





![]() | Bugün | 156 |
![]() | Dün | 297 |
![]() | Bu Hafta | 804 |
![]() | Gecen Hafta | 1975 |
![]() | Bu Ay | 2195 |
![]() | Gecen Ay | 4882 |
![]() | Toplam | 306235 |
| 14607 Toplam | |
| 0 Bugun | |
| 0 Bu Hafta | |
| 1 Bu Ay | |
| 7 Bu Yil |
22 Ocak 1517 tarihinde, Kahire yakınlarındaki Ridaniye mevkiinde, Osmanlı Sultanı Birinci Selim Han (Yavuz) ile Mısır Memlûk Sultanı Tomanbay arasında meydana geldi. Neticesi itibariyle İslâm ve Osmanlı tarihi bakımından önemli hadise ve değişikliklere sebep oldu.
Sultan Selim Han, Osmanlı Devleti aleyhine baÅŸka devletlerle ittifak içine giren Memlûk Devleti'ne karşı, 1516 yılında Mısır Seferine çıktı. 24 AÄŸustos 1516 tarihinde, Mercidabık’ta Mısırlıları maÄŸlup ederek, Suriye ve Filistin’i zaptetti. İleri harekâta devamla ağırlıklarıyla beraber Sinâ Çölünü beÅŸ günde geçerek, Sâlihiye’ye geldi. Sinâ Çölünü geçerken yaÄŸmur yağınca, her birine dörder ve altışar çekim hayvanının koÅŸulduÄŸu ağır arabalardaki yüzlerce top, kumların katılaÅŸması sayesinde kolayca geçirildi. Ordu ve hayvanlar su sıkıntısı çekmedi. Sultan Selim Hanın Ridaniye’ye giderken, ordunun ağırlıklarıyla bir günde elli kilometre yürümesi, harp tarihinde rekordur.
Osmanlı ordusu, 21 Ocakta, Kahire’ye çok yakın, Birket-ül-Hac mevkiinde konakladı. Mısır Seferi esnasında, çölde ve Kahire yakınında Bedevî eÅŸkıyaların ve Memlûkların tecavüzkâr saldırılarına karşı tedbir alınıp, taarruzları önlendi. Tomanbay kumandasındaki Mısır-Memlûk ordusu, Âdiliye’deydi. Kahire’nin kuzeyindeki Ridaniye Köyü Ovası önündeki, cephesi kuzeydoÄŸuya dönük bir mevzi hazırlayıp, doÄŸuda El-Mukattam Dağına; batı kanadı da Nil Nehrine dayatılmıştı. Bu mevziin önü açıktı. İleri araziye hakim olup, Sinâ Çölünden gelen yolu kapayan ve kontrol altında bulunduran bir vaziyetteydi. Mevzi kazılan derin bir hendekle, çıkan toprağın bu hendeÄŸin önüne atılmasıyla hazırlanan bir siper ve gerisine gömülen iki yüz top vardı. Toplar, Avrupa’dan getirilmiÅŸ olup, topçular yabancıydı. Tomanbay, ordusunun piyade kısmını bu mevzie yerleÅŸtirip, süvari birlikleri ve ihtiyatı geride bulunduruyordu. Tomanbay’ın taktik planı; Osmanlıların taarruzunu önce topçu ateÅŸiyle kırdıktan sonra süvarilerin ve hassa ordusu cündîlerin karşı taarruzu ile Osmanlı ordusunu yok etmekti. Memlûk ordusunun mevcudu elli bin civarında bulunuyordu. Osmanlı ordusunun mevcudu altmış bin olup, üç yüz de top vardı. Topların bir kısmı yivli olup, bazıları arka arkaya beÅŸ, on gülle atabiliyordu.
Sultan Selim Han, esirlerden ve keÅŸif neticesinde Memlûk muharebe usulünü tespit ettirdi. Vakit geçirmeden düşmana son darbeyi vurmak için dâhiyâne ve cüretli bir kararla harekete geçildi. Ridaniye mevziine, cepheden taarruz vazifesi yapacak yedek kuvvetleri bıraktıktan sonra, asıl kuvvetlerle, 21/22 Ocak 1517 gecesi Kahire’nin doÄŸusundaki El-Mukattam Dağını dolaÅŸarak sarktı. Osmanlı toplarını sürat ve maharetle uygun yerlere yerleÅŸtirdi. Böylece Sultan Selim Han, Memlûkların beklemediÄŸi bir istikametten taarruz etmekle, Mısırlıları baskına uÄŸratıp, taktik planlarını bozarak, uzun zamandan beri büyük emeklerle hazırladıkları mevzi ve topları muharebe dışı bırakacaktı. 22 Ocak sabahı, harp baÅŸlamadan önce, iki tarafın muharebe düzeni bu haldeydi.
