Yougames - Joomla Gaming Portal Template

  • Anasayfa
  • Haberler
  • Åžehit Bilgileri
  • Asker
  • Atatürk
  • Türk Tarihi
  • Åžehitlik
  • Ziyaretci Defteri
  • Arama

En Sevilenler

  • Åžehit Resimleri
  • Teröristlerin Öldürülme Görüntüleri
  • TuÄŸralar
  • YEMEN ÅžEHİT LİSTESİ
  • ÅžEHİT VE GAZİ YAKINLARINA SAÄžLANAN EĞİTİM-ÖĞRETİM HAKLARI
You are here:  
AddThis Social Bookmark Button

Üye Giriş






Kullanıcı Adı/Şifremi Unuttum?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Ana Menü

  • Anasayfa
  • Haberler
  • Åžehit Bilgileri
  • Asker
  • Atatürk
  • Türk Tarihi
  • Åžehitlik
  • Ziyaretci Defteri
  • Arama

VİDEOLAR

  • Kendi Kliplerim
  • DiÄŸer Videolar

ŞEHİTLER BÖLÜMÜ

  • Åžehit Bilgileri
  • Åžehit Resimleri
  • Åžehit Åžiir ve Mektupları
  • Åžehit Sırlı Olayları
  • Kahramanlar
  • Çanakkale Åžehitleri
  • Åžehitlerimizin Hayat Hikayeleri
  • Åžehit ve Gazi Hakları
  • Çanakkale Åžehitleri

Atatürk

  • Hayatı
  • İlkeleri
  • Devrimleri
  • Anıtkabir
  • Kronolojisi
  • DiÄŸer Bilinmeyenler

Türk Tarihi

  • Genel Türk Tarihi
  • Hanlıklar
  • Büyük Devletler
  • Türk Devletleri
  • Atabeylikler
  • Beylikler
  • Türk Boy Ve Kavimleri
  • SavaÅŸ Ve Seferler
  • Türk Destanları
  • TÜRK Dili Ve Edebiyatı

Osmanlı Tarihi

  • PadiÅŸahlar
  • Kronoloji
  • Albüm
  • Olaylar
  • Mekanlar
  • Kesitler
  • KiÅŸiler
  • Seçtiklerimiz

Askerlik

  • Asker Resimleri
  • Bayrak Resimleri
  • Vatan ve Asker Åžiirleri
  • Kahraman Mehmetcikler

Müzik Kutusu


PopUp MP3 Player (New Window)

Ziyaretci Sayısı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün759
mod_vvisit_counterDün574
mod_vvisit_counterBu Hafta2640
mod_vvisit_counterGecen Hafta3729
mod_vvisit_counterBu Ay12869
mod_vvisit_counterGecen Ay14877
mod_vvisit_counterToplam361525

Çevrim içi: 18
Sizin IP: 38.107.179.218
,
Bugün: May 24, 2012
Visitors Counter

Toplam Üye

14678 Toplam
1 Bugun
3 Bu Hafta
7 Bu Ay
32 Bu Yil

Malazgirt Savaşı (Malazgirt Zaferi)

Salı, 01 Eylül 2009 09:47 Türk Tarihi - Savaşlar ve Seferler
e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı DeÄŸerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Malazgirt Savaşı (Malazgirt Zaferi)
Türklere Anadolu’yu kazandıran, Selçuklu-Bizans Savaşı.

Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Alparslan ile Bizans İmparatoru Romen Diyojen kuvvetleri arasında, 26 AÄŸustos 1071 tarihinde, DoÄŸu Anadolu’da Malazgirt Ovasında meydana geldi. Bu muharebe, dinî, millî, siyasî, askerî neticeleri ve Türk-İslâm tarihinin en büyük zaferlerinden biri olması bakımından önemlidir.

