





![]() | Bugün | 552 |
![]() | Dün | 574 |
![]() | Bu Hafta | 2433 |
![]() | Gecen Hafta | 3729 |
![]() | Bu Ay | 12662 |
![]() | Gecen Ay | 14877 |
![]() | Toplam | 361318 |
| 14678 Toplam | |
| 1 Bugun | |
| 3 Bu Hafta | |
| 7 Bu Ay | |
| 32 Bu Yil |
Tevfik Fikret 26 Aralık 1867 yılında İstanbul'da doÄŸdu. Edebiyat-ı Cedide'nin en önemli temsilcisi olan ÅŸair. Toplumsal içerikli ÅŸiirleriyle ilerici düÅŸüncelerin simgesi haline gelmiÅŸ, Türkiye'de batılı sanat anlayışının yerleÅŸmesinde büyük rol oynamıştır. Tevfik Fikret on iki yaşında öksüz kaldı. Mahmudiye Rüstiyesi'nde okudu. 1888'de Galatasaray Lisesi'ni birincilikle bitirdi. DeÄŸiÅŸik yerlerde çeÅŸitli memurluklarda bulundu. Ticaret Mekteb-i Ailisi'nde hat ve Fransızca dersleri verdi. 1891'de Mirsad dergisini açtığı ÅŸiir yarışmasında birincilik kazanınca edebiyat çevrelerinde adını duyurdu. 1892'de Galatasaray Lisesi'ne Türkçe öÄŸretmeni olarak atandı. 1894'te Malumat dergisini çıkaranlar arasında yer aldı. 1895'te hükümetin memur maaÅŸlarından kesinti yapmasına tepki olarak Galatasaray Lisesi'ndeki görevinden ayrıldı. 1896'da Servet-i Fünun dergisinin yazı iÅŸleri müdürlüÄŸüne getirildi; dergi onun yönetiminde Edebeyat-ı Cedide akımının yayın organı durumuna geldi. Aynı yıl Türkçe öÄŸretmeni olarak Robert Kolej'e giren Tevfik Fikret o dönemde aydınlar üzerindeki yoÄŸun baskılar sırasında birkaç kez gözaltına alındı evi arandı. Bir süre sonra dergideki görevinden ayrıldı. 1906'da Robert Koleji'nin hemen yanında bir ev yaptırarak AÅŸiyan adını verdi. 1908'de II. MeÅŸrutiyetin ateÅŸli savunucularından biri oldu. MeÅŸrutiyet'ten sonra Hüseyin Kazım Kadri ve Hüseyin Cahit Yalçın ile birlikte Tanin gazetesini kurdu. Gazete İttihat ve Terakki'nin yayın organı durumuna getirilmek istenince buna karşı çıktı ve Tanin'den ayrıldı. İttihat ve Terakki iktidarına da karşı çıkarak AÅŸiyan'a çekildi Ağır bir ÅŸeker hastalığına tutulmuÅŸtu. Kolundan olduÄŸu bir ameliyattan sonra öldü. Tevfik Fikret, Muallim Naci ve Recaizade Mahmud Ekrem'in ÅŸiir anlayışları arasında uzun bir arayış dönemi geçirmiÅŸtir. Daha sonra Fransız ÅŸiiriyle tanışmış ve özellikle François Coppeden etkilenerek kendi ÅŸiirini aramaya baÅŸlamıştır. "Rubab-ı Åžikeste"'de (1900,1984) toplumsal konulara ağırlık veren ÅŸiirlerinin yanı sıra günlük konuÅŸma diline yakın ÅŸiirlerde vardır.
Rubabın Cevabı'ndaki (1911,1945) "sis" ÅŸiirinde acı, zorbalık, baskı ve haksızlıkları anlatmış, "Tarih-i kadim'e Zeyl" ÅŸiirinde de Mehmed Akif'in suçlamalarına karşılık vermiÅŸ, din ve doÄŸa konusundaki görüÅŸlerini ortaya koymuÅŸ, kendisinin de doÄŸanın bir izleyencisi olduÄŸunu söylemiÅŸtir. "Åžermin" ise (1914, 1983) Fikret'in, yalın bir dil ve kısa dizelerden kurulu dolaysız bir anlatımın egemen olduÄŸu ÅŸiirlerinden oluÅŸur. Fikret'in düÅŸüncesinde en önemli yan insana verdiÄŸi önemdir. Ona göre bütün sorunların üstesinden gelecek, mutlu yarınları hazırlayacak olan insandır. İnsanın üstünlüÄŸünü saÄŸlayan duyarlığı ve sezgi gücü deÄŸil, düÅŸünme gücü ve aklıdır. Öbür yapıtları arasında "Tarih-i Kadim" (1905), "Son Åžiirler" sayılabilir.