten" alınmıştır. Bir ipucu var. "Dörtgen" dörtten gelmiÅŸtir. Bir ipucu vardır. "EÅŸit", denk anlamında olan "eÅŸ"ten gelmiÅŸtir. Ama müsavi Arapça bir kelimedir. Bu sebeple Atatürk'ün prensipleri burada da doÄŸru idi. On im için bu en aÄŸdalı olan bu bilim dalını ele aldı ve kitabı örnek olarak bıraktı..."

Atatürk'ün matematik terimlerini türetme ve bunları öÄŸretime yerleÅŸtirme çalışmaları konusunda Prof. Dr. Vecibe LatıpoÄŸlu, ÅŸu bilgilen veriyor:"

 ... Atatürk, matematiÄŸi iyi bildiÄŸi ve sevdiÄŸi için, terim devrimine matematikten baÅŸlamıştır, denilebilir. Çünkü Türk Dili (Belleten)'in Åžubat 1937 tarihli yayınından bir ay sonra, Atatürk, ceyb (sinüs) ve tece^b (koÅŸmuÅŸ)'m Türkçe karşılıklarının bulunması için 29 Mart 1937 tarihli Ulus Gazetesine ilan verdirerek bir yarışma açtırmıştır... Sonunda hazırlanan bütün terimler, Türk Dili (Belleten) dergisinin Ekim 1937 tarihli sayısında yer almıştır. Terimler, Türkçe-Osmanlıca, Osmanlıca-Türkçe, Fransızca-Türkçe olmak üzere sıralanmış ve ön sırayı matematik terimleri almıştır...

Atatürk terim çalışmalarının ülkedeki etkisini öÄŸrenmek için, 1937 yılı sonbaharında, Sivas'a giderek, vaktiyle Sivas Kongresini topladığı lise binasında, dokuzuncu sınıfın geometri dersine girmiÅŸtir'"1'. Bu derste eski terimlerle öÄŸrenimin zorluÄŸunu birkez daha saptayan Atatürk, "Bu anlaşılmaz terimlerle, öÄŸrencilere bilgi verilemez" diyerek kitabı atmış ve sonra tahta başına geçip "dili" yerine "kenar", "müselles" yerine "üçgen", "müselles mütesaviyül adla" yerine "eÅŸkenar üçgen", "zaviye" yerine "açı" terimlerini kullanarak ünlü Pısagor teoremini öÄŸrencilere anlatmıştır"'. Atatürk, bu inceleme gezisinde yanında bulunan Kültür Bakanı Saffet Arıkan'a tüm okul kitaplarının yeni terimlerle, hemen yarılması emrini vermiÅŸ ve TürkçeleÅŸtirilmiÅŸ terimlerle iki ayda hazırlanan kitaplar bütün okullara Kültür Bakanlığınca gönderilmiÅŸtir' .

Atatürk'ün türettiÄŸi matematik terimleri ve yaptığı geometri tanımlarının hemen hemen tümü bugüne deÄŸin deÄŸiÅŸmeksizin kullanıla gelmiÅŸtir. O'nun türettiklerinden sadece birkaç terim sonradan küçük ölçüde deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir. ÖrneÄŸin Fransızca "hypothese'in karşılığı olan Osmanlıcıdaki" faraziye'nin yerine Atatürk, Türkçe "varsayı" terimini türetmiÅŸ ve sonradan bu terim varsayım" biçimini almıştır. Aynı ÅŸekilde O'nun "tümey açı", "bütey açı" terimlerinin yerini "tümler açı", "bütünler açı" terimleri almıştır. Çok az sayıda ve sınırlı olan bu terim deÄŸiÅŸikliklerini, Atatürk'ün dildeki temel ilkesinin doÄŸruluÄŸunun birer kanıtı saymak gerekir.

Prof. Dr. Afet İnan, Atatürk'ün çalışmalarını yıllarca yakından izleyebilmiÅŸ insanlardan biri olarak, O'nun bilime ve matematiÄŸe verdiÄŸi önemi ÅŸöyle belirtiyor :

" ... Atatürk, kendi yetiÅŸtiÄŸi devrin müspet ilimlerini mesleki uzmanlığı bakımından bellediÄŸi vakit, berrak ve müspet bir görüÅŸe sahip olabileceÄŸini ve her hangi bir meseleyi matematiksel bir kesinlikle çözümlemeyi hedef tuttuÄŸunu söylerdi."

