





![]() | Bugün | 187 |
![]() | Dün | 335 |
![]() | Bu Hafta | 187 |
![]() | Gecen Hafta | 1975 |
![]() | Bu Ay | 1578 |
![]() | Gecen Ay | 4882 |
![]() | Toplam | 305618 |
| 14607 Toplam | |
| 0 Bugun | |
| 0 Bu Hafta | |
| 1 Bu Ay | |
| 7 Bu Yil |
Küçük Mustafa, Åžemsi Efendi İlkokulu'ndan sonra bir süre Selânik Mülkiye RüÅŸtiyesi'ne devam etti ise de Kaymak Hafız adlı Arapça öÄŸretmeninin kendisine haksız yere sopa ile vurması üzerine bu okuldan ayrıldı ve Askerî rüÅŸtiyeye giden bir komÅŸu çocuÄŸunun giyimini ve genel olarak subayların kılığını pek beÄŸenen küçük Mustafa, askerî rüÅŸtiiyeye girmek ister; askerlikten ürken annesi ise bunu istemez, ancak Mustafa bir akrabasının delaletiyle okulun kabul zamanında askerî rüÅŸtiyeye gidip imtihan verir ve okula alınır (1893). Böylelikle annesine karşı bir olup-bitti yapmış ve kendisine en uygun gelecek yola girmiÅŸ bulunur. Yazları, dayısı Hüseyin Efendi'nin yanına gider, okul zamanına kadar çiftlikte kalırdı. Mustafa bu okulu gerçekten sevmiÅŸti. ArkadaÅŸları arasında zekâsı ve üstün yetenekleri ile kısa zamanda kendisini gösterdi ve öÄŸretmenlerinin sevgisini kazandı; öÄŸretmenleri neredeyse kendisine bir arkadaÅŸ muamelesi yapma gereÄŸini hissetmiÅŸlerdi.
Bu okulda matematik öÄŸretmenliÄŸi yapan Yüzbaşı Mustafa Efendi, genç öÄŸrencisinin yetenekleri ve zekâsı karşısında sınıftaki diÄŸer Mustafa'larla aralarındaki farkı belirtmek üzere öÄŸrencisinin adının sonuna " Kemal " ismini ilâve etti. Artık genç öÄŸrenci Mustafa Kemal olmuÅŸtu.
![]() | Mustafa Kemal, Selânik Askerî RüÅŸtiyesi'ni bitirdikten sonra 1896 yılında Manastır Askerî İdadisi'ne girdi. | ||
Manastır Askerî İdadisi | |||
| ![]() | |||
Ömer Naci | Fethi Okyar |
Burada Ömer Naci ile arkadaÅŸlık yaptı. İlerde ünlü bir hatip olarak tanınacak olan bu kiÅŸi, Mustafa Kemal'in hitabet ve edebiyat sevgisinde etkin rol oynadı. Yakın arkadaÅŸlarından biri olacak olan Ali Fethi ( Okyar ) de bu okulda öÄŸrenci idi. Genç Mustafa Kemal, askerî öÄŸreniminin yanı sıra yabancı dil öÄŸrenimini de ihmal etmiyor yazları izinli olarak Selânik'e döndüÄŸü zaman Fransızca dersleri alıyordu.
|
| 11 Ocak 1905 tarihinde de Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisi' nden mezun oldu. |
Harp Okulu'nda ve Harp Akademisi'nde de zekâsı, yetenekleri ve üstün kiÅŸiliÄŸi ile kendisini arkadaÅŸlarına ve öÄŸretmenlerine tanıtmış, onların içten sevgi ve saygısını kazanmıştı. Askerlik derslerine büyük ilgisi yanında matematiÄŸe, edebiyata ve güzel söz söylemeye karşı da merakı ve eÄŸilimi vardı.
Harbiye'de ve Harp Akademisi'nde, memleket ve millet davaları ile ilgilenmesi, düÅŸüncelerini cesaretle ifadeden çekinmemesi sebebiyle aydın ve inkılâpçı bir subay olarak tanınmıştı. Devir istibdat idaresi idi ve bu davranışları aleyhine olabilirdi; ancak çevresince gerçekten çok seviliÅŸi, düÅŸüncelerinde samimi oluÅŸu, onun herhangi bir tertibe kurban gitmesini önlemiÅŸti. Bununla beraber Harp Akademisi'nden mezuniyetini izleyen günlerde istibdat ve padiÅŸahlık rejimi aleyhindeki düÅŸünceleri ve durumu, ÅŸüphe çekerek birkaç ay İstanbul'da tutuklu kaldı; sonra bir nevi sürgün olarak vazife ile 5 Åžubat 1905 tarihinde Suriye bölgesine, Åžam'a atandı.