Kahramanlar
Tayyar Rahmiye






![]() | Bugün | 507 |
![]() | Dün | 574 |
![]() | Bu Hafta | 2388 |
![]() | Gecen Hafta | 3729 |
![]() | Bu Ay | 12617 |
![]() | Gecen Ay | 14877 |
![]() | Toplam | 361273 |
| 14678 Toplam | |
| 1 Bugun | |
| 3 Bu Hafta | |
| 7 Bu Ay | |
| 32 Bu Yil |
TAYYAR RAHMİYE
Cenup Cephesi’nde 9. Tümen kuruluÅŸunda bir gönüllü müfreze vardı. Bunun komutanı genç bir kadındı. Tümenden aldığı bir emirle Osmaniye’deki müstahkem Fransız karargâhına taarruz edecek olan bu müfreze, 1920 senesinin 1 Temmuz sabahında harekete geçti.
Tayyar Rahmiye müfrezesini ustaca bir tertiple yavaÅŸ yavaÅŸ hedefe doÄŸru ilerletti. Fakat, bir an geldi ki, artık ilerlemeye imkân kalmadı. Çünkü, Fransız karargâhı çok iyi tahkim edilmiÅŸ ve bol silâhla müdafaa edilmekteydi. Duraklayan çetesini harekete geçirmek, yeni bir taarruz hızı verebilmek için sarfettiÄŸi bütün gayretleri boÅŸa çıktığını gören bu kahraman Müslüman–Türk kadını ÅŸiddetli düÅŸman ateÅŸine raÄŸmen ayaÄŸa fırlayarak:
“–Ben kadın olduÄŸum halde ayakta duruyorum da siz erkek olmanıza raÄŸmen yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz!” diye bağırdı.
Erkeklerin gururuna dokunan bu söz ve jest, ruhları sararak kahramanlık hislerini kamçıladı ve hücum yeniden baÅŸladı.
YaÄŸmur gibi yaÄŸan düÅŸman ateÅŸi, bu hücumu bir an olsun durduramamıştı. Karargâh binasını saran çember gitgide daralıyordu. Çetenin efrâdı bir hayâlet gibi hedefine yaklaşıyordu. Yazık, çok yazık! Bu ateÅŸli ve bu vatansever kadın, karargâh kapısına on adım kala ÅŸehid oldu. Bu kayıp, burada, büsbütün baÅŸka bir tesir meydana getirmiÅŸ ve çetenin onuruna dokunmuÅŸtur. Bu milli ÅŸahlanışın ateÅŸlediÄŸi ruhlar, bir hamlede karargâhı zaptetmiÅŸlerdir.
Tayyar Rahmiye’nin diÄŸer bir iki arkadaşı ile birlikte kahramanlıklarını dile getiren Erkân–ı Harbiye–i Umûmiye Riyâseti ArÅŸivi’nde mevcut olan aÅŸağıdaki vesikayı dikkatlerinize arz ediyoruz:
Kahramanlık vesikası
Ordu Dairesi ReisliÄŸi’ne
26 Şubat 1936 tarih ve 1. Şube 1988/789 sayılı yazı karşılığıdır.
İstiklal Savaşı’nda Türk kadınlarının, savaşın devamı müddetince, kâÄŸnılarla ve sırtlarıyla orduya cephane, silah ve erzak taşıdıkları gibi; yaralıların yaralarını sarmak ve cephe gerisine taşımak gibi büyük hizmet ve fedakârlıkları sabittir. Bunlar arasında bilfiil muharebe edenler içerisinde ÅŸahsiyetleri temâyüz etmiÅŸ olan üç kadının menâkibi aÅŸağıda yazılmıştır.
1. Yunan iÅŸgali sırasında, Akıncılar müfrezesinde Halil Efe’nin eÅŸi Gördes li Bayan Makbule henüz yirmi yaşını ikmal etmiÅŸ, gençliÄŸi ile beraber cesur ve çevik bir kadındı. (1)921’de Halil Efe ile Demirci’de evlenmiÅŸ ve iki ay sonra kocası ile birlikte yurdu kurtarmak için daÄŸa çıkmış, sekiz ay daÄŸlarda kar, yaÄŸmur ve çamurda beraber gezmiÅŸ ve düÅŸmanla muharebe edip, Milli İstiklal Savaşı’nın muvaffakiyetle sonuçlanacağına kanaat getirerek yılmaz bir azim ve sebatla erkelere büyük örnekler vermiÅŸ ve bunların medar–ı teÅŸviki olmuÅŸtur.
Cesaret timsali
Kendisi siyah pantolon, ceket ve uzun bir manto giyinir, ayağında çizme, başında siyah baÅŸlık ve elinde bir Japon filintası taşırdı. DüÅŸmandan iÄŸtinam ettiÄŸi doru atı üzerinde daima müfrezenin artçısı olurdu. Pek çevik ata biner ve iner, tehlike zamanında herkesten evvel silahını kullanırdı. Birkaç müsademeye girdiÄŸi gibi bir iki defa da düÅŸmanın pususuna düÅŸmüÅŸ ve hiçbir zaman metanetini kaybetmemiÅŸ, hatta telaÅŸ gösterenlere cesaret örneÄŸi olmuÅŸtur.