Prof. Dr. A. İnan, 25.1.1982 tarihli özel bir yazısında' ', bu konuyla ilgili olarak ÅŸöyle diyor :

" BilindiÄŸi gibi ilim konusu iki büyük bölümde iÅŸlenir ve bunlardan faydalanılır : Müspet ilimler, Sosyal ilimler. Atatürk gerek öÄŸrencilik devirlerinde gerekse ömrü boyunca bu her iki ilimden çok faydalanmıştır. Mesela tarih onun için bir geçmiÅŸin hikayesi deÄŸil, günümüzde bu olanlardan ders almanın önemli olduÄŸuna inanmıştır. DiÄŸer taraftan asıl müspet ilimlerin başında gelen matematik bilgisi Atatürk için baÅŸlıca bir konudur. Çünkü matematik insan topluluklarına müspet yol gösteren re uygulamasında yarar saÄŸlayan müspet bir ılım dalıdır. İşte Atatürk bu ilime çok deÄŸer verdiÄŸi için hem nazarı kısımları çok iyi bellemiÅŸ, hem de bunların uygulamasına her bakımdan önem vermiÅŸtir. Hatta matematik terimlerinin bugün kullandığımı; deyimleri tamamen kendi buluÅŸları ile saptamıştır.

Atatürk bu konuda konuÅŸurken özellikle söylediklerinden ÅŸunları anımsıyorum: "Ben öÄŸrenim devrimde matematik konusuna çok önem vermiÅŸ olduÄŸudur ve bundan hayatımın çeÅŸitli safhalarında baÅŸarı elde etmek için faydalanmış olduÄŸumu söyleyebilirim. Onun için herkes matematik bilgisinin çok gerekli olduÄŸuna inanmalıdır. "Matematiksel kühüre böylesine önem veren Atatürk'ün bu konudaki çalışmaları, tarihte çok az sayıda örneklerine rastlayabildiÄŸimiz Büyük EÄŸitimci niteliÄŸi de olan devlet adamlarından bin olarak kendisine seçkin bir yer saÄŸutmada etken olmuÅŸtu. O'nun olaÄŸanüstü baÅŸarılı yaÅŸamı, akademisinin giriÅŸine "Matematik bilmeyen buruya girmesin" diye yazan, antik çağın ünlü filazofu Platon (Eflatun) (M.Ö. 427-347.)'ün bu dileÄŸinin yararını modern çaÄŸda kanıtlamıştır, denilebilir.
 


KAYNAKÇA

(*) O dönemde, ÅŸimdiki ortaokullara derecesinde olan okullara rüÅŸtiye, yaklaşık lise derecesindeki okullara idadi deniliyordu.
(**) Matematik öÄŸretmeni yüzbaşı Mustafa efendi, Atatürk'e verdiÄŸi Kemal adını Onun resmi künyesine yazdırmıştır.
(1) Türk NeÅŸriyat Yurdu: Türkün Altın Kitabı. Gazinin Hayatı Sebat Matbaası, İstanbul 1930, s.11-16.
(2) Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti: Tarih IV. T.C. Devlet Matbaası, İstanbul, 1937, s.17
(3) Geometri, Türk Dil Kurumu Yayınları / Atatürk Dizisi: 4.Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1971, s.V-VII, I.
(4) Sayılı, A.: Bilim ve ÖÄŸretim Dili Olarak Türkçe, Bilim, Kültür ve ÖÄŸretim Dili Olarak Türkçe'den ayrı basım. Türk Tarih Kurum Basımevi, Ankara, 1978, s.424.
(5) Kocatürk, U.:Atatürk'ün Fikir ve DüÅŸünceleri. İkinci Basım, Edebiyat Yayınevi. Ayyıldız Matbaası, Ankara, 1971, s.142.
(6) TerzioÄŸlu, S.A.: Atatürk 1936-1937 yılında "geometri kitabı " yazmıştı. Cumhuriyet Gazetesi 15 Haziran 1971 s. ve 7.
(7) HatipoÄŸlu, V.: Atatürk ve Terim devrimi. Türk Dili Dergisi, l Kasım 1971, sayı 242. cilt XXXV, s. 90-91, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 2981-, 281.
(8) İnan, A.: Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler. Üçüncü Baskı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Türk Tarih Kurumu Basımıevi, Ankara, 2981, s. 281.
(***) Sayın Prof. Dr. Afert İNAN, 25.1.1982 tarihli özel yazımı, kiÅŸisel baÅŸvurum üzerine kaleme almışlardır

AddThis Social Bookmark Button
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Gönder (Ctrl+Enter)
İptal
JComments
Copyright © 2009 Sehit tema.Yeni tasarim tema; |  Web Tasarim Tema Yapimci ByVATAN
RSS|Byvatan Radyo|Sitemizi Oner;| Yukari Cik