





![]() | Bugün | 773 |
![]() | Dün | 574 |
![]() | Bu Hafta | 3245 |
![]() | Gecen Hafta | 3684 |
![]() | Bu Ay | 12883 |
![]() | Gecen Ay | 14877 |
![]() | Toplam | 361539 |
| 14678 Toplam | |
| 0 Bugun | |
| 3 Bu Hafta | |
| 7 Bu Ay | |
| 32 Bu Yil |
On dokuzuncu yüzyılda İslâm âleminin en büyük, dünyanın ise büyük güçlerinden olan Osmanlı Devleti'nin varlığı, Hıristiyan ve sömürgeci devletleri rahatsız ediyordu. Sömürgeci devletlerin dünya hakimiyetine; sultanları, aynı zamanda İslâm âleminin lideri demek olan halifelik sıfatına da sahip Osmanlı Devleti, engel oluyordu. Osmanlı Devletini bölüp, parçalayıp, yıkmak için, tebaadan olan Rumları; Türklere karşı kışkırtıyorlardı. Rumların yaptıkları vahÅŸetleri, sanki Osmanlılar yapmış gibi propaganda yaparak lehlerinde kamuoyu meydana getirdiler. Bütün Hıristiyan ahaliye olduÄŸu gibi, Yunanistan’daki Rumlara da, kavmiyetçilik ideolojisiyle isyan fikrini aşıladılar.
Masonik esaslara ve ÅŸifrelere göre teÅŸkilâtlanan ve faaliyetlerini arttıran fesat cemiyetleri, Avrupa’da ve Rusya’da bulunan Rum sermâyedarlar tarafından destekleniyordu. Neticede, Osmanlı İmparatorluÄŸu yerine Bizans'ı diriltmek hayaliyle, Yunan isyanları baÅŸladı. Osmanlı Devleti, içiÅŸlerindeki geliÅŸmeleri kontrol etmek için, Yunanistan’daki tedbirlerini arttırdı. 1821 yılında Mora’da, Rum isyanı çıktı. Devrin Osmanlı Sultanı İkinci Mahmud Han, Mora İsyanını bastırmakla Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali PaÅŸa'yı vazifelendirdi. Mehmed Ali PaÅŸanın oÄŸlu İbrahim PaÅŸa; Mora’daki Rum âsileri, Rus subay ve askerleriyle, Avrupa devletlerinin gönüllü hümanistlerini maÄŸlup edip, bölgeden attı. Bu durum Fransa, İngiltere ile Rusya’nın birlik olarak Osmanlı Devletine karşı cephe almalarına yol açtı. Mora’dan Osmanlı askerinin çekilmesini isteyen notayı, Sultan Mahmud Han, hükümranlık prensibiyle uyuÅŸmadığı için reddetti. Zira bu durum, Osmanlıların bir iç meselesiydi.
Baltık Denizine açılan Rus donanmasından bir filo, İngilizlerle birleÅŸip, Akdeniz’e girdi. Rus-İngiliz gemilerine Fransız filosu da katıldı. İngiliz amirali Cangrington kumandasındaki Fransa, İngiltere, Rusya müttefik donanması, Mısır’daki Kavalalı İbrahim PaÅŸa kuvvetlerine karşı deniz harekâtı baÅŸlattı. Mora İsyanında, Osmanlı ve Mısır gemileri Navarin limanında bulunuyordu. Müttefik donanması, Navarin Limanını kuÅŸattı. Osmanlılar ile deniz muharebesi yapmaya cesaret edemediler. Amiral Cangrington, müttefikler adına, Osmanlı ve Mısır askerlerinin Yunanistan’dan çekilmesini istedi. Kabul edilmedi. Navarin’in açıklarındaki müttefik donanması, gayelerinin savaÅŸ olmadığını ileri sürerek, limana girmek istediler. 20 Ekimde dostane bir havayla Navarin Limanına girdiler. Osmanlı ve Mısır gemileri hilâl ÅŸeklinde birbirine rampa etmiÅŸ, üç sıra hâlindeydiler. Limana giren müttefik gemileri, savaÅŸ için bahane aramaya baÅŸladılar. AteÅŸ gemisinin baÅŸka yere alınmasını istediler. Kabul edilmeyince, Mısır gemilerinden kendilerine ateÅŸ açıldığını ileri sürerek, savaşı baÅŸlattılar. Müttefik gemilerinin âni ateÅŸi üç saat devam etti. Elli yedi Osmanlı-Mısır gemisiyle altı bin asker kaybedildi. Müttefiklerin kaybı ise bin askerdi.
Navarin Fâciasını Osmanlı hükümeti protesto edip, Fransa, İngiltere ve Rusya’dan tazminat istedi. Avrupa basını, fâciayı örtmek için, Osmanlı Devleti aleyhine kampanya açtılar. Fransa, İngiltere, Rusya’nın elçileri, İstanbul’u terk ettiler. Faciaya Osmanlı Devletinin sebep olduÄŸunu ileri sürüp, Rusya, Osmanlı Devletine harp ilan etti. İngiltere parlamentosundaki sert tenkitler üzerine, İngiliz Amirali Cangrington, görevinden alındı. Rusların, Balkanlardan ve Kafkaslardan saldırmaları üzerine iki cephe açıldı. Fransa, Mora’ya asker çıkardı. 1826 yılında, Yeniçeri Ocağı kaldırılıp, ordusu teÅŸkilatlanıp kadrosunu bütünüyle tamamlayamayan Osmanlı Devleti, bütün imkânları seferber ederek, düşmanlarla mücadele etti. Fransa ve Rusya’nın Orta-DoÄŸu ve Akdeniz’de güçlenmesini, menfaati icabı istemeyen İngiltere’nin araya girmesiyle anlaÅŸma yapıldı.
Navarin Fâciası neticesinde; Avrupa devletleri Osmanlı Devletini rahat bırakmayarak, kısa zaman sonra Yunanistan'ın istiklâl kazanmasını sağladılar.