





![]() | Bugün | 79 |
![]() | Dün | 297 |
![]() | Bu Hafta | 727 |
![]() | Gecen Hafta | 1975 |
![]() | Bu Ay | 2118 |
![]() | Gecen Ay | 4882 |
![]() | Toplam | 306158 |
| 14607 Toplam | |
| 0 Bugun | |
| 0 Bu Hafta | |
| 1 Bu Ay | |
| 7 Bu Yil |
Kıpçakları, Bizanslılar “Kumanos”, Macarlar “Kun”, Ruslar “Polovets”, Almanlar “Falben” adıyla bilirler. İslamî kaynaklar ise “Kıpçak” (KıfÅŸak, HıfÅŸak) diye zikrederler. Genellikle, beyaz tenli, sarı saçlı ve mavi gözlüdürler. Batı Göktürkleri'nin bir kolu olduÄŸu söylenen Kıpçakların, Kimek, Yimek, Kanglı ve OÄŸuz gibi Türk boyları ile irtibatları vardır.
Karahıtayların baskını ile, Güneybatı Sibirya’da İrtiÅŸ ve Ural nehirleri arasındaki yurtlarından, 11. yüzyılda çıkarıldılar. Volga üzerinden batıya göçtüler. Özi (Dinyeper) Nehrine kadar Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlara hakim oldular. Buralar “DeÅŸt-i Kıpçak” ÅŸeklinde kendi isimleriyle anıldı. Bölgede yaÅŸayan Bulgar, Alan, Burtas, Ulah, Mordva ve Hazarlar'ı hakimiyetleri altına aldılar. Rus sınırında yerleÅŸen Karakalpaklarla savaÅŸtılar. Ruslarla, uzun yıllar (1061-1220) süren savaÅŸlar yaptılar. Esir aldıkları Rusları, Kırım’daki Bizanslı tacirler vasıtasıyla Akdeniz ülkelerine sattılar. Bilhassa Rus knezleri arasındaki mücadelelerde yardıma çaÄŸrılmaları sebebiyle, akınlarını büsbütün arttırdılar. On ikinci yüzyıl boyunca Ruslarla savaÅŸtılar. Rusların meÅŸhur İgör Destanı, 1185’te Kıpçaklara karşı düzenledikleri, fakat yenildikleri seferi konu almaktadır. Beylikler hâlinde yaÅŸayan Kıpçaklar, çevreyi bu ÅŸekilde kontrol altında tutmalarına raÄŸmen, tam bir birlik saÄŸlayamadılar.
1222 yılında MoÄŸollar, Kafkasları Derbent geçidinden aÅŸarak Kıpçaklar üzerine yürüdüler. Ancak Kıpçak BaÅŸbuÄŸları, Rus knezleri ile iÅŸbirliÄŸi yapıp, MoÄŸolları Kalka Nehrine kadar sürdü. 1223’te yapılan Kalka Meydan Muharebesinde ise Rus knezleri ve Kıpçaklar müthiÅŸ bir bozguna uÄŸradılar. Birçok Rus köy ve ÅŸehri yakılıp yıkıldı. 1236’da Batu Han, batı seferine çıktı. Rusları yendikten sonra İdil ile Özi nehirleri arasındaki bozkırlarda yaÅŸayan Kıpçakları dağıttı (1239). Kıpçaklardan bir kısmı, Özi’nin batısına gidip kitleler hâlinde Macaristan’a girdiler. Bir kısmı ise, Orda İdil (Volga) sahasına yani Bulgar Türklerinin yurduna ulaÅŸtılar. Bulgar Türkleri, Kıpçaklarla kaynaşıp Kazan Türklerini meydana getirdiler. Batu Han, Macaristan’ı da itaatine aldıktan sonra, ordularını İdil’e kadar çekti ve AÅŸağı İdil boyunda, Altınordu Devleti'nin temelini attı (1242).
Yerli Kıpçak Türkleri, iÅŸgalci MoÄŸolları, kısa zamanda kültürlerinin etkisi altında erittiler. Devlet adeta bir Kıpçak devleti hâlini aldı. MoÄŸolların sadece adı kaldı. Türkçe konuÅŸup Türkçe yazmaya baÅŸladılar. Bilhassa Batu’nun oÄŸlu Berke Hanın Müslüman olması, MoÄŸollar arasında İslâmiyet'in hızla yayılmasına yol açtı. İslâmiyet, 922 yılında Bulgar Hanı Almas Hanın Müslüman olarak Abbasî halifelerine tâbi olmasından sonra, bölgedeki Türk boylarının ortak dini hâline geldi. Yüzyıllarca, Rusları, Sibirya soÄŸuÄŸuna mahkûm eden Kıpçak Türklerinin hakim olduÄŸu Altınordu Hanlığı, Timurlular'la giriÅŸtiÄŸi mücadele sonunda zayıf düÅŸtü.
Altınordu’nun hakim olduÄŸu bölgelerde, Kazan (1437-1552) ve Kırım (1430-1783) hanlıkları kuruldu. Bu hanlıkların nüfusu, Kıpçak Türklerinden meydana geliyordu. Kazan Hanlığı'ndaki taht kavgaları, Rusları iyice güçlendirdi. 1552’de Korkunç İvan, Kazan Hanlığını yıktı. 1783’te Kırım Hanlığı, Rusya hakimiyetine girdi. Osmanlılar'ın zayıf dönemlerini iyi kullanan Ruslar, iÅŸgal ettikleri bölgelerdeki cami ve medreseleri yakıp yıktılar. Birçok Müslüman, Osmanlı topraklarına göç etti. Geride kalanlar, Rusların korkunç zulümlerine maruz kaldılar. 1917 BolÅŸevik ihtilali ve sonrasında din tamamen yasaklandı. Fakat bölgede meskûn olan Müslüman ahali, benliÄŸini İslâmiyet sayesinde korudu. 1990’lara doÄŸru dinî inançların serbest bırakılması ile bölgede İslâmiyet, eski günlerine kavuÅŸma yolunda hızla ilerlemektedir.
Macaristan ve Romanya gibi ülkelere gidip yerleÅŸen Kıpçaklar, HıristiyanlaÅŸarak benliklerini kaybettiler. On ikinci yüzyıl ve sonrasında, Mısır’daki Eyyubî ve Memlûklu devletlerine satılan Kıpçak çocukları, zamanla devletin idaresini ele geçirdiler. 1250-1382 yıllarında, Mısır’ı Kıpçak asıllı Memlûk hükümdarları idare ettiler.
Kıpçak Türkleri, kendilerine mahsus bir lehçe ile konuÅŸurlardı. Macaristan ve Mısır’da Kıpçak lehçesinde kitaplar yazmışlardır. Kırım’da ticaretle uÄŸraÅŸan Kıpçak Türkleri ile irtibat kuran İtalyanlar, Codex Cumanicus adıyla ticareti ilgilendiren Kıpçakça bir lügat kitabı hazırladılar. Ayrıca, Alman misyonerleri, bu kitabı dinî yönden tamamlayan ilâhiler kısmını yazdılar.