Yougames - Joomla Gaming Portal Template

  • Anasayfa
  • Haberler
  • Åžehit Bilgileri
  • Asker
  • Atatürk
  • Türk Tarihi
  • Åžehitlik
  • Ziyaretci Defteri
  • Arama

En Sevilenler

  • Åžehit Resimleri
  • Teröristlerin Öldürülme Görüntüleri
  • TuÄŸralar
  • YEMEN ÅžEHİT LİSTESİ
  • ÅžEHİT VE GAZİ YAKINLARINA SAÄžLANAN EĞİTİM-ÖĞRETİM HAKLARI
You are here:  
AddThis Social Bookmark Button

Üye Giriş






Kullanıcı Adı/Şifremi Unuttum?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Ana Menü

  • Anasayfa
  • Haberler
  • Åžehit Bilgileri
  • Asker
  • Atatürk
  • Türk Tarihi
  • Åžehitlik
  • Ziyaretci Defteri
  • Arama

VİDEOLAR

  • Kendi Kliplerim
  • DiÄŸer Videolar

ŞEHİTLER BÖLÜMÜ

  • Åžehit Bilgileri
  • Åžehit Resimleri
  • Åžehit Åžiir ve Mektupları
  • Åžehit Sırlı Olayları
  • Kahramanlar
  • Çanakkale Åžehitleri
  • Åžehitlerimizin Hayat Hikayeleri
  • Åžehit ve Gazi Hakları
  • Çanakkale Åžehitleri

Atatürk

  • Hayatı
  • İlkeleri
  • Devrimleri
  • Anıtkabir
  • Kronolojisi
  • DiÄŸer Bilinmeyenler

Türk Tarihi

  • Genel Türk Tarihi
  • Hanlıklar
  • Büyük Devletler
  • Türk Devletleri
  • Atabeylikler
  • Beylikler
  • Türk Boy Ve Kavimleri
  • SavaÅŸ Ve Seferler
  • Türk Destanları
  • TÜRK Dili Ve Edebiyatı

Osmanlı Tarihi

  • PadiÅŸahlar
  • Kronoloji
  • Albüm
  • Olaylar
  • Mekanlar
  • Kesitler
  • KiÅŸiler
  • Seçtiklerimiz

Askerlik

  • Asker Resimleri
  • Bayrak Resimleri
  • Vatan ve Asker Åžiirleri
  • Kahraman Mehmetcikler

Müzik Kutusu


PopUp MP3 Player (New Window)

Ziyaretci Sayısı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün774
mod_vvisit_counterDün574
mod_vvisit_counterBu Hafta3246
mod_vvisit_counterGecen Hafta3684
mod_vvisit_counterBu Ay12884
mod_vvisit_counterGecen Ay14877
mod_vvisit_counterToplam361540

Çevrim içi: 9
Sizin IP: 38.107.179.219
,
Bugün: May 24, 2012
Visitors Counter

Toplam Üye

14678 Toplam
0 Bugun
3 Bu Hafta
7 Bu Ay
32 Bu Yil

93 Harbi (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı)

Salı, 01 Eylül 2009 10:23 Türk Tarihi - Savaşlar ve Seferler
e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı DeÄŸerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
93 Harbi (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı)
Son asır Türkiye tarihinin dönüm noktalarından birini teÅŸkil eden ve Rumî 1293 tarihine rastladığından, tarihimize “Doksanüç Harbi" diye geçen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı.

