Kahramanlar
Enver PaÅŸa...






![]() | Bugün | 510 |
![]() | Dün | 574 |
![]() | Bu Hafta | 2391 |
![]() | Gecen Hafta | 3729 |
![]() | Bu Ay | 12620 |
![]() | Gecen Ay | 14877 |
![]() | Toplam | 361276 |
| 14678 Toplam | |
| 1 Bugun | |
| 3 Bu Hafta | |
| 7 Bu Ay | |
| 32 Bu Yil |
Bu kutlu mars, Enver pasa Türkistan'a gittigi zaman orada ki Türk'lerin agzindan dökülüp, dalga dalga yayilarak Ortaasya semalarinda yillarca yankilanip günümüze kadar söylenerek gelen yanik bir ezgidir...
Hos gelisler ola, kahraman Enver Pasa
Askerin, milletin bayraginla çok yasa
Ars ars ars ileri ileri, dönmez geri, Türk'ün askeri
Sagdan sola, soldan saga Al da Bayragin düsman üstüne
Cephede mitralyöz, ayna gibi parliyor
Türkistan Türkleri bayrak açmis bekliyor
Ars ars ars ileri ileri, dönmez geri, Türk'ün askeri
Sagdan sola, soldan saga Al'da Bayragin düsman üstüne
KAHRAMAN ENVER PAÅžA
Asil adi Ismail Enver'dir. Istanbul Divanyolu'nda dogdu, Dogumu ile ilgili olarak Türkçe ve Almanca otobiyografilerinde farkli tarihler verilmektedir (23 Kasim 1881 Çarsamba, 6 Aralik 1882 Çarsamba). Ailesi Manastirli olup babasi, önceleri Nâfia Nezâreti fen memurlugu yapan, daha sonra surre emini olan sivil pasalik rütbesine yükselen Ahmed Bey, annesi Ayse Hanim'dir. Küçük yasta gösterdigi asiri Istek sebebiyle henüz üç yasinda iken ibtidâi mektebine kaydedildi. Ardindan Fâtih Mekteb-i Ibtidâisi'ne girdi. Bu okulun ikinci sinifinda iken babasinin Manastir vilâyeti Nâfia fen memurluguna tayini üzerine ögrenimine bu sehirde devam ettikten sonra yine ayni yerde askeri rüsdiye ve askerî idadi tahsilini tamamlayarak Mekteb-i Harbiyye-i Sâhâne'ye girdi. Daha o siralarda, yüksek okullarda yaygin olan II. Abdülhamid aleyhten propagandadan etkilendigi otobiyografisinden anlasilan Enver Bey, Mekteb-i Harbiyye-i Sâhâne'yi dokuzuncu olarak bitirip erkâni harp sinifi için ayrilan kirk bes kisilik kontenjan içerisine girmeyi basardi.
Erkâniharp egitimi sirasinda bir defa Yildiz Sarayina götürülerek sorgulandiysa da hüküm giymedi. Ancak bu dönemdeki Ittihat ve Terakki Cemiyeti faaliyetlerine katilmadigi kesindir. Sinif ikincisi olarak okuldan mezun olduktan sonra 1903 yili Ocak ayinda erkâniharp yüzbasisi rütbesiyle Manastir'daki 13. Seyyar Topçu Alayi'na tayin edildi. Bu esnada Bulgar çetelerinin takip ve tenkili için yapilan harekâta katildi, 1903 yili Eylülünde Koçana'da bulunan 20. Piyade Alayi'nin birinci bölügüne nakledildi. Nisan 1904 tarihinde Üsküp'teki 16, Süvari Alayi'nda görevlendirildi. Ayni yilin Ekim ayinda Istip'teki alaya giren Enver Bey iki ay sona "sunûf-i muhtelife" hizmetini tamamlayarak Manastir'daki karargâhina geri döndü.
Burada erkâniharp dairesinin birinci ve ikinci subelerinde yirmi sekiz gün çalisti. Ardindan Manastir Mintika-i AskeriyyesI Ohri ve Kirçova mintikalari müfettisligine tayin edildi. 7 Mart 1905'te kolagasi oldu. Bu görev sirasinda Bulgar, Rum ve Arnavut çetelerine karsi girisilen askerî harekâtta üstün basarilar gösterdiginden dördüncü ve üçüncü Mecidi, dördüncü Osmani nisanlan ve altin liyakat madalyasi ile ödüllendirildi: 13 Eylül 1906 tarihinde binbasiliga yükseltildi. Bulgar çeteleri-ne karsi yürüttügü faaliyet onun üzerinde Milliyetçilik fikirlerinin etkili olmasinda rol oynadi. Bu ay içinde Selanik'te kurulan Osmanli Hürriyet Cemiyeti'ne on ikinci üye olarak katildi.
