





![]() | Bugün | 234 |
![]() | Dün | 335 |
![]() | Bu Hafta | 234 |
![]() | Gecen Hafta | 1975 |
![]() | Bu Ay | 1625 |
![]() | Gecen Ay | 4882 |
![]() | Toplam | 305665 |
| 14607 Toplam | |
| 0 Bugun | |
| 0 Bu Hafta | |
| 1 Bu Ay | |
| 7 Bu Yil |
Bilinen en önemli iki Göktürk Destanından birisidir. Bir bakıma, Miladi altıncı yüzyıldan sekizinci yüzyıl ortalarına kadar, Büyük Türkiye İmparatorluÄŸunun mühim bir halkasını teÅŸkil edip hanedanı elinden tutmuÅŸ olan Göktürklerin soy olarak kütüÄŸü ve var olma hikayesidir.
Ayrıca, Türk ırkının yeni bir dal halinde diriliÅŸi de diyebileceÄŸimiz Bozkurt Destanı, Bilge KaÄŸan' ın Orhun Abidelerindeki meÅŸhur hitabesinin ilk cümlesi olan: "Ben Tanrıya benzer, Tanrıdan olmuÅŸ Türk Bilge KaÄŸan, Tanrı irade ettiÄŸi için, kaÄŸanlık tahtına oturdum" cümlesi ile birlikte mütelea edilecek olursa soyun ve ırkın nasıl bir ÅŸekilde ilahileÅŸtirilmek istenildiÄŸini de anlatmaktadırlar.
Destan Çin kaynaklarında kayıtlıdır. Muhtelif rivayetler halinde ise de, ana hatları aynı fakat isimler üzerinde, anlatıştan doÄŸma veya Çinlilerce yazılırken isimlerin Çince telaffuzlarından meydana gelme deÄŸiÅŸikler dalayısiyle ayrı görünen belli üç söylenti ÅŸeklinde tesbit edilmiÅŸtir.
Birinci Rivayet:
Hun Ülkesinin kuzeyinde So adlı verilen bir ülke vardı. Burada, soy bakımından Hunlarla aynı soydan olan Göktürkler otururdu. Bir gün Göktürkler So Ülkesinden ayrıldılar. Bu sırada baÅŸlarında KaÄŸan Pu adlı bir yiÄŸit vardı. KaÄŸan Pu' nun on altı kardeÅŸi bulunuyordu. On altı kardeÅŸi bulunuyordu. On altı kardeÅŸten birinin annesi de bir kurttu.
Annesi Göktürklerce en mukaddes yaratıklardan biri olarak bilinen ve böyle kabul edilen bir kurt olduÄŸu için delikanlı, rüzgarlara ve yaÄŸmura söz geçirir ve bu iki kuvveti buyruÄŸu altında tutardı.
Bununla beraber, So Ülkesindeki yurdlarından ayrılan Göktürkler düÅŸmanlarının baskınına uÄŸradılar. Bu baskında düÅŸmanlar bütün Göktürkler' i yok ettikleri gibi on altı kardeÅŸten de sadece birisi kurtulabildi. Kurtulan delikanlı ise annesi kurt olan delikanlı idi.
Bu delikanlının da, birisi yaz tanrısının diÄŸeri de kış tanrısının kızı olan iki karısı vardı. Baskından sonra her ikisinden ikiÅŸer oÄŸlu oldu. Zamanla kalabalıklaşıp çoÄŸalan halk, çocuklardan en büyüÄŸünü kendilerine hakan seçtiler ki o zamanki adı Göktürk dilinde deÄŸildi; hakan seçilir seçilmez Göktürkçe olmayan bu adını bıraktı ve TÜRK adını taşıyan biri hakanlık tahtına geçince boy' un adı da AÅŸine oldu.
İkinci Rivayet:
Hunların bir boyu olan ve adına AÅŸine denilen Türk boyu Hazar Denizinin batı taraflarında yerleÅŸmiÅŸti. Türklerin ilk atası olarak biliniyordu. Rahat ve huzur içinde otururlarken bir gün ansızın düÅŸmanlarının baskınına uÄŸradılar. Baskının sonunda kimse saÄŸ kalmadı.
