Kahramanlar
Önce Vatan'ım






![]() | Bugün | 509 |
![]() | Dün | 574 |
![]() | Bu Hafta | 2390 |
![]() | Gecen Hafta | 3729 |
![]() | Bu Ay | 12619 |
![]() | Gecen Ay | 14877 |
![]() | Toplam | 361275 |
| 14678 Toplam | |
| 1 Bugun | |
| 3 Bu Hafta | |
| 7 Bu Ay | |
| 32 Bu Yil |
Tük kadınının vatanseverliÄŸi
Milli Mücadele devirlerini idrak eden kadın muharrirlerimizden Åžükûfe Nihal Hanım, “Domaniç DaÄŸları’nın Yolcusu–Bir Yurt Gecesi” isimli eserinde dikkat çeken bir olay nakletmektedir:
“...İstiklâl Cengi sıralarında İnegöl toprakları bir büyük facia geçirmiÅŸ... Domaniç DaÄŸları’ndan inen bir köylü kadını, düÅŸmana yol göstererek vatana ihanet etmiÅŸ olan öz oÄŸlunu silâhıyla vurarak bizzat cezalandırmıştır.
İki satırla kısaltılan bu hadise, bir roman, bir destan mevzuu olabilecek kadar geniÅŸ ve engin... Bir Türk kadınının yüksek vatan sevgisini ve inancını ifade ettiÄŸi için, kadınlık tarihimizin sayfalarına yeni bir ün katacak kadar haÅŸmetli...
Biricik sevgili çocuÄŸunu kendi elleriyle yere seren kahraman ananın yaÅŸadığı bu hâl, hakikaten ibret vericidir....
Hikâyeyi, KurtuluÅŸ Savaşı’nda bulunmuÅŸ bir arkadaÅŸtan ÅŸöyle dinlemiÅŸtim:
Bir Yunan fırkası, Bursa’nın Adranos Kazası’ndan geçti. Domaniç’ten, Sultan DaÄŸları’ndan Kütahya üzerine doÄŸru yürüdü. Karargâh Kumandanı Nâzım Bey ÅŸehid oldu. İnegöl halkı yediden yetmiÅŸine kadar düÅŸmana karşı koymaya hazır... Silah bulamayanlar, taÅŸ, odun, demir parçalarıyla vatanı korumaya gidiyorlar!..
İhanet affedilmez
O sırada Domaniç DaÄŸları’nın bu yiÄŸit kadını da 20 yıl boyunca bütün bir gençliÄŸini harcayarak yetiÅŸtirdiÄŸi oÄŸlunun eline silahını veriyor. Ona aşıladığı vatan sevgisinden emin bir halde göÄŸsünü gere gere, İnegöl’e düÅŸmanın karşısına gönderiyor.
Lâkin, gel gör ki; daÄŸdan inen bu saf köylü çocuÄŸu, bize hıyânet eden bir jandarma onbaşısının oyuncağı oluyor. Yaptığı iÅŸin kötülüÄŸünü farketmeden düÅŸmana haber taşıyor.
Bir gün, köyünde oÄŸlunu, yurdunun kurtuluÅŸu için dua ederek bekleyen bu talihsiz anaya, uÄŸursuz bir haber veriyorlar:
“–OÄŸlun düÅŸmana casusluk etti!”
Kadın bir an duraklamadan silahlarını kuÅŸanarak atına binip yola düÅŸüyor. Kuytu ormanlar, yalçın kayalar aÅŸarak bir yıldırım hızı ile İnegöl’e iniyor. Aldığı adrese göre oÄŸlunun bulunduÄŸu yere varıyor.
Kendisini görmek üzere geldiÄŸini söylüyor.
Az sonra anasının geliÅŸine sevinen genç, elini öpmek için koÅŸa koÅŸa yaklaşırken atının üstünde dimdik bekleyen kadın, kara feracesinin yerine sakladığı silâhı çekerek tek kurÅŸunla onu topraÄŸa seriyor... Ve atın başını çevirerek arkasına bakmadan, bir kasırga hızıyla dönüp kayboluyor...”