Manastir'a dönüsünde cemiyetin buradaki teskilatim kurma faaliyetinde bulundu. Bu faaliyetleri, Osmanli Hürriyet Cemiyeti ile merkezi Paris'te olan Osmanli Terakki ve Ittihat Cemiyeti'nin birlesmesi ve ilk örgütün Osmanli Terakki ve Ittihat Cemiyeti Dahili Merkez-i Umumisi adini almasindan sonra daha yogun olarak sürdürdü. Terakki ve Ittihat Cemiyeti tarafindan baslatilan ihtilal girisimlerine katildi. Faaliyetinin ihbar edilmesi üzerine Istanbul'a davet edildi. Ancak 24 Haziran 1908 aksami daga çikarak ihtilalde öncü rol oynadi.
Tikves'teki örgütlenme faaliyetinden sonra 21 Temmuz 1908'de Köprülü'ye geçen Enver Bey, 23 Temmuz 1908 tarihinde II Abdülhamid'in Meclis-i Mebusan'i yeniden toplantiya çagiran iradesi sonrasinda Selanik'e giderek bu sehirdeki kutlamalara katildi. Daga çikan subaylar arasinda en kidemlisi oldugundan ve Kolagasi Niyazi Bey ile beraber en önemli faaliyeti gerçeklestirdiginden bir anda "kahraman-i hürriyet" haline geldi ve bu tarihten itibaren yeniden Osmanli Ittihat ve Terakki Cemiyeti adini kullanmaya baslayan örgüt içindeki askeri kanadin önde gelen isimlerinden biri oldu. 23 Agustos 1908'de Rumeli Vilayeti Müfettisligi refakatine verilen Enver Bey, 5 Mart 1909'da 5000 kurus maasla Berlin askeri atasesi olarak görevlendirildi.
31 Mart Vak'asi üzerine geçici olarak yurda dönen Enver Bey Istanbul'da Hareket Ordu'-suna katildiktan sonra tekrar Berlin'e gitti. 12 Ekim 1910 tarihinde Birinci ve Ikinci Ordu manevralarinda hakem olarak görev yapmak üzere yeniden Istanbul'a geldi ve kisa bir siire sonra geri döndü. Mart 1911'de Istanbul'a gelen Enver Bey, 19 Mart 1911'de Makedonya'daki çete faaliyetlerine karsi alinacak tedbirleri denetlemek ve bu alanda rapor hazirlamak üzere bölgeye gitti. Enver Bey dolastigi Selanik, Üsküp, Manastir, Köprülü ve Tikves'te bir yandan çetelere karsi alinacak tedbirler üzerinde çalisirken öte yandan Ittihat ve Terakki Cemiyeti ileri gelenleriyle görüstü.
11 Mayis 1911 tarihinde Istanbul'a döndü. 15 Mayis 1911'de Sultan Mehmed Resad'in yegenlerinden Naciye Sultan ile nisanlandi. 27 Temmuz 1911'de Malisör isyani sebebiyle Iskodra'da toplanan Ikinci Kolordu'nun erkâniharp reisi olarak Trieste üzerinden Iskodra'ya gitmek üzere Istanbul'dan ayrildi. 29 Temmuz'da ulastigi Iskodra'da Malisör isyaninin bastirilmasi, Ittihat ve Terakki Cemiyeti'nin Arnavut üyeleriyle olan meselelerinin hallinde önemli rol oynadi. Daha sonra Berlin'e geçtiyse de Italyanlar'in Trablusgarp'a saldirmalari üzerine yurda döndü.
3 Eylül 1911 tarihinde Selanik'te yapilan Ittihat ve Terakki Cemiyeti merkez-i umumi toplantisinda Italyanlar'a karsi bir gerilla savasi yürütmesi fikrini savunan Enver Bey bu görüsünü diger örgüt üyelerine de kabul ettirdi. 8 Ekim 1911'de padisah ve hükümet yetkilileriyle görüstükten sonra Iskenderiye'ye gitmek üzere 10 Ekim 1911'de Istanbul'dan ayrildi. Misir'da ileri gelen Arap liderleriyle çesitli temaslar kurup 22 Ekim'de Bingazi'ye hareket etti. Çölü geçerek 8 Kasimda Tobruk'a ulasti, l Aralik 1911 'de Aynülmansûr'da askeri karargahini kurdu. Italyanlar'a karsi yapilan muharebe ve gerilla harekatinda büyük basarilar elde etti. 24 Ocak 1912 tarihinde bu görevine ilaveten Bingazi mutaasarrifligina tayin edildi.