Çarlık Rusyası; asırlık emellerini gerçekleÅŸtirmek için, Osmanlıları Avrupa’dan atmak, İstanbul’u ele geçirerek sıcak denizlere inmek, Hıristiyanları ve özellikle Slavları korumak bahanesiyle Osmanlı Devleti'nin iç iÅŸlerine karışmaktaydı. Bu husus, harbin en önemli sebebini teÅŸkil edecektir. Osmanlı ülkelerine saldırmayı millî bir hedef kabul eden Rusya, Kırım Hanlığını istilâ etmiÅŸ, Karadeniz’in kuzey ve doÄŸu kıyılarını almış, Volga boylarındaki Türk ülkelerini istilâ ederek Türkistan’a ilerleyip kuzey kısımlarını elde etmiÅŸti. 1853 Kırım maÄŸlûbiyeti, Rusların bu emellerini bir müddet için durdurmuÅŸtu. Ancak Rusya, büyük bir gayretle eski birliÄŸini saÄŸlamış ve Kırım maÄŸlûbiyetinin acısını çıkarmak için fırsat gözetmeye baÅŸlamıştı. Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğüne en çok taraftar olan Fransa’nın, 1870 yılında Prusya karşısında ağır bir maÄŸlûbiyete uÄŸraması, kuvvetler dengesinin Osmanlılar aleyhine bozulmasına yol açmış ve Rusya beklediÄŸi fırsatı elde etmiÅŸti. Bunu deÄŸerlendiren Rusya, Paris AntlaÅŸması'nın, Karadeniz’de donanma ve tersane bulundurulmaması hakkındaki maddelerini tanımadığını resmen ilan edip, bu teÅŸebbüsünü Londra Konferansı'nda tescil ettirdi. Böylece Rusya, Karadeniz’de kuvvetli bir donanma meydana getirme imkânına sahip oldu.

Bu geliÅŸmeden sonra Rusya, Panislavizm fikirlerini Balkanlarda yaymak için Moskova’da bir kongre topladı. Rus Panislavistleri, Bosna-Hersek ve Bulgaristan Slavlarını ayaklandırmak için Balkanlarda yoÄŸun propagandaya giriÅŸtiler. Ayrıca Romanya ve KaradaÄŸ’da birer teÅŸkilat kurdular. Rusya bu tür faaliyetlerinden baÅŸka, Osmanlı Devletine de baskı yapmaktaydı. Sadrazam Mahmud Nedim PaÅŸa, Bulgarların, Fener Rum Kilisesi'nden ayrılarak millî bir kilise kurmalarını kabul etti. Böylece, Bulgarların siyâsî bağımsızlıklarına yol açıldı.

Çok geçmeden, Panislavizm propagandası etkisini gösterdi. İlk olarak Bosna-Hersek eyaletindeki Hıristiyanlar ayaklandı. Daha bu isyan bastırılmadan yine Rus tahrikiyle KaradaÄŸlılar ve Sırplar da ayaklandılar. Osmanlı Devleti, bu iki isyanı bastırınca, bunlar, Avrupa devletlerinden yardım istediler. İşe karışan Rusya, Osmanlı Devletine KaradaÄŸ ve Sırbistan’la anlaÅŸma yapması için ültimatom verdi. Bunun üzerine muhtemel bir savaÅŸtan çekinen Avrupa devletleri, Balkan meselesini görüşmek üzere İstanbul’da bir konferans tertip ettiler (23 Aralık 1876). Aynı gün Osmanlı Devleti, Konferansın çalışmalarına mâni olmak için Kânun-i Esâsî’yi ilan etti. Çalışmalarına devam eden Tersane Konferansına, Osmanlı Devletinden baÅŸka İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya, Almanya ve İtalya katıldı. Yabancı delegeler, önceden hazırladıkları metni Osmanlı delegelerine sundular. Buna göre, Osmanlı askeri, KaradaÄŸ ve Sırbistan’dan çekilecek, Bulgaristan’da doÄŸu ve batı Bulgaristan adı ile iki ayrı eyalet kurulacak ve Bosna-Hersek’le birlikte bu iki eyalete muhtariyet verilecekti. Osmanlı Devletinin bu ÅŸartları kabul etmemesi üzerine konferans dağıldı. Konferansa katılan İngiltere BaÅŸmurahhası Hindistan Nazırı Lord Salisbury, savaşı önlemek hususunda çok gayret gösterdi. O, Midhat PaÅŸa'nın aksine, bir savaÅŸ çıktığında İngiltere’nin, Osmanlı Devletine yardım etmeyeceÄŸi kanaatindeydi. Lord Salisbury, Sultan İkinci Abdülhamid’le de görüşerek durumun vahametini izah etti. PadiÅŸah, savaÅŸ istemiyordu, fakat, savaÅŸ isteyen devlet adamlarının baskısı altında idi. Bunların başında Sadrazam Midhat PaÅŸa ve Harbiye Nazırı vekili Müşir Redif PaÅŸa geliyordu. Midhat PaÅŸanın teÅŸvikiyle, yüksek medrese talebesi sokaklara dökülüp, PadiÅŸahın penceresi altına kadar giderek “Harb istiyoruz!” diye bağırdı.

