





![]() | Bugün | 51 |
![]() | Dün | 297 |
![]() | Bu Hafta | 699 |
![]() | Gecen Hafta | 1975 |
![]() | Bu Ay | 2090 |
![]() | Gecen Ay | 4882 |
![]() | Toplam | 306130 |
| 14607 Toplam | |
| 0 Bugun | |
| 0 Bu Hafta | |
| 1 Bu Ay | |
| 7 Bu Yil |
On üçüncü yüz yıl ortalarına doÄŸru teÅŸekkül etmeÄŸe baÅŸlamıştır. En eski OÄŸuz ve Uygur soyuna ait bir kısım destanımsı söylentilerin, daha sonra diÄŸer Türk Boyları arasında anlatılıp geniÅŸlemesi ve bunlara yapılan ilaveler, bilinen Cengiz Han Destanının esasını teÅŸkil etmektedir.
Daha doÄŸrusu Cengiz Han Destanı, aslı bu söylentiler olan ve sonradan Cengiz Han' ın ÅŸahsiyeti ve adı etrafında toplanıp geliÅŸtirilen yakıştırma bir destan görünüÅŸündedir.
Cengiz Han Destanını anlatan eserler, Cengizname adını taşır. Tıpkı OÄŸuz Han Destanını anlatan eserlere OÄŸuzname denildiÄŸi gibi. MoÄŸol, Türk ve İslami motifleri iÅŸleyiÅŸleri bakımından Cengiz Han Destanı üç ayrı rivayet halindedir.
Türk rivayetlerinin iÅŸlediÄŸi bütün motifler, daha önce de belirttiÄŸimiz gibi eski Türk Destanlarının motiflerine benzer. İslami rivayetiyle Cengiz Han Destanı, bir İslam mücahidin destanı gibidir. MoÄŸol rivayetinde ise Cengiz Han' ı bir MoÄŸol bahadırı olarak görürüz.
Cengiz Han, baba tarafından OÄŸuz Han' a dayanmaktadır; ana soyundan da Altın Han' a varmaktadır. Altın HaN Akdeniz' de, Malta' da hüküm sürmektedir. Çok güzel bir kızı vardır. Altın Han, dillere destan olan bu çok güzel kızını, güneÅŸ yüzü görmeyen, hiç bir yanından iç tarafına hiç bir ışık sızdırmayan bie saraya kapatıp gözlerden ırak tutmaktadır. Günlerden bir gün, bütün dikkatlere raÄŸmen gün ışığı Altın Han' ın güzel kızını bulur. Kızın, bu gün ışığından bir çocuÄŸu olacağını anlayan Altın Han utancını ve yüz karasını kimseye göstermemek için kızını, kırk cariye ile birlikte bir gemiye koyar denize salar.
Gemiye, denizde bir kahraman rastlar. Bu kahramanın adı Tumavi Mergendir. Altın Han' ın kızını görür görmez beÄŸenir, alır. Kızın bir oÄŸlu olur. Adını Dobun Bayan koyarlar.
Altın Han' ın kızının, tumavi Mergen' den de çocukları olur. Bunları da, Bilgidey ve Büdenedey diye çağırırlar.
Dobun Bayan büyür, evlenecek çaÄŸa gelir; evlendirirler. Alanguva adında bir güzel kız alırlar. Dobun Bayan' ın, Alanguva' dan üç oÄŸlu olur. Bundan sonra Dobun Bayan ölür.
Dobun Bayan' ın ölümünden bir müddet sonra, Onun bir nur halinde yeniden dünyaya döndüÄŸü anlaşılır. Bu nur halinde dönüÅŸten sonra, yine Alanguvan' ın kocası olmuÅŸtur ve Alanguva bir erkek çocuk daha doÄŸurmuÅŸtur. Bu çocuÄŸun adını Cengiz koyarlar.
Cengiz doÄŸunca, ruhu nur halinde dünyaya dönmüÅŸ olan dobun Bayan, kurt halinde dünyayı bir daha terkeder.
Fakat, en çok kardeÅŸleri, Cengiz' in hem nurdan doÄŸmuÅŸ olduÄŸuna hem de kendi kardeÅŸleri olduÄŸuna bir türlü inanmak istemezler. KardeÅŸlerine türlü eziyetler ederler. Fakat halk ötekilerden çok Cengiz' i sevmektedir.
Bir gün Cengiz kardeÅŸlerinden kurtulmak için kaçar, daÄŸda yaÅŸamaÄŸa baÅŸlar. Türk boyları, aralarında temsilciler seçerek cengiz' e gönderirler ve yaÅŸamakta olduÄŸu daÄŸda Cengiz' i bulup kendilerine Han seçerler.
Cengiz Han, bütün ömrünü yurduna ve milletine verir; çalışıp didinir, dünyanın en büyük ve en saÄŸlam devletlerinden birini kurar. Sonunda bu devleti çocukları arasında taksim ederek ölür.
Cengiz Han Destanının İslami rivayeti:
Bu rivayete göre Cengiz' in bir adı da Timuçin' dir. DoÄŸacağını çok önceden kahinler haber vermiÅŸlerdir. DoÄŸduÄŸu zaman da , babası, Tatar Hanlarından Timuçin' i maÄŸlup etmiÅŸtir. Bu yüzden doÄŸan oÄŸlunun adını Çimuçin (Timuçin) koyar.
Tıpkı Davut Peygamber gibi Timuçin de on yedi yaşına kadar çobanlık yapıp, daÄŸda bayırda sürüsünü otlatır. Babası ölünce de, halk, Timuçin' in kendilerine Han olmasını isterler. Zaten Timuçin' in Han olarak seçilmesini Tanrı da buyurmuÅŸtur.
Eyliyalardan Abız gelerek Timuçin' e Cengiz adını vermiÅŸ ve bütün dünyayı fethedip efendisi olacağını muÅŸtulamıştır. Bu sırada bir kuÅŸ ötmeÄŸe baÅŸlamış ve öterken: "Cengiz!.. Cengiz!.." diye haykırmıştır.
Bunun üzerine Hanlığı kabul eden Cengiz evliyanın dediklerini doÄŸrulamıştır.
KAYNAK: Türk Destanları-M.Necati SepetçioÄŸlu
Sayfa:149,150,151,152