10 Haziran 1912'de kaymakam oldu. Kasim 1912 sonlarinda Balkan Savasi'na katilmak üzere Bingazi'yi terkederek tebdili kiyafetle Iskenderiye'ye, oradan de bir Italyan gemisiyle Brindisi'ye gitti. Viyana üzerinden Istanbul'a dönen Enver Bey, l Ocak 1913'te Nazim Pasa ile görüstü. Harbiye naziri ile Kamil Pasa'nin istifaya zorlanmasi ve yerine savasa devam edecek bir hükümetin kurulmasi konusunda anlasmaya vardi. Daha sonda bu fikri, Kamil Pasa'nin görevde kalmasini isteyen Sultan Mehmed Resad'a da kabul ettirmeye çalisti.
Enver Bey ile Ittihat ve Terakki Cemiyeti'nin ileri gelenleri 23 Ocak 1913 tarihinde Bâ-biâli Baskini'ni gerçeklestirdiler. Enver Bey öncü rol oynadigi bu hükümet darbesinde Kamil Pasa'ya Istifanamesini imzalatti. Ardindan padisahi ziyaret ederek Mahmud Sevket Pasa'nin sadarete getirilmesini sagladi. 12 Haziran 1913'de Mahmud Sevket Pasa'nin vurulmasindan sonra ülke yönetimine fiilen el koyan Ittihat ve Terakki içindeki askeri kadronun da lideri haline gelen Enver Bey, hayati kararlarin alinmasinda etkili oldu. II Balkan Savasi sirasinda 22 Temmuz 1913'te Edirne'ye girisi toplum nezdindeki prestijini daha da artirdi. 15 Aralik 1913'de Miralay, 3 Ocak 1914'te Mirliva, ayni tarihte Ahmed Izzet Pasa'nin yerine Harbiye naziri oldu.
8 Ocak 1914 tarihinde ayni zamanda Erkan-i Harbiye-i Umumiyye reisligi görevini üstlenen Enver Pasa yeni görevinde büyük bir gayretle, I. Balkan Savas'nda bozguna ugrayan Osmanliordusunun yeniden düzenlenmesine çalisti. Eski dönemin yasli pasalarinin tamamina yakin bir kismi emekli edildi ve genç subaylar orduda önemli göreve getirildi. Enver Pasa'nin mahiyetinde çalismis olan Rauf bey ve Kazim Karabekir gibi subaylar onun bu çabalarinin basarili oldugunu kabul ederler. Enver Pasa'nin bu düzenlemesi bir anlamda Cumhuriyet'in kurulusunda önemli rol oynayan o kadronun da Osmanli ordu teskilatinda yükselmesini sagladi. Enver Pasa, Harbiye nazirligi sirasinda "enverîye" adi verilen askeri ve ayni adla anilan, sesli, sessiz harflerin her harfinin ayri yazilmasi ile uygulanan bir yazi gibi yenilikler yapti. 5 Mart 1914 tarihinde Naciye Sultan ile evlenen Enver Pasa, Ittihat i Terakki Cemiyeti tarafindan Almanya ile ittifak anlasmasi saglamak Için girisimlerde bulunmak üzere görevlendirildi. Enver Pasa'nin ilk girisim ve teklifleri Alman Imparatorlugu'nun Istanbul Büyükelçisi Hans von Wangenheim tarafindan reddedildi.
Daha sonra Avusturya-Maceristan yetkililerin de baskilari ile Wangenheim'in Sansölye Betmann Hollweg'in itirazlarina neden olan Kayser II. Wilhelm'in sahsi emriyle Agustos 1914 tarihli ittifak anlasmasi ile Genel kanaatin aksine, ittifak anlasmasi Almanlar'dan gelmedigi gibi bu alanda yanasmamakta uzun süre direnen de Alman Imparatorlugu olmustur. Dolayisiyla Enver Pasa'nin Osmanli Devleti'ni bir oldu bittisi sonucunda Almanlar'la ittifak anlasmasi imzalat zorladigi tezi dogru degildir; ayrica hiç bir büyük Avrupa devleti tarafindan ittifaka ne dahil edilmeyen Osmanli Devleti'nin Alman ittifakini saglamasi gerektigi konusunda Ittihat ve Terakki liderlerinin tamami ayni kaanati tasiyordu.