Tersane Konferansında müspet bir netice alınamayınca, Londra’da bir konferans daha toplandı. Bu konferansta Bâbıâlî’ye, Tersane Konferansının kararlarından daha hafif ıslahat ÅŸartları teklif edildi, ancak Osmanlı devlet adamları, bu teklifi de reddettiler. Londra protokolünün Osmanlılar tarafından reddedilmesinden sonra Çar, KaradaÄŸ’a sadece NikÅŸik kazası bırakılırsa savaşı önleyebileceÄŸini Bâbıâlî’ye bildirdi. Ancak, bu teklif de sadrazam İbrahim Edhem PaÅŸa tarafından reddedildi.

Avrupa devletlerinin savaÅŸa mâni olma teÅŸebbüsleri baÅŸarısız kalınca, Rusya, 24 Nisan 1877’de Osmanlı Devletine savaÅŸ ilan eti. Sırbistan, Romanya ve KaradaÄŸ prenslikleri de Osmanlı Devletine isyan ederek Rusya’nın yanında yer aldılar. Yunanistan da düşmanca bir tavır takınınca, Osmanlı Devleti savaÅŸta yalnız kaldı.

93 Harbi, Tuna ve Kafkasya cephelerinde cereyan etti. Tuna cephesi başkumandanı, Serdâr-ı ekrem Müşir Abdülkerim Nâdir (Abdi) Paşa idi. Emrindeki kuvvetler, üç orduya ayrılmıştı. Bunlardan Garp ordusunun başında Müşir Osman Paşa, Şark ordusunun başında Müşir Ahmed Eyüp Paşa, Cenup ordusunun başında ise Müşir Süleyman Paşa bulunuyordu. Bu cephedeki denge, Osmanlıların hayli aleyhineydi.

Abdülkerim Nâdir PaÅŸanın, düşmanın Tuna’yı geçmesine seyirci kalmasıyla, harp yarı yarıya kaybedildi. Halbuki Osmanlılar için en büyük ümit, Rusları Tuna seddi üzerinde durdurabilmek ve bu seddi aÅŸmalarına engel olabilmekti. Bu zafiyetinden dolayı Serdâr-ı ekrem, bir müddet sonra Dîvân-ı harbe verilip mahkum olacaktır.

7 Temmuz’da Tırnova, 16 Temmuz’da NiÄŸbolu’yu alan Ruslar, Şıpka Geçidine hâkim olup, Balkan DaÄŸlarını aÅŸmaya baÅŸladılar. Abdülkerim Nâdir PaÅŸanın azledilip yerine çok genç, müşir Mehmed Ali PaÅŸanın baÅŸkumandan olması ve ordu içindeki diÄŸer ayrılıklar, müşirler arasında rekabeti artırdı. Bu husus, savaşın kaybedilmesinde önemli sebep teÅŸkil etti. Müşir Süleyman PaÅŸa, Şıpka Geçidini ele geçirmek için, bir hafta gece-gündüz demeden taarruzda bulundu, ancak muvaffak olamadı. Bu defa Şıpka’yı geçmek için, Müşir Mehmed Ali PaÅŸa taarruza geçti. Ayazlar, Karahasan, Ablova ve Kaçılova Meydan Muhârebelerini kazandı ise de, devamlı takviye alan Rus kuvvetlerini söküp atamadı. Müşir Osman PaÅŸa ise savunma savaşına yeni prensipler getirerek, Plevne’de düşmanı üç defa maÄŸlup etti. Üçüncü Plevne Zaferinden sonra, Sultan İkinci Abdülhamid Han tarafından “Gâzi” unvânı verildi. Yeni takviyelerle güçlenen düşman karşısında Osman PaÅŸa, yardım alamadığından Plevne de düştü. Plevne’nin düşmesi ile, sayıca pek fazla olan Rus birlikleri serbest kaldılar. Bu sırada Sırplar NiÅŸ’e girmiÅŸler, KaradaÄŸlılar da İşkodra çevresine kadar ilerlemiÅŸlerdi. İleri harekâtlarına devam eden Ruslar, Sofya, NiÅŸ ve Vidin’i aldıktan sonra Edirne’ye ve burayı da alıp YeÅŸilköy’e ulaÅŸtılar. Grandük Nikola, sulh ÅŸartlarını dikte etmek üzere, umumî karargâhını burada kurdu. Böylece Tuna cephesindeki savaÅŸ, Osmanlıların aleyhine netîcelendi.