Selçuklu Türkleri, Malazgirt Meydan Muharebesinden yıllar önce, Anadolu içlerine gazâ akınları tertip ettiler. Bu akınlarda, Anadolu’nun, Türklerin yerleÅŸmesine müsait coÄŸrafî hususiyet ve zenginliklere sahip olduÄŸu tespit edildi. Selçuklu Türklerinin Anadolu’ya akınları, Bizans Devletini telaÅŸlandırdı. Akıncıların bu gazâlarında, Anadolu ahalisine terör ve tahribattan ziyade adaletle muamelesi, zalimleri ortadan kaldırmaları, can, mal, ırz emniyetini saÄŸlamaları, bölge halkının Selçuklu idaresini gönülden tercih etmelerine yol açtı. DoÄŸu hududundaki hadiseleri dikkatle takip eden Bizanslı idareciler; ülkelerinin bütünlüğü ve devletin bekası için tedbir almaya baÅŸladılar. Bizans’ın ancak meÅŸhur tarihi entrikalarla yüzyıllardan beri Anadolu’da hakimiyetini koruyabilmesi, zulme varan sıkı tedbirleri, halka kötü muamelesi, yerli ahalinin Türklerin idaresini tercih etmelerini daha da kolaylaÅŸtırdı.

Bizans İmparatoru Romanos Diogenes (Romen Diyojen) iyi bir cengâverdi. Fakat hanedan mensubu deÄŸildi. Askerlik bilgisi, tecrübe ve cesareti, dul Bizans İmparatoriçesi Eudoxie’nin dikkatini çektiÄŸinden, diÄŸer aday ve teklifleri reddederek, 1068’de Diyojen’i tercih etmesine sebep oldu. Hanedan dışından bir ÅŸahsın Bizans İmparatorluÄŸuna getirilmesi üzerine asiller, iktidara karşı cephe aldılar. Ülke içindeki muhalefeti tasfiye etmekle meÅŸgul olan Diyojen, zekâ ve tecrübesine inandığı ÅŸahısları devlet kadrolarında vazifelendirip, Bizans’ın doÄŸu hududundaki hadiseleri de dikkatle takip ettirdi. Ani ve Kars’ı zaptederek Ani’nin askerî mevkilerini tahrip eden Selçuklulara karşı, tahta çıkışından, 1071 yılına kadar her yıl sefere çıktı. 1068’de Pozantı’ya, 1069’da Palu’ya kadar geldi. 1070’te de Kayseri’ye ordu gönderdi. Bu seferlerle, Bizans ordusunun muharebe kabiliyeti ve tecrübesi arttırılıp, disiplinli olması saÄŸlandı.

Selçuklu akınlarının Ege Denizine, Marmara’ya kadar uzanması ve 1071’de Åžiî-Fâtımî Devletinin, İslâm ülkeleri ve Abbasî HalifeliÄŸi için tehlike arz etmesi üzerine, Mısır Seferine çıkan Selçuklu Sultanı, Suriye’de bulunuyordu. Türklerin Suriye topraklarındaki harekâtını haber alan Bizans İmparatoru Diyojen, doÄŸuya hareket etti. Hareketinden önce verdiÄŸi nutukta azmini şöyle belirtiyordu: “DoÄŸu hudutlarımızda büyük bir İslâm tehlikesi belirmiÅŸtir. Bu tehlikeyi büyümeden ortadan kaldırmalıyız. Ordunun başında; bu tehlikeyi kesin olarak kaldırmaya gidiyorum.”

Romen Diyojen, 13 Mart 1071’de İstanbul’dan 200 000’den ziyade Frank, Norman, Slav, Gürcü, Abaza, Ermeni ve Rumeli’de yaÅŸayan İslâm dînini kabul etmemiÅŸ Peçenek ve Uz Türklerinden de ücretli asker alarak Anadolu’ya geçti.