10 Agustos 1914 günü Çanakkale önüne gelen Goeben ve Breslau buharli Alman savas gemileri peslerindeki Ingiliz gemilerinden kaçabilmek için giris izni isteyince kendisiyle görüsen Kress von Kressenstein'in talebiyle Enver Pasa re'sen verdigi bir emirle gemilerin içeri alinmasini ve eger takip etmek isterlerse Ingiliz gemilerine ates açilmasini emretti. Olaylari yasayan bazi subaylar, 22 Ekim 1914'de Enver Pasa'nin Amiral Souchon'a Karadeniz'deki Rus donanmasina saldirmasi için sifahi emir verdigini iddia etmektedirler. Ancak bu konuda yazili bir emir 25 Ekim 1914'te Enver Pasa tarafindan amirale gönderilmisti. 29 Ekim 1914 günü Karadeniz'e manevra gerekçesiyle çikan Osmanli donanmasinin Rus Çarligi liman ve gemilerine saldirisi sonrasinda Enver Pasa, müttefiklerine tazminat ödeyerek tarafsizligin korunmasi fikrini savunan hükümet üyelerine karsi savasa giris tezinin en hararetli savunucusu oldu.
Savasa girilmesinden sonra Enver Pasa Harbiye naziri olarak askeri harekatin yönetimini de ele aldi. Ancak kendisinin tamamen bir Alman kuklasi olup onlarin isteklerini yerine getirmeye çalistigi seklindeki görüsler dogru degildir. Bizzat Alman belgeleri, Enver Pasa'nin çesitli hususlarda Alman askeri yetkilileriyle çatistigini göstermektedir. Enver Pasa'nin I. Dünya savasi sirasindaki fiili tek kumandasi Kafkas cephesinde olmustur. 14 Ekim 1918 tarihinde Talat Pasa kabinesinin istifasi ile Enver Pasa'nin da Harbiye nazirligi sona erdi ve 1-2 Kasim 1918'de Ittihat ve Terakki'nin diger yedi lideriyle birlikte Ülkeden ayrildi.
Enver Pasa ülkeden ayrilmadan önce Sadrazam Ahmed Izzet Pasa'ya yazdigi mektupta kullandigi ifadeler, onun Azerbaycan'da müstakil bir Türk hükümeti kurmaya çalisacagi intibasini uyandirmaktaydi. Nitekim Kirim'da Berlin'e giden arkadaslarindan ayrilarak amcasi Halil Pasa ve kardesi Nuri Bey'in denetiminde bulunan Kafkasya'daki ordu birliklerine ulasmak üzere oraya hareket etti. Ancak kayalara bindiren takanin batmasi sonucunda bunu gerçeklestiremedigi gibi bölgedeki birliklerin etkisiz hale getirilerek kumanda heyetinin tutuklandigini ögrenince de Berlin'e gitmeye karar verdi. Nisan 1919'da Berlin'e gidip Babelsberg semtine yerlesti ve Almanya'da yeniden teskilatlanmaya çalisan Ittihat ve Terakki'nin faaliyetinde rol oynadi; ayrica Ingilizler'le de çesitli pazarliklarda bulundu, fakat bu alanda bir anlasma saglanamadi. Enver Pasa Talat Pasa ile birlikte 1919 Agustos ayi sonunda Bolsevik liderlerinden Kari Radek'i tutuklu bulundugu hücresinde ziyaret etti. Radek Ittihat ve Terakki'nin bu iki liderini Moskova'ya davet etti. 10 Ekim 1919 tarihinde Mehmet Ali Sami takma adi ve Rusya'daki Türk Hilal'i Ahmar temsilcisi bir doktor kimligiyle uçakla Berlin'den Moskova'ya hareket eden Enver Pasa, 13 Ekimde Königsberg'e ve 15 Ekim'de Shiaulai'ye (Litvanya) vardi. Daha sonra Abeli'ye inis yapan uçak yolculari Litvanya yetkilileri tarafindan göz altina alindilar ve Kaunas'sa gönderildiler.