SavaÅŸ, 22 Ocak 1517 sabahı erken saatlerde baÅŸladı. Mısır ordusunun önündeki Osmanlı alayı hücuma geçince, Tomanbay önceden mevzilerde hazır beklettiÄŸi topların ateÅŸe baÅŸlamalarını emretti. Bu arada gerilerine sarkmış bulunan asıl Osmanlı kuvvetlerinin “Allah, Allah!” nidaları ile kendilerine hücum ettiÄŸini görünce, ÅŸaÅŸkına döndü. Topları, mevzilerinde kalıp iÅŸe yaramadı. Memlûk kuvvetleri, bir anda iki ateÅŸ arasında kaldı. Fakat, Memlûk süvarileri, büyük bir cesaretle ileri atıldılar. Merkezdeki saflar birbirine girip, iki taraf da kıyasıya muharebeye tutuÅŸtu. Yakın muharebe ve boÄŸuÅŸma, kayıpları arttırdı. Osmanlı topçu ve tüfekçisinin ateÅŸi altında mücadele edip, pervasızca direnmeleri, Memlûk kayıplarını daha da arttırdı. Memlûkların, Osmanlı merkezine karşı ileri atılmaları üzerine, Vezîriâzam Hadım Sinan PaÅŸa kumandasındaki saÄŸ kanat ve Vezir Yunus PaÅŸa emrindeki sol kanat kuvvetleri taarruza geçerek Mısırlıların yan ve gerilerini kuÅŸattı. Bu arada, savaşı kaybetmek üzere olduÄŸunu anlayan Tomanbay, yanına aldığı iki yüz seçme askerle padiÅŸahın otağına saldırdı. PadiÅŸahı öldürebilirse, Osmanlı ordusunun dağılabileceÄŸini hesaplamıştı. Ancak onlar, Yavuz zannettikleri Sinan PaÅŸanın kuvvetlerini yararak etrafını çevirdiler. Sinan PaÅŸa, büyük bir azim ve kahramanlıkla mücadele ettiyse de ÅŸehit düştü. Yavuz Sultan Selim, bu kısma derhal Bâli AÄŸa kumandasında yardımcı birlikler gönderip durumu lehine çevirdi. Muharebe, akÅŸama doÄŸru Osmanlı ordusunun zaferiyle sonuçlandı.
Yirmi beÅŸ bin kayıp veren Memlûk ordusunun geride kalanları, Kahire’ye ve oradan da Sait istikametine çekildi. Sultan Tomanbay da, Kurtbay ve bir avuç adamıyla, selâmeti kaçmakta buldu. Vezir Yunus PaÅŸa, Memlûklara karşı zaferin kazanıldığını ve Tomanbay’ın kaçtığını, Sultan Selim Hana bildirdiÄŸinde;
“Lala Lala! Mısır’ı aldık ama Sinan’ı kaybettik. Sinan’ı, Mısır’a deÄŸiÅŸmezdim. Sinan’sız Mısır’da ne güzellik olur?” sözleriyle Sinan PaÅŸanın, yanındaki kıymetini belirtti. Ertesi gün Vezîriâzam Sinan PaÅŸa ve diÄŸer ÅŸehitler defnedildi. 24 Ocak 1517 tarihinde Kahire’ye girilip, Mısır’ın fethi tamamlandı.
Osmanlı zaferiyle neticelenen Ridaniye Meydan Muharebesi; Osmanlı Devletine ve dünya tarihine pek çok maddî ve manevî faydalar saÄŸladı. Mısır, Arabistan Yarımadası, Osmanlı hakimiyetine geçti. Kızıldeniz’e ve Hind Okyanusuna inilip, Kuzey Afrika hakimiyet yolu açılarak, Osmanlı hududu, Atlas Okyanusuna dayandırıldı. Hicaz ve Orta DoÄŸudaki mukaddes makamlar, Osmanlı hizmetine açıldı. Buralar nadide eserlerle süslendi. Yeni eserler ve ilaveler yapılarak, istifadeye sunuldu. Halifelik, Sultan Selim Hana geçerek, Osmanlı padiÅŸahları, saltanata ilaveten hilafet makamına da sahip olup, İslâm âleminin de lideri oldu. Ridaniye Muharebesi ve Mısır’ın fethinde, askerî sahada ilk defa Osmanlılar, 1517 yılında, yivli top kullandılar. Avrupa’da, 1868’de, ilk defa Almanların kullandığı yivli topların, Osmanlılarda on altıncı yüzyıl baÅŸlarında mevcut olması, imal edilerek muharebelerde kullanılmaları, teknikteki üstünlüklerini göstermesi bakımından önemlidir. Yavuz Sultan Selim Hanın Mısır Seferi, harekât kabiliyeti, sevk ve idare, muharebede tatbik edilen taktik ve strateji bakımından, harp tarihinin eÅŸsiz numuneleri arasına girer.