Bütün kaynaklarını seferber ederek hazırladığı ordusuna güvenen Diyojen, Bizanslılara büyük zaferle dönmeyi vaad ediyordu. Sivas’a gelen Diyojen, bu bölgedeki Ermeni Prensleri ile ahalisini, toptan öldürttü. Ermenilerin mallarını askerlerine yaÄŸma ettirdi. Sivas’tan hareket etmeden önce, generalleri ile harp meclisi kurdu. Bu harp meclisinde, muharebenin, alınacak karar, plan ve hedefi tayin edilecekti. Gerçi Diyojen’in plan ve hedefi kafasında çizilmiÅŸti. Bu, Türklerin Anadolu’ya bir daha akın yapmamalarını saÄŸlayacak bir plandı. İran’ın içlerine ilerleyecek, Türkleri daha da doÄŸuya sürecek, baÅŸÅŸehirlerini zaptedecekti. İmparator, yalnız Anadolu’yu elinde bulundurmak ve Türkleri yok etmek deÄŸil, bütün İslâm ülkelerini de almaya karar vermiÅŸti. Horasan, Rey, Irak-ı Acem ve Arap, Suriye valiliklerini komutanlarına vermeyi tasarlamış ve hattâ vaad etmiÅŸti. İstilâ edeceÄŸi İslâm ülkelerindeki camilerin yerine kiliseler açmayı ve bu suretle İslâm dinini ortadan kaldırmayı da aklına koymuÅŸtu. Harp meclisinde, generallerden, takip edilmesini lüzumlu gördükleri tekliflerin, ortaya konmasını istedi.

Sivas’taki harp meclisinde, yapılacak harekâtın plan ve hedefi hakkında, iki ana teklif ortaya çıktı. Birincisi; Bizans ordusunun en bilgili ve tecrübeli komutanlarından Rumeli ordusu kumandanı General Nikefor Bryennes ile iyi bir stratejist ve tecrübeli bir komutan olan Türk asıllı general Magistors Tarkhal'dan (Jozeph Tarhchaniotes) geldi. Bu iki general, hudut boylarındaki tecrübelerine dayanarak, Türklere karşı çok ihtiyatlı harekâta giriÅŸmeyi tavsiye edip, ordunun Erzurum’a kadar ilerleyerek, burada Türk ordusunu muharebeye zorlayacak ve kışkırtacak bir tertibin alınmasını, bu suretle muharebenin kendi toprakları içinde yapılarak lojistik desteÄŸin kolaylaÅŸtırılmasını ve Türklerin istifadesine yarayacak her türlü maddî imkânların tahrip edilmesini teklif ettiler. Bu teklife karşılık, İmparator’a hoÅŸ görünmek isteyen ikinci teklif sahibi muhalif generaller ise, hedefin daha derin olmasını ve ordunun vakit kaybetmeden Erzurum’a varıp, İran’a yönelmesini ve Türk ordusu ile nerede rastlanırsa orada, daha ziyade Türk ülkeleri içinde harp edilerek yok edilmesini teklif edip, birincileri korkaklıkla itham ettiler. Bu son teklif, esasen Bizans İmparatoru’nun planına uygun düştüğünden, ordunun doÄŸuya hareketini emretti.

Bizans ordusunun doÄŸuya hareketini haber alan Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, Mısır Seferinden vazgeçti. Suriye’den geri dönüşte, önce doÄŸuya yönelerek, gerekli savaÅŸ hazırlıklarını yaptı. Bu arada karakulakları (casus) vasıtalarıyla da Bizanslılara, Türklerin Rey’e çekildiÄŸi haberlerini yaymakta idi. Nihayet Diyarbekir’den kuzeye yöneldi ve Bizans’ın beklemediÄŸi bir anda, Malazgirt’in doÄŸusunda ordugâhını kurup savaÅŸ hazırlığına baÅŸladı. Alparslan, muharebe azmiyle ordugâh kurarken, önceden, düşmanla dövüşeceÄŸini BaÄŸdat’taki Abbasî Halifesine bildirdi. Büyük Sultan, savaÅŸ baÅŸlamadan evvel, Halife El-Kâim'in (1031-1075) gönderdiÄŸi İbnü’l-Mahleban’ı (İbn-i Mühelban), deÄŸerli komutanlarından Sav Tigin’le birlikte Diyojen’e elçi gönderdi.