Enver Pasa Kaunas'taki hapishanede iki ay geçirdikten sonra tekrar Berlin'e döndü. Bu sirada hapisten çikan Radek'in talebi üzerine bazi Ittihat ve Terakki liderleri Moskova'ya hareket ettiler ve 27 Mayis 1920 tarihinde burada bulustular. Berlin'de kalan Enver Pasa'da çesitli temaslardan sonra Alman adina düzenlenmis sahte belgelerle yola çikti. Ancak bu uçagi yine zorunlu inis yapinca tekrar yakalandi ve Riga hapishanesine götürüldü. Burada bir komünist, bir Alman yahudisi olarak muamele gören Enver Pasa tekrar serbest birakildi. 1920 Agustos ayinin basinda üçüncü defa Berlin'i terk eden Enver Pasa Stettin, Königsberg, Mingskve Somalengk üzerinden 16 Agustos tarihinde Moskova'ya ulasti. Burada gayet iyi karsilandi ve Kremlin'in büyük duvarina bakan Sopiskaia Naberezhnaya semtindeki bir konuk evine yerlestirildi. Enver Pasa eski ittihatçi arkadaslari ve Orta Asya'dan gelen temsilcilerle görüstü. Ayrica Çiçerin, Radek, Zinoiev ve LenIn ile görüsmeler yapti ve Sovyet-Alman temaslarinda arabuluculuk görevini üstlendi. Berlin'den Moskova'ya gelmesinde yardimci olan eski arkadasi Hans von Seect'e yazdigi 25 ve 26 Agustos tarihli iki mektuba göre, Troçki ve temsilcisi E.M. Skliansky'le yaptigi görüsmelerde Anadolu hareketine silah yardiminda bulunulmasini istedi ve söz dahi aldi. îslâm Ihtilal Cemiyetleri Ittihadi adinda bir örgüt kurdu.
Enver Pasa 1-8 Eylül 1920 tarihinde Bakü'de gerçeklesen Dogu Halklari Kongresi'ne Libya, Tunus, Cezayir ve Fas'i temsilen katildi. Ankara hükümeti de kongrede Ibrahim Tali (Öngören) tarafindan temsil edildi. Ancak bu kongre önemli sonuçlar dogurmadi. Sovyetlerin ihtilalci gruplari degil, Mustafa Kemal, Riza Sah, Çang-Kay-Sek Emanullah Han gibi tarafsiz liderlerin yönetimlerini destekleme kararlari Enver Pasa'nin isini zorlastirdi. Ekim 1920 baslarinda yeniden Berlin'e döndü ve Lüksgrunewald semtine yerlesti. Daha sonra Isviçre'ye giden Enver Pasa burada Hakki Pasa ile görüserek Rusya'dan Anadolu'ya askerî yardim göndermek üzere bir gizli teskilat kurmaya karar verdi. Komitede H. Von Seect'in eski yaveri binbasi Fischer ve Alman harb bakanliginda askeri teçhizat sorumlusu yüzbasi Kress'de bulunmaktaydi. Ancak Moskova'dan gerekli maddi yardim saglanamadi. Halil Pasa'mn Enver Pasa'ya yazdigi 4 Kasim 1920 tarihli mektuba göre bu alandaki yeni taleplerde Karahan tarafindan reddedildi. Enver Pasa 1921 Subat' i sonunda yeniden Moskovaya gitti ve burada Çiçerin ve yeni Ankara hükümeti temsilcisi Bekir Sami Bey'le çesitli görüsmeler yapti.
16 Temmuz 1921'de Mustafa Kemal Pasa'ya uzun bir mektup yazarak kendisinin faaliyetleri hakkindaki sikayetleri ve Anadolu Hareketine el koyma iddialarina karsi çikti. 30 Temmuz'da Ankara'ya yönelik Yunan saldirisi basladiginda Enver Pasa diger Ittihatçi liderlerle birlikte Anadolu'ya geçme fikriyle Batum'a gitti. Bu sirada Trabzon'daki Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'de onu destekliyordu. 5 Eylül'de burada yapilan ve Halk Suralar Firkasi Toplantisi olarak ilan edilen Ittihatçi toplantisinda Ankara'daki T.B.M.M.'ne Ittihatçi sürgünlerle soguk iliskilerin sona erdirilmesi içinde basvuruda bulunmasi kararlastirildi. Ancak Sakarya zaferi Enver Pasa'nin planlarinin bir defa daha bütünüyle degismesine yol açti. Baku'yu terk eden Enver Pasa Tiflis, Askabat ve Merv'e ugradiktan sonda Ekim 1921 tarihinde kendisine refakat eden Teskilat-i Mahsusa eski liderlerinden Kusçubasi Haci Sami ve diger bazi Ittihattçilarla birlikte Buhara'ya gitti. 8 Kasimda Türk subaylarla birlikte tekrar yola çikti ve 19 Kasim'da Akbulag, 21 Kasim'da Basçardak kislaginda ve 24 Kasim'da Gurgantepe'ye ulasti. Burada Cedidci Alehytari Lakay Ibrahim Bey'in esiri durumuna geldi.