93 Harbi’nin ikinci cephesi Kafkasya idi. Kesin neticenin alınacağı ve alındığı Tuna cephesi kadar mühim olmamakla beraber, burada da pek büyük savaÅŸlar oldu. Cephe kumandanı Ahmed Muhtar PaÅŸa idi. 125.000 kiÅŸilik Rus ordusunun başında ise, Ermeni asıllı Melikof bulunuyordu.

Devamlı takviye alan Ruslar, 30 Nisan’da DoÄŸu Bayezid’i ele geçirdiler. Muhtar PaÅŸa, Ruslara karşı 21 Haziranda Halyaz, 25 Haziranda Zivin, 25 AÄŸustosta Gedikler Meydan Muhârebelerini kazandı. Ahmed Muhtar PaÅŸaya bu zaferlerden sonra, “Gâzi” unvanı verildi. 4 Ekimde Yahniler Meydan Muharebesi de kazanıldı, ancak takviye alan Rusları durdurmak mümkün olmadı. 15 Ekim 1877 AlacadaÄŸ Meydan Muharebesi, Kafkas cephesinin dönüm noktası oldu. Ahmed Muhtar PaÅŸa, fazla zayiat vermemek için Erzurum’a çekilmek zorunda kaldı. Kars açıkta kaldığından, 18 Kasım’da Rusların eline geçti. Fakat Ruslar, Erzurum halkının da katıldığı destanlaÅŸan savunma karşısında, Erzurum’u alamadılar. Bu sırada Ahmed Muhtar PaÅŸa, PadiÅŸah tarafından İstanbul’un muhafazası ile görevlendirilip İstanbul’a çaÄŸrılınca yerine Müşir Kurd İsmail PaÅŸa getirildi.

93 Harbi, Osmanlı Devletinin ağır maÄŸlûbiyetiyle neticelendi. Rumeli Türklüğü, Rus birlikleri ve Bulgarların büyük katliamı sebebiyle, büyük sarsıntıya uÄŸradığından, Türk nüfusu azınlığa düştü. Son asır Türk tarihinin en büyük göç faciâsı vuku buldu. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan yollar, göçmen kafileleriyle doldu. Bunların büyük bir kısmı, yine Ruslar ve Bulgarlar tarafından imha edildi.

Rusların YeÅŸilköy’de karargâh kurmalarından sonra, Babıâlî, 19 Ocak 1878’de Rusya’dan mütareke istedi. 9 ay 7 gün süren savaÅŸa, 31 Ocak 1878’de imzalanan Edirne Mütarekesi son verdi. Sonradan, 3 Mart 1878’de, Ayastefanos (YeÅŸilköy) AntlaÅŸması imza edildi, ancak yürürlüğe girmedi. Abdülhamid Han, siyasî dehasıyla, bu antlaÅŸmayı yürürlüğe koydurmadı. Ayrıca bu antlaÅŸma, Rus nüfuzunu son derece arttırdığından, Avrupa devletlerini telaÅŸa düşürmüştü. Avrupa devletlerinin iÅŸtirakleriyle tertiplenen Berlin AntlaÅŸması'na göre (13 Temmuz 1878), önceki antlaÅŸmanın bazı maddeleri hafifletildi. Ancak, Osmanlı Devleti bu antlaÅŸmaya göre, bugünkü Türkiye’nin üçte birine yakın toprak ve büyük nüfus kaybına uÄŸradı. Ayrıca, 800 milyon altın franklık savaÅŸ tazminatı ödeme mecburiyetinde bırakıldı. Balkanlarda ise Sırbistan, KaradaÄŸ ve Romanya bağımsız birer devlet oldular.

AddThis Social Bookmark Button
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Gönder (Ctrl+Enter)
İptal
JComments
Copyright © 2009 Sehit tema.Yeni tasarim tema; |  Web Tasarim Tema Yapimci ByVATAN
RSS|Byvatan Radyo|Sitemizi Oner;| Yukari Cik