Kahramanlar
Kınalı Ali






![]() | Bugün | 514 |
![]() | Dün | 574 |
![]() | Bu Hafta | 2395 |
![]() | Gecen Hafta | 3729 |
![]() | Bu Ay | 12624 |
![]() | Gecen Ay | 14877 |
![]() | Toplam | 361280 |
| 14678 Toplam | |
| 1 Bugun | |
| 3 Bu Hafta | |
| 7 Bu Ay | |
| 32 Bu Yil |
ÜsteÄŸmen Faruk cepheye yeni gelen askerleri kontrol ediyor bir taraftan da onlarla laflıyor, nerelisin gibi sorular soruyordu. Bir ara saçının ortası sararmış bir çocuk gördü. Merakla "adın ne senin evladım?" der.
Çocuk: "Ali", diye cevap verir.
- "Nerelisin?" der.
Ali: "Tokat, Zile'denim" der.
- "Peki evladım bu kafanın hali ne?"
Ali: "Anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım" der.
- "Neden?" der üsteÄŸmen.
Ali: "Bilmiyorum komutanım" der.
"Peki gidebilirsin Kınalı Ali" der komutan. O günden sonra herkes ona 'Kınalı Ali' der. Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer.
Kısa surede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaÅŸlarının sevgisini kazanır Kınali Ali. Bir gün ailesine mektup yazmak ister. Ali'nin okuma yazması da yoktur. ArkadaÅŸlarından yardim ister ve hep beraber baÅŸlarlar yazmaya. Ali söyler arkadaÅŸları yazar:
"Sevgili Anne ve Babacım. Ellerinizden öperim. Ben burada çok iyiyim. Beni merak etmeyin" diye baÅŸlar. Kız kardeÅŸini, kendinden bir küçük erkek kardeÅŸini sorar. Köyündekilerin burnunda tüttüÄŸünü yazdırır. Kendilerini merak etmemesini, kendileri var oldukça düÅŸmanın bir adım bile ilerleyemeyeceÄŸini yazdırır.
Gururla mektubu bitirir. Neden sonra aklına gelir ve yazının sonuna anasına not düÅŸer. Alinin kendisinden hemen sonra askere gelecek bir kardeÅŸi daha vardır:
"Anacağım kafama kına yaktın, burada komutanlarım ve arkadaÅŸlarım benle hep dalga geçtiler. Sakın kardeÅŸim Ahmet'e de yakma. Onla da dalga geçmesinler" der. "Ellerinden öptüm" diye bitirir.
Aradan zaman geçer. İngilizler kati netice almak için tüm güçleriyle Gelibolu'ya yüklenirler.Bu cepheyi savunan erlerimiz teker teker ÅŸehit düÅŸmüÅŸlerdi. Bunlara takviye olarak giden yedek kuvvetlerde yeterli olmamış onların sayıları da epey azalmıştı. Gelibolu düÅŸmek üzereydi. Kınalı Ali'nin komutanı da olayı görüp yerinde duramıyordu. Kendisinin bölüÄŸü henüz sıcak temasa hazır deÄŸildi. Onlar yeni gelmiÅŸti, onları insan bedeninin süngü ve mermilerle orak gibi biçildiÄŸi bu yere göndermemek için dua ediyordu. Komutanların bu düÅŸünceli hali gören ve durumun vahametini bilen Kınalı Ali ve arkadaÅŸları komutanlarına yalvar yakar oraya gitmek istediklerini söylerler. Komutanları onları ölüme gönderdiÄŸini bile bile çaresiz gönderir.
Kınalı Ali'nin bölüÄŸünden kimse saÄŸ kalmaz. Hepsi ÅŸehit düÅŸmüÅŸtür. Aradan zaman geçer. Kınalı Ali'nin ailesine yazdığı mektubun cevabı gelir. Komutanları buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya karar verirler.
(bu mektubun aslı Çanakkale müzesinde sergilenmektedir)
Babası anlatır Ali'nin: "OÄŸlum Ali. Nasılsın, iyi misin? Gözlerinden öperim, selam ederim." dedikten sonra, "Öküzü sattık, paranın yarısını sana, yarısını da cepheye gidecek kardeÅŸine veriyoruz. Åžimdi öküzün yerine tarlayı ben sürüyorum. Zaten artık zahireye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum da. Siz sakın bizi merak etmeyin, bizi düÅŸünmeyin" der. Köyü, akrabalarını anlatır ve mektubu bitirir: "Ali, ananın da sana diyeceÄŸi bir ÅŸey var."
Anası anlatır: "OÄŸlum Ali, yazmışsın ki kafamdaki kınayla dalga geçtiler, kardeÅŸime de yakma, demiÅŸsin. KardeÅŸine de yaktım. Komutanlarına ve arkadaÅŸlarına söyle, senle dalga geçmesinler. Bizde 3 ÅŸeye kına yakarlar:
1- Gelinlik kıza, gitsin ailesine çocuklarına kurban olsun diye,Gözlerinden öper, selam ederim. Allah'a emanet olun."