Subat 1922 sonunda buradan kurtulan Enver Pasa Ruslara karsi savasan Basmacilari örgütlemek için tekrar Dusanbe ilerisindeki kislaklara gitti. 24 Temmuz'da Ruslarin Dusanbe'yi almasi üzerine geri çekilerek Satilmis Kislagina vardi. Buradan Belcuvan bölgesindeki Âbideryâ köyüne geçti ve son karargahi, burada kurdu. 4 Agustos 1922'de karargahta düzenlenen Kurban Bayrami töreninde mahiyetinde kalan askerlerle bayramlasirken ani bir Rus baskinina ugradi; yanindaki otuza yakin atliyla yöneldigi Çegan tepesi mevkiinde giristigi çarpismada ön safta vurusurken sehit oldu.
Enver Pasa'nin esyalari müfreze kumandani Kulikof tarafindan Taskent'e gönderildi. Buradan daha sonra Moskova'daki askeri müzeye nakledildi. Cenazesi Âbideryâ köyünde topraga verildi.(Aziz na'si 1996 yilinda ülkemize getirilmistir ve Hürriyet tepesinde tarafimizdan göndere çekilen ve nazli nazli dalgalanan sanli bayragimizin altinda yatmaktadir. ÜLKÜM )
Enver Pasa'nin siyasi ve askeri kariyeri hakkinda degisik ve birbiriyle çelisen yorumlar yapilmistir. 1908 ihtilalinde oynadigi rol, Trablusgarp Harb'indeki basarilari sebebiyle kamuoyunda büyük prestij kazanan Enver Bey'in aleyhine Mondros Mütearekesi'nin ardindan bir kampanya baslatilmis, 1922 sonrasinda ise yeni rejim Enver Pasa ve arkadaslarini gereksiz yere l. Dünya Savasi'na girilmesinden sorumlu tutmus, mütareke dönemi faaliyetleride bir maceraci olarak yorumlanmistir. Belirli dönemlerde leyhine ve aleyhine yogun yayin yapilmalisi, Enver Pasa hakkinda ojektif bir degerlendirilme yapilmasini güçlestiren temel sebep olmustur.
Yetistirdigi dönemin Osmanli zabitani içinde kendini gelistiren Enver Pasa Makedonya'daki çete savaslarinda gösterdigi basarilarla sivrilmistir. 1908 hareketinde öncü rolü onu halk kahramani mertebesine getirdigi gibi Ittihat ve Terakki Cemiyeti içindeki durumunu da güçlendirmis, 1913 Babiali Baskinindan itibaren gerek bu örgütün askeri kanadinin gerekse Teskilat-i Mahsusa'nin lideri haline gelmistir. Bu dönemde kendi kaleminden çikan mektuplar, Enver Pasa'nin Fransizca ve Almancayi iyi düzeyde kullanabilen ve bati düsünürlerin kitaplarini okuyan bir kisi oldugunu göstermektedir.
Enver Pasa'nin l. Dünya savasina girilmesindeki sorumlugu ve rolü ise son dönemlerinde yayimlanan Alman ve Avusturya belgelerinden anlasildigina göre daha ziyade Goeben ve Bresleu zirhlilarinin bogazlardan geçirilmesi ve Rus limanlarinin bombardimani emrinin verilmesi çevresinde sekillenmektedir. Onun Mütareke sirasindaki faaliyetleri ise özellikle son dönemlerde yayimlanan belgelerin isigi altinda sahsi girisimler olmaktan ziyade Ittihat ve Terakki kadrosunun faaliyetleri olarak degerlendirilmelidir. Ancak Enver Pasa'nin maceracilik boyutlarina varan hareketleri konusunda yorumda bulunulurken içinde yasadigi çagin da bir macera çagi oldugu hesaba katilmalidir.