Sultan Alparslan’ın heyeti, 25 AÄŸustos 1071 sabahı, Bizans ordugâhında hafife alınıp, hakarete uÄŸradı. Diyojen, heyet baÅŸkanına; “Kışlamak için İsfahan’ın mı, yoksa Hemedan’ın mı” daha iyi olduÄŸunu sordu. Sulh teklifini ÅŸiddetle reddedip; “Sultânınıza söyleyiniz; kendileriyle sulh müzakerelerini Rey’de yapacağım, ordumu İsfahan’da kışlatıp, Hemedan’da sulayacağım” dedi. Heyet baÅŸkanı da, Diyojen’e; “Atlarınızın Hemedan’da kışlayacaklarından ben de eminim, fakat sizin nerede kışlayacağınızı bilemiyorum” diyerek, gereken karşılığı verdi.

Sultan Alparslan, muharebe öncesi Halife’den dua talep etti. Abbasî Halifesi, camilerde cuma hutbesinde Alparslan ve ordusunun muzaffer olması için okunacak hutbe metni gönderdi. Muharebe gecesi, Alparslan, ayırdığı bir kuvvetle Bizanslıları, atılan ok ve naralar ile bütün gece tâciz ederek yorgun bir hâle düşürdü. Selçuklular, Bizanslı safında bulunan Türk asıllı birliklerle temas kurdu. Onların, Bizans ordugâhından ayrılarak Selçuklu ordusuna katılmalarını temin etti.

Malazgirt Muharebesinde Bizans ordusunun kumanda kademesi şu şekilde idi: Merkezde Bizans İmparatoru Romen Diyojen olup, yanında hassa ve seçkin birlikler vardı. Sağ kanatta, Anadolu ordusu kumandanı Mikhail Attalicpiates; sol kanatta Rumeli ordusu kumandanı Nikefor Bryennes; ihtiyatta da Andronikos Doucas vazifeliydi. Bizans ordusunun taktiği, Türkleri imha etmekti. Sultan Alparslan kumandasındaki kırk bin kişilik Selçuklu ordusu, yarım hilâl şeklinde tertibat aldı. Hafif süvâri kıtaları, kanatlara yerleştirildi. Ordu merkezi, düşman karşısında birleşmeden yavaş yavaş geri çekilecek ve onu hırpalayacak, at üstünde ok atan süvariler, düşmanın yan ve gerilerine taarruz ederek, Bizans ordusunu dağıtmaya çalışacaklardı. Taarruza katılan düşman süvarisi ezilerek geri atılacaktı. Bu şekilde ilerleyen düşman ordusu, karargâhından kâfi derecede uzaklaştıktan sonra, baskın kıtaları, düşmanın gerilerine taarruz edecek, asıl ordu da, bir ağırlık teşkil ederek, düşmanın kanatlarından birine taarruzla, onu yıktıktan sonra saldırıyı diğer kanada çevirmek suretiyle sonuca gidilecekti.

Selçuklu Sultanı Alparslan, âlim ve devlet adamlarının tavsiyesiyle, muharebeyi Cuma günü yapmayı tercih etti. 26 AÄŸustos Cuma günü askerlerini toplayan Alparslan, atından inip secdeye vardı; “Yâ Rabbî sana tevekkül ediyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uÄŸrunda cihad ediyorum. Yâ Rabbî niyetim hâlistir. Bana yardım et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret!” diye dua etti. Sonra askerlerine dönerek; “Burada Allahü teâlâdan baÅŸka bir sultan yoktur, emir ve kader O’nun elindedir. Bu sebeple benimle birlikte cihad etmekte veya benden ayrılmakta serbestsiniz” dedi. Askerler coÅŸarak hep bir ağızdan; “Asla emrinden ayrılmayacağız” karşılığını verdiler. Sonra hepsi aÄŸlayarak helâlleÅŸtiler. Sultan, beyazlar giydi. Atının kuyruÄŸunu baÄŸlayıp, eline er silâhı olan gürzü alıp, şöyle hitap etti: “Askerlerim! Åžehit olursam, bu beyaz elbise, kefenim olsun. O zaman rûhum göklere çıkacaktır. Benden sonra oÄŸlum MelikÅŸah’ı tahta çıkarınız ve ona baÄŸlı kalınız. Zaferi kazanırsak, istikbal bizimdir”. Bu nutku, hitabet sanatının ve muharebe öncesi psikolojik ÅŸartların, bütün inceliklerine sâhipti. Askerler coÅŸup, ÅŸevke geldi.