Küçük Nezâhet
Milli Mücadele esnasında 10–12 yaÅŸlarında idi. Babası 70. Alay Kumandanı Hâfız Halid Bey’in yanında birçok harbe iÅŸtirak etmiÅŸtir. Alay’ın askerleri için fevkalade ehemmiyetli bir rol oynamıştır. Bu harika küçük kız, yaşından beklenmeyecek derecede büyük cesaret örnekleri vererek babası Hafız Halid Bey’in kumandasındaki 70. Alay’ın birçok muvaffakiyetlerinin belli baÅŸlı âmili olmuÅŸtur. Hakikaten, Gediz Muharebelerinde geri çekilen askerlerin önüne çıkarak, “Durun! Nereye gidiyorsunuz?..” diye haykırarak etrafına olaÄŸanüstü bir cesaret aşılamıştır.
Bu gibi hizmet ve faaliyetleriyle, cepheyi teftiÅŸe gelen kumandanların da dikkatlerini çektiÄŸi için kendisine madalya verilmesi ve çeyizinin Meclis tarafından temini ve kendisini mirîmîranlık, yani sivil paÅŸalıkla taltif edilmesi gibi tekliflerle TBMM’de müzakerelere konu olmuÅŸtur. Bu müzâkereler, O’nun hizmetlerinin ne kadar önemli olduÄŸunu ve de takdirle karşılaÅŸtığını göstermesi bakımından son derece calib–i dikkatdir.
30 Ocak 1921 tarihinde Meclis’te vaki olan bu müzakerenin zaptında ÅŸunlar yazmaktadır:
Katip Feyyaz Ali Bey, Bursa Mebusu Operatör Emin Beyin teklifini okuyor:
“–Türkiye Büyük Millet Meclisi Riyâseti Celilesine!.. İnönü Meydan Muharebeleri’nde bilfiil çarpışmaya iÅŸtirak ve her an, efrat ve zabitanı teÅŸci eden 70. Alay Kumandanı Hâfız Halid Bey’in kerimesi 12 yaÅŸlarında Nezahet Hanım’a ilk İstiklal Madalyasının verilmesi teklifini, Heyet–i Umumiye’nin tasdikine arz edilmesini rica ederim.” 30 Kânunusani 1337–(1921)
Celâleddin Arif Bey (Erzurum) :
“–İzahat verirlerse iyi olur efendim.”
Emin Bey kürsüye geliyor ve ÅŸu izahatta bulunuyor:
Millet bana yeter
“–Efendim bu Nezahet Hanım denilen küçük hanım, mini mini hanım, sekiz yaşında öksüz kalmış. Babasının da baÅŸka kimsesi olmadığı için babasının kucağına düÅŸmüÅŸ ve Harbi Umumî’de muhtelif cephelerde, harp içinde büyümüÅŸtür. Hâfız Halid Bey denilen zat da, gayet kahraman bir kumandanımızdır. Nezahet Hanım, ne zaman bir neferin, bir zabitin sarsıldığını görse hemen yanına koÅŸar, “haydi beraber çarpışalım” der, onunla beraber çarpışır.
Babasında ufak bir tereddüt görse hemen babasına koÅŸar, “Aman baba hiç müteessir olma, annem vâkıa ölmüÅŸtür; seni de vururlarsa ben yetim kalmam. Bana millet bakar; hadi babacığım” diyerek teÅŸvik eder. Ve kim bir parça sendelerse Nezahet Hanım mutlaka onun yakasına yapışır. Bu çocuk, mutlaka muhtac–ı taltiftir. İlk İstiklâl Madalyasını bu çocuÄŸa verirsek büyük bir kadirÅŸinaslık gösteririz.
Hamdi Namık Bey (İzmit):
Bir Paşa Hanım gerek
“–Efendim, Emin Bey biraderimizin buyurdukları Hâlid Bey ile kerimesini bendeniz de tanırım. Hakikaten böyledir. Yalnız ben diyorum ki, pek kıymettar addettiÄŸimiz İstiklâl Madalyalarını Yunan madalyalarına özenmemek için 12 yaşında bir çocuÄŸa vermek yerine büyüdüÄŸü zaman cihazını temin edecek bir hediye takdim edelim.
Tunalı Hilmi Bey (Bolu):
“–Efendim, bendeniz ilk defa olmak üzere Osmanlı tarihinde bir “paÅŸa hanım” görmek istiyorum. Kendisine “mîrimîran” rütbesinin tevcihini teklif ediyorum. Yalnız niÅŸan deÄŸil, bir de rütbe.
AraÅŸtırma: OÄŸuz KÖROÄžLU