





![]() | Bugün | 544 |
![]() | Dün | 574 |
![]() | Bu Hafta | 2425 |
![]() | Gecen Hafta | 3729 |
![]() | Bu Ay | 12654 |
![]() | Gecen Ay | 14877 |
![]() | Toplam | 361310 |
| 14678 Toplam | |
| 1 Bugun | |
| 3 Bu Hafta | |
| 7 Bu Ay | |
| 32 Bu Yil |
Ünlü fikir adamı ve ÅŸairlerimizden olan Ziya Gökalp, 1876'da Diyarbakır'da doÄŸdu. II. MeÅŸrutiyet'ten baÅŸlayarak Türkçülük akımının en büyük temsilcisi sıfatıyla Türk düÅŸünce ve siyaset hayatını kuvvetle etkilemiÅŸ, Milli Edebiyat akımı içinde verdiÄŸi eserlerle Türk edebiyatının biçim ve dil yönünden yenileÅŸmesini saÄŸlamıştır.
ÖÄŸrenimine Diyarbakır'da baÅŸlayan Ziya Gökalp, aynı ÅŸehirde Askeri RüÅŸtiye'yi (1890) ve Askeri İdadi'yi bitirdi (1894). Ziya Gökalp, tıbbiyelilerin istibdata son vermek için kurdukları İhtilal Komitesine girmiÅŸ, okuldaki faaliyetleri ve okuduÄŸu Fransızca kitapların zararlı sayılması yüzünden hapsedilmiÅŸtir. Diyarbakır Valisi Halit Bey'in yolsuzluklarına karşı mücadeleye giriÅŸen arkadaÅŸlarıyla birlikte yasak yayın okudukları gerekçesiyle tutuklandı (1898). İstanbul'a döndükten sonra da okuldan uzaklaÅŸtırıldı.
Ziya Gökalp, hükümlülük süresi dolunca "Zaptiye Nezareti altında bulundurulmak üzere" Diyarbakır'a gönderildi. Burada Siyaset, felsefe ve tarih üstüne incelemeler yaparken, istibdat aleyhine gizli faaliyetlere de katıldı. Bölgede güvenliÄŸi saÄŸlamak için kurulmuÅŸ Hamidiye alaylarının başındaki Milli aÅŸiret reisi İbrahim PaÅŸa'nın adının karıştığı soygun ve baskın olayları karşısında halkı direnmeÄŸe ve eyleme yöneltti. Halk 3 gün süreyle telgrafhaneyi iÅŸgal etti (1905). İbrahim PaÅŸa ve adamlarının cezalandırılması için saraya telgraflar çekildi. Üstelik, Avrupa ve Asya ülkeleri arasındaki haberleÅŸmenin baÄŸlantı noktası olan Diyarbakır telgrafhanesinin bu baÄŸlantıyı kesmesi olayın daha da büyümesine yol açmış ve yabancı ülkeler saraya baskı yapmaya baÅŸlamıştı. Konuyu incelemek üzere İstanbul'dan Diyarbakır'a gönderilen soruÅŸturma kurulu Hamidiye alaylarının bir süre sinmesini ve yolsuzluklara son vermesini saÄŸladı. Ancak halkın yakınmasına yol açan yeni olaylar patlak verince, Ziya Gökalp ve arkadaÅŸlarının önderliÄŸinde halk yeniden telgrafhaneyi ele geçirdi. 11 gün süren bu ikinci iÅŸgal halkın kesin zaferiyle sonuçlanmış, hükümet İbrahim PaÅŸa ve alaylarını bölgeden uzaklaÅŸtırmak zorunda kalmıştır (1907). Gökalp, ilk eseri olan Åžaki İbrahim destanında bu olayı anlatır.
II. MeÅŸrutiyetin ilanından sonra, Ziya Gökalp'ın kurduÄŸu gizli cemiyetin yerini Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Diyarbakır Åžubesi aldı. Partinin Diyarbakır, Van ve Bitlis örgütlerinin denetimiyle görevlendirilen Ziya Gökalp, bu dönemde Diyarbakır ve Peyman gazetelerine yazıyordu. 1909'da partinin Selanik'teki kongresine il temsilcisi olarak katıldı. Bir yıl İstanbul Darülfünunda psikoloji okuttuktan ve Diyarbakır maarif müfettiÅŸliÄŸi yaptıktan sonra, yeniden Selanik'e gitti. Katıldığı parti kongresinden sonra genel merkez üyeliÄŸine seçildi. Burada Genç Kalemler, Yeni Felsefe, Rumeli gibi dergi ve gazetelerdeki yazılarıyla Türkçülük ve dilde sadeleÅŸme hareketlerinin öncüleri arasında yer alan Gökalp, milli duyguları, tarih bilincini, bilime ve tekniÄŸe deÄŸer veren düÅŸünceyi her ÅŸeyin üstünde tutan ÅŸiirleriyle çevresini geniÅŸ ölçüde etkiliyordu. İttihat ve Terakki Genel Merkezi İstanbul'a taşınınca (1912), Gökalp da İstanbul'a yerleÅŸti. O yıl Ergani madeninden Milletvekili seçildi.
Türk Ocağı çevresindeki çalışmaları, Türk Yurdu ve kendi çıkardığı Yeni Mecmua (1917) gibi dergilerdeki yazıları, Türkçülük akımının ilkelerini saptayan ve çaÄŸdaÅŸ uygarlık karşısında yerli bir senteze varılmasını ÅŸart koÅŸan önerileri (TürkleÅŸmek, İslamlaÅŸmak, MuasırlaÅŸmak 1918), Darülfünun'da okuttuÄŸu toplumbilim dersleri, İttihat ve Terakki'nin yönetici kadrosu üzerindeki etkisiyle Ziya Gökalp, Mütarekeye (1919) kadar uzanan dönemin düÅŸünce ve siyaset hayatına yön veren etkenlerin başında yer aldı. İstanbul'un iÅŸgali üzerine tutuklanarak iki yıl Malta'da sürgün kaldı (1919-1921). Döndükten sonra, Telif ve Tercüme Heyeti baÅŸkanlığına getirileceÄŸi tarihe (1923) kadar Diyarbakır'da kaldı ve küçük Mecmuayı yayımladı. 1923'te Diyarbakır'dan milletvekili seçildi. Hakimiyeti Milliye, Yeni Gün, Cumhuriyet gazetelerinde makaleleri çıkıyordu. Altın ışık (1923), TürkçülüÄŸün Esasları (1923), Türk Töresi (1923) gibi kitapları birbirini izliyordu. Cumhuriyet Halk Partisinin programını inceleyen ve yorumunu yapan DoÄŸru Yol (1923) adlı incelemesini de yine bu dönemde kaleme aldı. O sıralar yazdığı Türk Medeniyet Tarihi ise ölümünden sonra yayımlandı (1926). Yine ölümünden sonra çeÅŸitli gazete ve dergilerde çıkmış yazılarıyla mektupları çeÅŸitli kitaplarda derlendi. Çınaraltı (1939), Fırka Nedir? (1947), Ziya Gökalp Diyor ki (1950). Ziya Gökalp'ın neÅŸredilmemiÅŸ yedi eseri ve aile mektupları (1956), Ziya Gökalp'ın Yazarlık Hayatı (1956), Ziya Gökalp Külliyatı (1. Kitap ÅŸiirler ve halk masalları;1952, 2. kitap Limni ve Malta Mektupları;1965), Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri (1973). 1924'te İstanbul'da öldü