Cuma namazından sonra başlayan muharebede Sultan Alparslan, fevkalade bir muharebe taktiği uyguladı. Bozkır çevirme hareketiyle, Türk ordusu hilâl şeklinde yayıldı. Muharebenin başlamasından iki saat sonra, Peçenek ve Uz Türkleri, Bizanslılardan ayrılıp, millî bir his ile, Müslüman Selçuklu Sultanına tâbi oldular.

Mezhep baskısı sebebiyle Bizanslılara kırgın ve kızgın bulunan Ermeni kuvvetleri de, muharebe meydanını terk etti. Bu hadiseler, Bizanslılarda manevî bozguna yol açtı. Bizans ordusunda Türklerin ok, gürz ve kılıcından kurtulanların, akşam teslim olmaya can attıkları görüldü. Cengâverliğine rağmen hiçbir şey yapamayan mağrur Bizans İmparatoru Diyojen, yaralı halde bütün mâiyeti ile birlikte esir edildi.

Malazgirt meydanındaki mücadeleden yenik çıkan İmparator, Sultan’ın huzuruna getirildiÄŸinde, utancından başını kaldıramıyordu. Sultan Alparslan, onu nezaketle kabul edip oturttu, gönlünü aldı. Diyojen, muharebe öncesi, muazzam ordusunun Türkleri muhakkak yeneceÄŸine inandığını itiraf etti. Sultan Alparslan; “EÄŸer zafer sizin olsaydı, bana ne yapardın?” diye sordu. Diyojen, öldürteceÄŸini açıklayamadı. “Kamçılardım” cevabını verdi. Alparslan; “Benim size ne yapacağımı düşünüyorsunuz?” diye sordu. “Ya öldürtürsünüz, yahut İslâm memleketlerinde bir esir gibi dolaÅŸtırır, süründürürsünüz. Belki de... Fakat onu düşünmek bile istemiyorum; mümkün görmüyorum, ama... Belki de, affedersiniz!” dedi. Alparslan, yenilgiye uÄŸramış bir insanı daha da küçük düşürmek istemedi. Bizans İmparatorunu affetti. Ağır ÅŸartlarla antlaÅŸma imzaladı. Fakat Romen Diyojen, dönüşünde Bizanslılar tarafından, Türklerden görmediÄŸi hakaretlere uÄŸrayıp öldürüldü. Yeni Bizans İmparatoru Yedinci Mihail, Diyojen’in Türklerle yaptığı anlaÅŸmayı kabul etmedi.

Kazanılan büyük zaferden dolayı Abbasî Halifesi, Sultan’a tebrik ve teÅŸekkür mektupları gönderdi. Birçok İslâm ÅŸairi, Alparslan’ı öven kasideler yazdılar.

Türklerin yeni yurt edinmesini saÄŸlayan Malazgirt Zaferinden sonra, on beÅŸ yıl içinde, Anadolu ele geçirildi. Bu zaferle, Anadolu’nun tapusu, Türklerin eline geçti. Bu bakımdan, Malazgirt Zaferi, Türk ve dünya tarihinde bir dönüm noktası oldu.

Anadolu’ya, burayı vatan edinen Selçuklu Türkleri ile diÄŸer Türk boyları yerleÅŸtirildi. Bozkır kültüründen, İslâm medeniyeti dairesine bütünüyle giren Türklerin dünya görüşü daha da geliÅŸti. DoÄŸudan gelen göçebe Türkler, Anadolu’da yerleÅŸik medeniyete geçirildi. Åžehirler kurup geliÅŸtirerek kültür, sanat, sosyal müesseseler tesis edildi. Kıymetli mîmarî eserlerle, bu yerleÅŸim merkezleri süslendi.

AddThis Social Bookmark Button
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Gönder (Ctrl+Enter)
İptal
JComments
Copyright © 2009 Sehit tema.Yeni tasarim tema; |  Web Tasarim Tema Yapimci ByVATAN
RSS|Byvatan Radyo|Sitemizi Oner;| Yukari Cik