Her nasılsa küçücük bir çocuk bu baskından saÄŸ kalmış bir köÅŸeye sığınmıştı. DüÅŸmanlar onu saÄŸ kalmış bir köÅŸeye sığınmıştı. DüÅŸmanlar onu da gördüler. Fakat cılız ve küçük bir çocuk olduÄŸu için kimse ondan korkmadı ve ona aldırmadı. Hatta içlerinden acıyanlar bile çıktı. Ama düÅŸman yine de her ihtimali düÅŸünüp, çocuÄŸu öldürmektense kolunu bacağını kesip orada öylece bırakmağı uygun gördü ve düÅŸündükleri gibi yaptılar.
Kolunu bacağını kesip, yarı ölü hale getirdikleri çocuÄŸu alıp bataklıkta bir sazlığa attılar ve bırakıp gittiler.
O sırada nereden çıktığı bilinmeyen bir diÅŸi Bozkurt peyda oldu ve gelip çocuÄŸu emzirdi. Yaralarını yalayıp iyi etti ve o günden sonra da, avlanıp getirdiÄŸi yiyeceklerle çocuÄŸu besleyip büyüttü, gücünü kuvvetini arttırdı.
Zamanla Bozkurd' un beslediÄŸi çocuk gürbüzleÅŸti.
Günlerden sonra bir gün, baskın yapıp AÅŸine soyunu yok eden düÅŸman baÅŸbuÄŸu, kolunu bacağını keserek sazlığa attıkları çocuÄŸun yaÅŸadığını öÄŸrendi. Adamlar gönderip durumu öÄŸrenmek, saÄŸ kaldı ise öldürtmek istedi.
DüÅŸman baÅŸbuÄŸunun gönderdiÄŸi asker geldiÄŸinde, kolu bacağı kesik gencin yanında bir diÅŸi Bozkurt gördü. DiÅŸi Bozkurt tehlikeyi hissetmiÅŸ olduÄŸu için, diÅŸleriyle genci yakaladığı gibi denizin öte yanına geçirdi ve orada da durmayıp Altay DaÄŸlarına doÄŸru götürdü. Orada, her tarafı yüksek daÄŸlarla çevrili bir yaylada bir maÄŸaraya yerleÅŸtirdi ve onunla evlendi; gençten gebe kaldı, on oÄŸlan doÄŸurdu.
MaÄŸaranın bulunduÄŸu yayla yeÅŸillikti; serin gür suları, meyve aÄŸaçları, av hayvanları vardı, OÄŸlanlar orada büyüdüler, orada evlendiler. Her birinden bir boy türedi. Bunlardan birinin adı da AÅŸine boyu idi.
AÅŸine kardeÅŸlerinin içinde en akıllı, en gözü pek ve en yiÄŸit olanı idi. Bu yüzden Türk Hakanı o oldu. Soyunu unutmadı. Çadırının önüne her zaman, tepesinde bir kurd başı bulunan bir tuÄŸ dikti.
Aradan çok yıllar geçti. AÅŸine boyuna Asençe adlı bir baÅŸka yiÄŸit hakan oldu. Bunun zamanında ise AÅŸine boyu, bulundukları yerden çıkıp daha güzel yurdlara yerleÅŸtiler.
Üçüncü Rivayet
Bu rivayet daha ziyade bir not halindedir. Çin devlet adamlarından Çjan-Ken' in, Miladdan önce 119 yılında, Çine göre batı ülkelerinde yaptığı gezi sonunda gördüklerini ve duyduklarını yazıp tesbit ettiÄŸi ve o zamanki Çin İmparatoruna sunduÄŸu notları arasında kayıtlıdır. Notu, Abdülkadir İnan' ın, Türk Dili araÅŸtırmaları Yıllığı (1954) ndaki Türk Destanlarına Genel bir bakış adlı makalesinden aynen alıyoruz:
"Hun ülkesinde bulunÄŸum zaman duydum ki Usun Hanı, Gummo ünvanını taşıyor. Gunma' nun babası, Hunların batısındaki bir ülkeye sahipti. Gunmo' nun babası bir savaÅŸta Hunlar tarafından öldürüldü. yeni doÄŸmuÅŸ olan Gunmo' yu kırlara attılar. KuÅŸlar çocuÄŸu sineklerden koruyor; bir diÅŸi kurt sütüyle besliyordu. Hun Hakanı buna ÅŸaÅŸtı. Bu çocuÄŸu saydı. onu kendi terbiyesine aldı, büyüttü. Babasının ülkesini ona geri verdi."
KAYNAK: Türk Destanları-M.Necati SepetçioÄŸlu
Sayfa:117,118,119,120
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.