Aksihar’la Sındırgı’nın hatt–ı fâsılı olan Kocayayla’da yapılan bir müsademede 16 Mart (1)338–(1922)’de başından aldığı bir kurÅŸunla ÅŸehid olmuÅŸ, aynı yerde kanlı elbisesi ve çizmesi ile topraÄŸa gömülmüÅŸtür.
2. Adana’nın Külek Nahiyesi’nin Banzınçukur Köyü’nden Hasan AÄŸa’nın Hatice, Fransızlar’a karşı vatani vazifesini yapmak ve yurdunu korumak maksadıyla Kilikya Milli Kuvvetlerinden Emin ve DerviÅŸ aÄŸaların müfrezesine gönüllü olarak iÅŸtirak etmiÅŸtir. Bu müfrezeler Haçkırı, Kelebek, Bilemedik istasyonlarında bulunan Fransız kıtalarına baskınlar yaparak çok zâiyat verdirmiÅŸ ve Fransızlar’dan
–çoÄŸu Ermeni askeri olmak üzere– 200’den fazla esir ve birçok ganimetler almışlardır.
Mili kuvvetin öncüleri
Bu muvaffakiyet, Adana Milli Kuvvetlerinin ÅŸöhretini arttırmış, yiÄŸitlik ve yılmazlıklarıyla anılan halkın kahramanlık hislerini kamçılamış ve Pozantı saldırısını tesri etmiÅŸti. Milli Kuvvetlerimiz Pozantı’yı muhasara ettiler. 8 Mayıs (1)336 (1920)’de Pozantı’ya üç cihetten saldırış ve bombardıman baÅŸladı. Hakim mevkilerde bulunan toplarımızın Toros DaÄŸları’nda akseden müthiÅŸ gürültülerinden zevk alan Milli Kuvvetlerimiz Pozantı’ya taaruruza baÅŸladılar. Bu taaruruza bütün kadınlar, çoluk çocuklarıyla halktan, birçok kimseler iÅŸtirak etti.
Pozantı’da mahsur kalan Fransızlar’ın Tarsus istikametinde bir yarma hareketi yapacaklarını anlayan Hatice, bir kolayını bulup Fransızlar’a hulûl etmiÅŸ ve onlara yanlış kılavuzluk etmiÅŸ ve pek sarp olan KaraboÄŸazı’nı tıkadıktan sonra firar etmiÅŸtir. En kısa zamanda Milli Kuvvetlere ulaÅŸan Hatice, düÅŸmanın pek fena vaziyette olduÄŸunu haber vererek emrine aldığı yüz kadar silahlı adamı ile KaraboÄŸaz’ın iki tarafındaki tepeleri iÅŸgal etmiÅŸ ve Fransızlar tam yarma hareketi yaparken, bir ateÅŸ baskını ile düÅŸmana büyük bir zayiat verdirmiÅŸtir. Bu baskın neticesinde Fransız kıt’alarından 9 subay, 550 esir er ve 7.5’luk bir top ele geçirilmiÅŸtir. Hatice Hanım’ın oynadığı bu rol ve yaptığı fedakârlık her türlü kahramanlığın fevkindedir.
Cennete "uçarak"gitti
3. Osmaniye Kazası’nın Kaypak Nâhiyesi Râziyeler Köyü’nden Rahmiye Hanım Fransızların iÅŸkence ve tazyiklerine tahammül edemeyerek Hüseyin AÄŸa’nın Milli Kuvveterine gönüllü olarak iltihak etmiÅŸ ve (1)336 (1920) Åžubat’ında Hasanbeyli civarında 89. Tümenle icra edilen taarruza müfrezesiyle bilfiil iÅŸtirak etmiÅŸtir. Bu müsademede Fransızlardan 80 tüfek ve 2 makineli tüfek alınmıştır. Müsademede ÅŸehid düÅŸen ve ateÅŸ altında kalan iki arkadaşını kurtarmak için milli kuvvetler derhal ileri atılarak gidip ÅŸehidleri kurtarmış ve bu kahramanca hareketinden dolayı kendisine “tayyar” (uçan) nâmı verilmiÅŸtir.
Temmuz ayında Osmaniye’deki müstehkem Fransız karargâhına saldıran arkadaÅŸlarının tereddüdünü gören Tayyar Rahmiye:
“–Ben kadın olduÄŸum halde ayakta duruyorum da siz erkek olduÄŸunuz halde yerlerde sürünmekten ve saklanmaktan utanmıyor musunuz?” diye bağırarak arkadaÅŸlarını hücuma teÅŸvik etmiÅŸ ve Fransız karargâh kapısının on adım önünde alnından aldığı bir kurÅŸun yarasıyla ÅŸehid olmuÅŸtur.
AraÅŸtırma: OÄŸuz KÖROÄžLU